Konu:Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:128
Tarih:30/06/2012


YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 3'üncü Yargı Paketini konuşuyoruz. Sayın Bakan sunuş konuşmasında dedi ki: "Daha çok insan hakları, daha çok kişi hürriyeti, davaların bir an önce sonuçlanması amacıyla bu yargı paketi geldi."

Değerli arkadaşlar, evet yargı önemli yani hangi hakkı tanırsanız tanıyın insanlara eğer bağımsız ve tarafsız bir yargı yoksa vatandaş, hakkı ihlal edilen kişi, yargıda hakkını alamayacaksa o ülkedeki insan haklarından bahsetmek sadece bir fantezi olur. Şimdi ilginçtir, belki de kaderin bir cilvesi, Hükûmet sıralarında Hükûmeti temsil eden Sayın Egemen Bağış'a, biliyorsunuz, bir üniversite öğrencisi protesto amaçlı bir yumurta attı diye iki gün önce hapis cezasına mahkûm oldu. Şimdi böyle karar veren bir yargıdan ne bekliyorsunuz? Siz hangi yasayı getirirseniz getirin, Hükûmet üyesini protesto eden bir üniversite öğrencisi bir yumurta attı diye hapis cezası alıyorsa, değerli arkadaşlar, bu ülkede ciddi anlamda yargıda sorun vardır, bunu bilin, bunu yani hakkaniyetinizle, vicdanınızla bir sorgulayın.

Değerli arkadaşlar, Müyesser Yıldız, gazeteci, bir buçuk sene tutuklu kaldı, tahliye edildi. "Niye tutuklandım, niye tahliye edildim; bilmiyorum." diyor. Hakikaten siz biliyor musunuz? Yani "terör örgütü mensubu, Hükûmeti devirmek için bir örgütün mensubu?" E ne oldu, serbest bıraktınız. Ne oldu, kıyamet mi koptu? Nedim Şener, Ahmet Şık keza aynı şekilde. Aynı suçtan Soner Yalçın hâlen tutuklu. Türkiye Cumhuriyeti'nin Genelkurmay Başkanlığını yapmış kişiyi "siz terör örgütü kurup yönetmek"ten dolayı hâlen içeride tutuyorsunuz. Yani Genelkurmay Başkanına "terör örgütünü kurmak, yönetmek" dediğiniz anda aslında siz Türk Silahlı Kuvvetlerini, onun emir komutası altındaki tüm Türk Silahlı Kuvvetlerini "terör örgütü" olarak nitelendiriyorsunuz. Bunu kim yapıyor? İşte özel yetkili mahkemeler.

Dolayısıyla bu yargı paketinin özü, özel yetkili mahkemelerin, çığırından çıkmış, adalet trenini raydan çıkaran bu özel yetkili mahkemelerin mutlaka lağvedilmesidir, kesinlikle, samimi söylüyorum yani bunu kaldırırken işte dolanarak, maslahata uygun davranarak Ankara'da bir terör mahkemesi kurup, bölge istinaf mahkemelerinde de diğer, şu andaki özel yetkili mahkemelerin baktığı davaları verirseniz, değerli arkadaşlar, samimiyetle söylüyorum, bakın bu sizi de tehdit eder, bu düzenleme yarın öbür gün sizi de tehdit eder, yapmayın. Gelin, bu özel yetkili mahkemeleri kaldıralım. Diğer mahkemeler, Türkiye'de ağır ceza mahkemeleri? Oradakiler de hâkim, aynı fakülteden mezun oldular, aynı eğitimden geçtiler. Onlar da, suçlularsa onu yargılar ama yetkisini kötüye kullanmaz. Çünkü şu anda özel yetkili mahkemeler aslında yargılama yapmıyor değerli arkadaşlar. Soruşturma aşamasında tamamen polisin, tamamen emniyetin getirdiği, bir kısmını da hukuka aykırı olarak elde ettiği, bir kısmını sahte olarak ürettiği delillere göre karar veriyor. Ben o sıralardan gelmiş bir cumhuriyet savcısı olarak söylüyorum.

Cumhuriyet savcısı? Bakın, iddianameler, polisin fezlekesi polisle birlikte iddianameye dönüştürüldü, kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle. Mahkemeler ne yazık ki o dosyaları okuyamıyor, mümkün değil, maddeten mümkün değil. Yani on binlerce sayfa dosyayı okuyacak, efendim yirmi dört saat içinde tutukluğun devamına ya da reddine karar verecek, mümkün değil. Dolayısıyla, özel yetkili mahkemelerin mutlaka kaldırılması ve Türkiye'nin normalleşmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, bugün cezaevleri resmen bir felaket içinde; biliyorsunuz 124 bin tutuklu, hükümlü var. İşte, iki hafta önce isyanlar vardı, şu anda sakinledi ama tekrar ne zaman patlar, bilemiyoruz. Dolayısıyla Türkiye'de tutuklama bir infaza dönüşmüş, cezaya dönüşmüş durumdadır. Tutuklamanın mutlaka, gerçekten gerekli olduğu hâllerde, çok özel durumlarda bu tedbire başvurması lazım. Bunun için de sadece -adli kontrol- 109'da yapacağınız değişiklikler bana göre yetmez, yani hâkimlerin uygulamasına bıraktığınız anda bu kötüye kullanılabilir. Özellikle bizim o maddede verdiğimiz bir önerge var tutuklu milletvekillerinin durumuyla ilgili olarak. Mutlaka tutuklu milletvekillerinin? Yaklaşık işte bir yılı geçti, 12 Haziranda seçilen milletvekillerimiz, 8 kişi -2'si bizim milletvekilimiz-  tutukludur. Bunların serbest bırakılmasının önünü açacak düzenlemenin yapılmasına destek vereceğinizi umuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özgündüz.