Konu:Türkiye'de anayasal sürece ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:34
Tarih:28/01/2016


Türkiye'de anayasal sürece ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de anayasal süreç hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türk siyasi tarihinin anayasal serüveni, Sened-i İttifak ve Tanzimat Fermanı'yla başlayıp 1876'da ilan edilen Kanunuesasi'yle resmiyete kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren ülkemizde 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarıyla anayasal anlamda çok büyük tecrübeler yaşanmıştır. Gelin, ülkemizin anayasal sürecine kısaca göz atalım.

1920 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin temel kuruluş felsefesini yansıtan 1921 Anayasası, Kurtuluş Savaşı'nda etkin mücadele etmek amacıyla yasama ve yürütmeyi tek elde toplamıştır. Tarihler 1924 yılını gösterdiğinde ise ülkenin şartları değişmiş ve Türkiye yeni bir Anayasa'yla tanışmıştır. 1961'e kadar yürürlükte kalan bu Anayasa'nın ilk ve en önemli vurgusu "Devletin yönetim şekli cumhuriyettir." ibaresidir. 1924 Anayasası, Meclis hâkimiyeti sistemini öngörmekle birlikte, 1945 yılına kadar devam eden tek parti sistemi, millet iradesinin üstünlüğü yerine tek parti hâkimiyetini esas almıştır.

27 Mayıs 1960 yılına gelindiğinde ise Türk demokrasisine ilk müdahale gerçekleşmiş, millî iradeye el konulmuş, Anayasa askıya alınmış ve askerler tarafından 1961 Anayasası hazırlanmıştır. Bu dönemden itibaren askerin siyasi ağırlığı gittikçe artmış, demokrasiye müdahale alışkanlık hâline gelmiş, millî iradeye müdahale, neredeyse her on yılda tekrarlanır olmuştur. Nitekim, 1971 yılında Hükûmete muhtıra verilmiş ve 1980'de ise Türk demokrasisi, yapılan askerî müdahaleyle bir kez daha ağır darbe almış ve Silahlı Kuvvetler yönetime el koymuştur.

Darbeciler tarafından hazırlanan 1982 Anayasası her türlü tartışma, sorgulama ve eleştirinin yasaklandığı, buna aykırı hareket edenlerin cezalandırıldığı bir ortamda halk oyuna sunulmuştur. Oylamada şeffaf zarf uygulamasıyla gizli oy ilkesi ihlal edilmiştir. Bütün bunlar, Anayasa'nın biçimsel meşruluğunun ağır bir şekilde zedelenmesine yol açmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insandan ziyade, devleti merkez alan, temel hak ve özgürlükleri önemli ölçüde kısıtlayan 1982 Anayasası toplumsal sorunları çözmek bir yana, sürekli sorun üreten bir işlev hâline gelmiştir. Sayısız değişiklikler sonucunda iç tutarlılığını kaybeden Anayasa'nın otoriter, devletçi ve vesayetçi yapısı, sözünde ve ruhunda varlığını devam ettirmektedir.

Ülkemizi modern anlamda daha iyi yönetilebilir bir yapıya kavuşturmak adına demokratik, sivil, özgürlükçü ve insanı temel alan yeni bir anayasayı hazırlamanın vakti gelmiş ve hatta geçmek üzeredir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Çağın gerisinde kalmış bir Anayasa'yla yola devam etmek imkansız hâle gelmiştir. Gelişmenin ve toplumsal dayanışmanın önünde hep bir engel olarak karşımıza çıkan bu Anayasa, hepimizin katkısıyla milletin anayasası hâline getirilmelidir.

AK PARTİ olarak, ileri demokrasiyi yansıtan, katılımcı ve demokratik yöntemlerle hazırlanan, toplumun bütün kesimlerinin benimseyeceği yeni bir anayasa yapmak konusunda milletimize verilmiş sözümüz bulunmaktadır. Dışlayıcı değil, ötekileştirici değil, kucaklayıcı; ayrıştırıcı değil, bütünleştirici; yasakçı değil, özgürleştirici yani temel hak ve özgürlükleri esas alan çoğulcu ve özgürlükçü bir anayasa özlemi milletimizin en önemli beklentisidir.

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde yaşanan tecrübeler, 1982 Anayasası'nın ortaya koyduğu bu sistemle 21'inci yüzyıl Türkiyesi'ni ihya ve inşa etmenin mümkün olmayacağını göstermektedir. Başarısız koalisyon dönemleri, erken seçimler, istikrarsızlıklar ve 28 Şubat postmodern askerî darbe ve 27 Nisan muhtırası bu sistemin açmazları sonucunu ortaya koymuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk anayasal gelişiminde son nokta olarak 1982 Anayasası'na baktığımızda dönemsel sorunları çözme yaklaşımlı değişimler, Anayasa'nın iç dengesini ve kavram birliğini tamamen bozmuştur. Örneğin, 1982 Anayasası'ndaki mevcut Hükûmet sisteminin literatürdeki adını belirleyebilmek neredeyse imkânsız gibidir. Parlamenter mi, yarı başkanlık mı belli değil, âdeta ne deve ne kuş misali.

İşte bu nedenle, biz baştan sona yeni ve özgürlükçü bir Anayasa yapılmasını ve bu Anayasa'yla ülkemize yeni ufuklar açılmasını istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERGÜN TAŞCI (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Taşcı, veremiyorum, lütfen.

ERGÜN TAŞCI (Devamla) - Yeni bir anayasanın hazırlanma sürecinde, iyi yönetilebilir bir Türkiye ideali adına ülkemize yeni ufuklar açacak her çalışmaya Meclisteki tüm siyasi partilerin katkılarını bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)