Konu:Ünlü Şair Ve Yazar Sezai Karakoç'un Doğum Yıl Dönümüne İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:31
Tarih:21/01/2016


Ünlü şair ve yazar Sezai Karakoç'un doğum yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SAMİ ÇAKIR (Kocaeli) - Değerli milletvekilleri, yaşayan üstatlarımızdan Sezai Karakoç'la ilgili duygularımı ifade etmek üzere gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bizim kültürümüzde ölülerimizin hayırla yâd edilmesi bir ön kabuldür ama yaşayan değerlerimizin ve üstatların sağlığında anılması, hatırlanması, hatırlatılması hem onların onore edilmesini hem de yaşam mücadelelerinin güzelliğini paylaşma adına farklı bir anlam taşıyacaktır.

Sezai Karakoç gibi bir şahsiyeti beş dakikaya sığdırmak elbette mümkün değildir fakat bu beş dakika ondan gelen ışığa bir pencere açmış olmayı başarır diye ümit ediyorum. Sezai Karakoç şair, yazar, düşünür ve siyasetçi. Yaşamının, döneminin olayları direniş kültürünü öne çıkarsa da o diriliş kültür ve ruhunu hep ön planda tutmuş, nevi şahsına münhasır kişiliğiyle öne çıkmıştır. Görseli, gösterişi ve ihtişamı sevmeyen; kalemiyle insanımız arasında kurduğu yakınlık ile ıssızlığından ve yalnızlığından kurtulabilen ender düşünürlerimizden biri. Hayatının tüm zamanlarında münzevi, mütevazı yaşamayı ve perde gerisinde kalmayı seçmesindeki tercihi birkaç kuşağı etkileyen, gelecek kuşakları etkilemeye devam edecek vakur ama kibirden uzak bir Anadolu insanı olmasından kaynaklanmaktadır. Ondaki sükûneti, şafakta kaybettiği güvercinleri ikindide bulma ihtimalinde yakalayabilirsiniz.

Sezai, son derece üretken bir kalem. Onda, her zaman tazelenen gül tomurcuklarını, her an büyümeye hazır çocukları ve sadre şifa ilaçları bulmak, yakalamak isteğimize bırakılmıştır. Kadim medeniyetinin yol haritasında bir çizgi sahibi olarak o, çocukluğunu doğduğu bölgede geçirdi. Ergani, Maden ve Dicle onun hamuru ve suyu oldu. İlkokulu Ergani, ortaokulu Maraş, liseyi Gaziantep'te okudu. Felsefeyi seviyordu. Babası ilahiyatçı olmasını arzuluyordu ama siyasal bilgileri okudu. Maliyede görev aldı. Müfettişlik ve gelirler kontrolörlüğü görevleri çerçevesinde gezdi, yer ve insan tanıdı. 1973'ten sonra resmî görev almadı. 2006 yılında Kültür Bakanlığı Özel Ödülü'ne layık görüldü. Ödülün parasal kısmını almadı, sanata harcanmasını istedi. O bir şair, mütefekkir, edebiyatçı olarak bu alanlarda özgün bir yere sahiptir. Şiiri metafizik özellikler arz eder ama bunu modern şiirin diliyle yapmıştır. Soyutu kullanarak somutu yakalamayı başarabilen bir şahsiyettir. Değişime "evet" diyen, özü muhafazayı esas alan anlayışını Masal şiirinde değişime uğrayan Doğu'yu anlatırken Yedinci Oğulun ağzından Batı'ya hitaben;

"Biliyorum

Sizin bir tek ama büyük bir gücünüz var:

Karşınızdakini değiştirmek

Ölsem de çıkmam buradan

Kemiklerim değişecek, toz ve toprak olacak belki

Fakat değişmeyecek ruhum" ifadelerinde net bir şekilde hissedebilirsiniz. Diriliş düşüncesi onda insanın insanla, eşyayla, zaman, mekân ve yaratıcıyla varoluş amacına uygun bir şekilde yeniden bir ilişki tesis etme demektir. Ondan çok sayıda anı rivayet edilebilir ama 1950'lerde yazdığı Mona Roza'nın 1960'larda daktilo, 1970'lerde teksir, 1980'lerde fotokopiyle çoğaltılarak elden ele dolaştığını hatırlatmak yeterli olacak.

"Şair" dedik, "şiir" dedik, "hikmet" dedik, "söz" dedik. Şairin zamana adanmış sözlerinden bir hikmet yumağı dizelerini sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır

Yoktan da vardan da öte bir var vardır

Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır

O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır

Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır

Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili"

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)