Konu:Askerlik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:28
Tarih:14/01/2016


Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 19'uncu maddesiyle ilgili önergemiz üzerine söz almış bulunuyorum.

Şimdi, önce bu maddede ne yapıyoruz, şöyle bir değerlendirelim. Getirilen tasarıda ilgili maddede ifade edilen şey şu: "Yüzde 50'sinden az kamu ortaklığı olan şirketlerde..." Ki, bu şirketler, borsada işlem gören şirketler oluyor ve bunların aynı zamanda iştirakleri ve de bağlı ortaklıkları da bu maddeye girerek denetlenmesi üzerine yapılmış bir madde. Peki, nasıl denetlenecek diyor? Diyor ki: "Bağımsız denetim kurumlarından bir inceleme belgesi gelecek, bağımsız denetim kurumlarının gönderdiği bu raporlar Sayıştay tarafından değerlendirilecek, raporlanacak ve Meclise sunulacak." Şimdi, yani Sayıştayın denetimini başka bir tarafa delege etmiş oluyor, dolaylı olarak denetimini havale etmiş oluyor.

Peki, bakalım, buraya nereden geliyoruz? Anayasa'nın 160'ıncı maddesinde diyor ki: Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetleme görevi Sayıştaya verilmiştir. Sayıştay bu görevleri kendi dışında bir kurum ya da kuruluşa yaptırma yetkisine sahip değildir. Peki daha sonra ne olmuş? Bakalım. 3/12/2010 tarihli 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 4'üncü maddesine bir ilave gelmiş, şu fıkra eklenmiş. Şu anda bu fıkrayı okumuyorum ama şu anda yapacağımız tasarının benzeri, aynı şekilde Sayıştayın denetimini yani kamu payı yüzde 50'nin altında olan, borsada işlem gören şirketlerin ve bunların iştirakleri ve bağlı ortaklıklarının denetiminde Sayıştaya gönderilecek bağımsız denetim raporları esasına dayandırılarak yapılan bir maddeden bahsediyorum. Bu madde daha sonra 2014 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve bakın Anayasa Mahkemesinin iptal kararında ne diyor: "Bu durum, Sayıştayın, anılan kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin denetim yetkisini ortadan kaldırmakta, dolayısıyla yasama organının, yürütmenin bütçeyle ilgili işlemleri kanunlara uygun bir şekilde yürütüp yürütmediğini denetleme imkânını sınırlayarak demokratik devlet ilkesine zarar vermektedir. Açıklanan nedenlerle dava konusu ibareler Anayasa'nın 2'nci ve 160'ıncı maddelerine aykırıdır, iptali gerekir." Ve yine ilave ediyor, diyor ki: "Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetimi Sayıştay tarafından yapılır." Sayıştayın dolaylı yollardan değil, doğrudan denetim yapması konusunda anayasal gereklilik de bu iptal kararında vurgulanıyor.

Peki, daha sonra ne yapıyoruz? İşte bugüne geliyoruz ve Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bu kararın aynı şekilde benzerini yapıyoruz ve yine Anayasa Mahkemesinin kararıyla tekrar iptal edilecek bir duruma getiriyoruz. Yine, Anayasa'nın 160'ıncı maddesini karşı olan, ihlal eden bir hâle büründürmüş oluyoruz. Peki, bunu niçin yapıyoruz? Bunu gerçekten anlamış değiliz.

Şimdi, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı göz önüne alındığında, yapılan düzenlemenin gerekçesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı olarak gösterilmesinin sebebi tarafımızca gerçekten anlaşılamamıştır. Bu örtülü bir düzenleme olarak tarafımızdan düşünülmektedir. Buradaki korku ve telaşeyi de anlamış değiliz.

Sayıştayın denetimi asla kamu ortaklığının yüzde 50'den az olduğu ya da çok olduğu şirketler olarak fark ettirilemez, burada böyle bir ayrışma söz konusu olamaz çünkü 160'ıncı maddede çok net olarak ortaya konulmuştur. Peki, ne yapmamız gerekiyor? Yapılması gereken şey, şu anda 6085 sayılı Yasa'nın 4'üncü maddesine ilave edilen ve de Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği durumu da dikkate alarak yeniden bir düzenleme yapmak oluyor ama şu anda geçirdiğimiz düzenlemenin tekrar aykırı olduğunu huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Biz de bu nedenle 19'uncu maddenin tasarı metninden çıkarılmasını teklif ettik.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)