Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:27
Tarih:13/01/2016


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin Denizli'nin tekstil sektörünün Rusya Federasyonu uçağının sınırlarımızı ihlal ettiğinde düşürülmesi sonrasında ortaya çıkan sorunlarının tüm boyutlarıyla araştırılmasına yönelik önergesinin lehinde söz aldım. Bu vesileyle, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Aslında, önergenin lehinde söz aldım. İlimin, gayet masum... Kaldı ki önergeyi veren, altında imzası olan arkadaşların da Denizli'de iş âleminin birer üyesi olması nedeniyle böyle bir şeyi gündeme getirmeleri, bizim de bunun üzerinde bir konuşma fırsatı bulmamız, benim açımdan memnuniyet verici bir olaydı. Ancak, maalesef, biraz önce Denizli'nin görüşüldüğü bir ortamda meydana gelen olaylardan dolayı üzüntü duyduğumu gerçekten ifade etmek istiyorum. Denizli'nin sorunlarının bu yolla görüşülmesinin engellenmesini esefle karşılıyorum. Böyle, yapmamak için gayret sarf edildiği kanaatindeyim. Ben, muhalefet partisinin bir üyesiyim, gayrimillî değilim. Sülalem, dedem, amcalarım Kuvayımilliye'den geliyor. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, arkadaşlara böyle bir konuyu gündeme taşıdıkları için teşekkür ediyorum. Denizli'nin sorunu sadece bu değil. Tekstil sektöründe, Rusya'nın uçak krizine düşmeden önce bu problem zaten vardı, aşağı yukarı yüzde 40'lık bir etkileşim vardı. Neydi bu? Ben, fabrika ziyaretlerimde konuşurken koridorların koli koli dolduğunu gördüm. Ne yapmışlardı? Paralarını alamadıkları için siparişleri gönderememişlerdi. Hakikaten bir sıkıntı olduğunu görüyorduk. Denizli'de protesto edilen senet sayısı 8.559 -geçen yılı kastediyorum- protesto edilen senedin değeri de 76 milyar 576 milyon. Şimdi, icra dosyası sayısı 2014'te 62 bin, 2015'te 65 binin üzerine devredenlerle beraber 85 bin.

Ekonominin kötüye gittiği vaki. Orta vadeli programda ekonomiden, ihracattan sorumlu Denizlili bakanımız olmasına rağmen, ihracatın millî gelire katkısı negatifti ama o, AKP Hükûmeti değildi -geçen burada söyledim- o, anayasal zorunluluk nedeniyle kurulan bir hükûmetti. Dolayısıyla, onu AKP'ye değil, daha çok kime? O gün Bakan olan ile Başbakan olanın hükûmetine yansıtıyoruz. Burada AKP'yi fazla ilzam etmeye gerek duymuyorum. Gerçi onların daha önceki yaptıklarından hakikaten büyük sıkıntı var, onu da ifade etmek istiyorum.

Bakın, Yaşar Yakış Bey, bakan, AKP'nin bakanı, belki ihraç ediliyor ama "Rusya'yla yaşanan kriz ekonomiye ağır bir fatura çıkardığı gibi, Suriye'de manevra alanımızı daralttı -uçuşlarda falan sıkıntı var- Ankara'nın desteklediği muhalif grupları da zora soktu." diyor. Yani onu açıklıyor, konuşuyor her yerde; ihraç nedeni o mudur, değil midir, onu bilmiyorum.

Şimdi, buraya baktığımız zaman, Denizli'de gerçekten büyük sıkıntı var. "Ne sıkıntısı var?" derseniz, boşanma had safhaya varmış, hanımefendilere şiddet had safhaya varmış. Şimdi, bunların rakamlarına falan baktığımız zaman, gerçekten sıkıntılı bir hâl alıyor. Şimdi, 2013 yılında 3.200 boşanma varmış, bu 2014'te 3.700 adet olmuş. Şimdi, 2015 yılında 3.900, açılanlarla beraber, 3.400 ilave ederseniz 7.300. Şimdi, bu iyi bir durum mu, iyi bir ekonominin neticesi mi, işleyen bir mekanizmanın neticesi mi?

Şimdi, Denizli ilinde icra dosyaları diyoruz. Denizli'de icra dairesi sayısı 9'a da çıktı, açılan dosya sayısı 2014'te 62 bin, 2015'te 65 bin, devam edenlerle beraber 85 bin. Bu iyi bir sonuç mu arkadaşlar?

Denizli'de -biraz önce burada bahsedildi diğer milletvekili arkadaşlarımız tarafından- hakikaten iflas ertelemeye yönelik girişimlerin olduğunu biliyoruz. Benim bunu kendi ilim açısından ifade ederken keyif aldığımı söylemek mümkün olmaz. Bu bir rezalet, iktidar da yapsa muhalefet de yapsa. Bana AKP'liler diyorlardı ki 2009 krizinde: "Sen bunları söylüyorsun ama bankalar kredi vermiyor. Niye böyle söylüyorsun, niye Denizli'yi kötülüyorsun?" Ya, bu bankalar, Allah'ınızı severseniz, bilançolara bakmadan mı veriyorlar?

