Konu:Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:30
Tarih:20/01/2016


Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 68 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 4'üncü maddesindeki önerge üzerine söz almış bulunuyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, 11 kanunu ilgilendiren 32 maddelik bir torba kanun karşımıza geldi. İncelediğimizde, gerçekten de bir yamalı bohçaya benzeyen, bir çözüm üretmeyen, geçici, palyatif çözümler önüne koyan, biraz da Hükûmetin seçim öncesi verdiği vaatleri yerine getirmeye çalışan, kalıcı olmayan, bir yerde çözüm üretmeyen sözüm ona bir yasa teklifi gelmiş. Bunun üzerinde eğer konuyu biraz açarsak özellikle Sosyal Güvenlik Kurumunun mevcut durumu, Sosyal Güvenlik Kurumunun veya bu kanunu, 11 kanunu ilgilendiren bu torba kanunun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, yine 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu yani kısaca çok önemli kanunları ilgilendiren bir torba kanun.

Şimdi, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olan bir arkadaşınız olarak daire başkanı arkadaşımı aradım, maaş ödeyen. Dedim ki: "Başkanım, kaç çeşit maaş ödüyorsunuz unvanlara göre, 250 mi, 300 mü?" Dedi ki: "Yok, çok daha fazla." Şimdi Sayın Bakan da burada. Acaba Sayın Bakan biliyor mu? Unvanlara göre -657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na- kaç çeşit maaş ödeniyor? Bakın, Anayasa'mızın "eşit işe eşit ücret" ilkesi ihlal ediliyor. Türkiye'de bir mühendis, bir harita mühendisi belki 20 tür maaş alıyor; Sosyal Güvenlik Kurumunda ayrı maaş alıyor, Karayollarında ayrı maaş alıyor, DSİ'de ayrı maaş alıyor.

Şimdi, kanunlar üzerinde o kadar oynuyoruz ki -657 sayılı Devlet Memurları Kanunu- işin içinden çıkılamaz hâle gelmiş. Aslında, 5 tane kalem üzerinden belirlenen çatı bir yapı var kanunda. Özellikle de unvanlarla ilgili maaş yapılanması üzerinde durmak istiyorum. Şimdi, böyle bir şey olabilir mi? AKP Hükûmeti daha önceki hükûmetlerde -62'nci Hükûmette, 61'inci Hükûmette- buna kalıcı bir çözüm bulacağını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu değiştireceğini söylemişti; tamamen bu şeyi değiştireceğini, eşit işe eşit ücret getireceğini, gelir adaletsizliğini gidereceğini söylemişti memurlar arasında, kamu çalışanları arasında.

Bakın, arkadaşlar, şimdi uzman askerlerle ilgili, uzman erbaşlar hakkında bir tasarı var burada, ek göstergelerinin 3000'e çıkarılması isteniyor. Bu ek gösterge ile 52 liralık bir değişiklik var, emekli maaşında da sanıyorum -yaptığımız hesap yanlış değilse- 18 lira; mühendis hesabı yaptım, belki de yanlış olabilir, çok büyük bir farklılık değil.

Bakın, şimdi, 3000 ek göstergeyi kimler alıyor mevcut, şu anda kamuda çalışanlardan? Din hizmetlerinde çalışanlara 3000 ek gösterge verilmiş 1'inci derecede, kamuda avukatlık yapanlara da verilmiş, öğretmenlere de verilmiş, mühendislerin 3600 ek göstergesi duruyor.

Arkadaşlar, çalışan memurların emeklilikte de sağlıklı, onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için emekli maaşlarına bu aldığı ek ödemelerin de yansıması gerekiyor. Bir kere, mühendislerin, mimarların 4800 ek göstergeye minimum ulaşması lazım. Şimdi, siz getirip bir teknisyene -saygı duyduğum bir meslek grubu hep birlikte çalıştığımız- mühendisten fazla para verirseniz kamuda bu işler işlemez hâle gelir. Açık öğretim mezunu bir arkadaşımızı getirip İnşaat, Emlak Daire Başkanlığına başkan yaparsanız bu sistem çöker. Sosyal Güvenlik Kurumunda örneği var, İnşaat, Emlak Daire Başkanı arkadaşımız açık öğretim mezunudur. Eğitimine saygı duyarım ama mühendis, mimarın üstüne oturtamazsınız. Bunu çözmek gerekiyor. Nasıl çözeceğiz? 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu kökten eşit işe eşit ücret temelinde çözeceğiz. Ülkenin temel sorunlarını... Burada halkımızın bize verdiği yetkiyi doğru kullanacağız. Bunu doğru kullanmazsak yamalı bohça şekline getirilen torba kanunlarla burada zamanımızı boşa harcarız.

Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)