Şimdi de sıkıntılı bir durum var. Arkadaşlar getirdikleri önergede diyorlar ki: "Ödenmiyor, dönmüyor." Zaten işletme sermayesi yok, dar; olanın zaten problemi yok. İşletme sermayesi olmayan kriz olduğunda ne yapacak? Adam koşacak, bankaya gidecek. Banka "Kriz var, zaten alamayacağım parayı ben size niye vereyim?" diyor. Onların miktarları falan da var. Şimdi, bunları söylemek, dile getirmek kötü bir şey mi? Ama iş âleminde -samimi olarak ifade ediyorum- bir baskı var, kıpırdanamıyorlar. Bunu da söylemek istiyorum.

Şimdi, diğer taraftan, kadına şiddet vakaları: Sayın Bakanımız burada. 2.450 kadın, 2005 yılı başından sonuna kadar -aşağı yukarı- Denizli şehir merkezindeki aile mahkemelerine başvurarak eşinden şiddet gördüğü ve can güvenliği olmadığından bahisle koruma kararı verilmesi talebinde bulunmuş. Sayın Bakan, bu güzel bir şey mi? Değil. İnşallah önleyeceğiz hep beraber. Getirin önerileri, destekleyelim ama sıkıntı var. Bu, muhalefetin problemi ortaya çıkarmasından değil, AKP'nin on üç yıldır beceriksizliğinden, uyguladığı politikalarının neticesinden. Siz orada mesul değildiniz, tamam ama olan da vakıa yani. Şimdi, buradan devam ediyoruz. Bu, günde 7 kişiye tekabül ediyor Sayın Bakan. Bu sevinilecek bir durum değil. Denizli gibi, Türkiye'de ekonomisi iyi dediğimiz illerden biri. Bu gerçekten sıkıntılı.

Şimdi, "Denizli'de yatırım yok." diyor. Kim diyor "Yatırım yok." diye? Sanayi Odası Başkanı diyor Sayın Bakanım. Bundan sonra ilgileneceksiniz, yok öyle kaçmak. Şimdi, "Denizli'ye AKP geldiğinden beri çivi çakılmadı..." "Yeni" anlamında diyor, yeni yatırım. Ne varsa Denizli'de AKP gelmeden yapıldı. "Çivi çakılmadı." diyor. Adam orada oturuyor, ben söylemedim bunu. Siz de tanıyorsunuz, öyle değil mi, Sanayi Odası Başkanını?

NECİP KALKAN (İzmir) - Tanıyorum.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Her yerde de söylüyor, "Biz konut işine daha çok para yatırıyoruz." diyor. Denizlilide sermaye var; olan da götürüyor, imar rantı var...

Sizden ricam, lütfen ilgilenin, avanta ekonomisi çalışıyor. Filanca kenardakine imar rantı vermiyorsunuz, öbür taraftakine veriyorsunuz. Adam niye gelsin, yatırım yapsın Allah'ınızı severseniz? Çardak Organize Sanayi belli Sayın Bakanım, yıllardır yapılmıyor. Oraya bir reklamla gidip geliyor arkadaşlar, bir şeyler yapmaya çalışıyor.

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI SEMA RAMAZANOĞLU (Denizli) - Yaptık yaptık, Çardak Organize...

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Hayır, daha yeni canım, bomboş yani. Yalan mı söylüyor Sanayi Odası Başkanı?

Beraber yapacağız Sayın Bakanım, destekleyeceğiz biz sizi burada ama bir şey getirin. Getirmediler şimdiye kadar, açık söyleyeyim, sizin arkadaşlar. Teşvikte hep en kötü oldu. "Hayır" diyemezler. Sizin bunları... Belki konu sizin dışınızda olabilir ama Kabinedesiniz, "Muhalefette böyle diyorlar..."

Ben, Denizli'de Sayın Vali olmasa kamudan bilgi almakta zorluk çekiyorum. Direkt arıyoruz da zar zor alıyoruz ya, sağ olsun, veriyor. Eskiden böyle değildi. Şimdi Belediye başkanı oldu; size bağlı bir birimde, orada, şeyde, yetkili müdürdü. "Denizli'de kaç kişiye kömür vermişler? Verin." diyorduk, veriyordu, biz de konuşuyorduk burada. Emin olun, şimdi adam korkuyor, veremiyor ya! TOKİ'ye kaç tane yer tahsis ettiniz diye soruyorum. Verecek bana defterdar muavini de... Diyorum ki: "Ya, sen bana vereceksin de gene bir patronuna sor bunu." Soruyor, "Vallahi ben veremem, kusura bakma. Verirdim ama böyle bir şey oldu." diyor. Ben hatırlattım. Ben devlet memurunun başına bir şey gelmesini bilmem. Ya, biz bundan öğrensek ne olacak? Burada sıkıntı var, Denizli'de sıkıntı var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Avanta ekonomisinden, Allah rızası için diyorum ya, vazgeçin, bunu engelleyin. Bir imar değişikliğiyle dünya gidiyor. Olur mu ya! Günahtır. Ya, bunun hadi bu dünyasını bir tarafa koyuyorsunuz, ahirette? İnancınız var...

Engelleyecek miyiz, beraber olacak mıyız Sayın Bakanım? İmar rantını engellemek için yarından itibaren gündeme taşıyacağım. CHP'li arkadaşlar da burada.

Var mısınız? (CHP sıralarından "Varız!" sesleri)

Ben önergenin lehinde oy kullanacağım.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)