Konu:Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:26
Tarih:12/01/2016


Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nda şahsım adına konuşma yapmak istiyorum.

Şimdi, efendim, biz Komisyonda bütün maddeleri görüştük, tartıştık. Az önce de ifade edildiği gibi bu maddeler farklı komisyonlardan geçerek, farklı komisyonların görüşleri alınarak verilmesi gereken maddelerdi. Türkiye'de farklı kesimler için önemli olan bu konuların son derece sağlıklı bir çatıya kavuşturulması için tartışılarak sağlıklı biçimde gelmesi gerekiyordu. Biz buradaki görüşümüzü ifade ettik ancak çok hızlı biçimde ve sırasını da anlamadığım bir şekilde -neden atlayarak gittiyse- farklı bir sırayla konular gündeme geldi; biz de yaptığımız araştırmalarla bu konularda olması gerekenleri ifade etmeye çalıştık. Ama tekrar söylüyorum ki sağlıklı bir çalışma için öncelikle ilgili komisyonlarda görüşülüp ardından bürokratların görüşlerinin alınması lazımdı. Biz bazen ilgili konularda bürokratları da o salonda göremedik. Yoklama yapılıyordu, isim geçiyordu ama o kişiler aslında orada yoktu veya davet edildikten sonra geliyorlardı. Bu şekilde gelişen çalışmalarımızın ardından, bütün maddeler çok önemli ama ben öncelikle "iş ve aş" diyerek asgari ücret konusuna biraz değinmek istiyorum.

Sayın vekiller, öncelikle, 7 Haziran seçimlerinden önce partimiz tarafından bu konu zikredilmişti çünkü asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu görüyorduk ve bir şeyler yapılması gerektiğini ifade etmiştik. Bize iktidar partisi öncelikle "Bu yapılamaz." ya da "Kaynağı nereden bulacaksınız?" şeklinde ifadelerde bulundu. Ardından 1 Kasım geldi ve 1 Kasım seçimlerinde iktidar partisi bunu bir vaat olarak kullandı biraz farklı rakamlarla olsa da. Seçim bitti, tabii, vatandaş bunun karşılığını bekliyordu. Bu defa bakanlardan farklı konuşmalar geldi "Komisyonlarda görüşülecek." veya "Yapacağız." ya da "Bir miktar yapacağız." şeklinde. Daha sonra Sayın Bakan Şimşek'ten şöyle bir ifade geldi, dedi ki: "Şirketler, sizlerin kesesinden atıp tuttular, siz de hiç tınlamadınız. Şimdi, biz asgari ücreti verdiğimiz söz gereği 1.300 liraya çıkaracağız, yükü de sizlere yükleyeceğiz." Ama kısa bir süre içerisinde gelen tepkiler üzerine "Bir miktarını biz üstleneceğiz, işverene destek olacağız." şeklinde bir söylem geldi.

Aslında, zannediyorum, çalakalem verilmiş bir vaatti ve aslında o kervan yolda düzüle düzüle hatta Komisyonda görüştüğümüz akşam, gece on bir buçuğa kadar da o çalışma devam etti. Ve çalışma geldiği zaman, gece yarısı bir de görüldü ki zaten esnaf unutulmuştu ve esnaf odalarının itirazı vardı, bu da gündeme geldi. Yani demek istiyorum ki değerli vekiller, üzerinde çok kafa yormadan veya gelişigüzel ya da çok çabuk yapılmaya çalışılan birtakım kanunlar eksiklikleri beraberinde getiriyor ve tekrar tekrar gündeme gelip düzenleme ihtiyacı gösteriyor.

Şimdi, asgari ücret konusunda önce şunu ifade edeyim: Son derece fazla bir şekilde bugünlerde ifade ediliyor ki 1.300 liranın içerisinde asgari geçim indirimi var mı yok mu? Bu bir tartışma konusu oldu. Gerçekten 1.300 lira eline geçecek artı 123 lira asgari geçim indirimi olacak mı tartışması vardı. Bunu basından da izlediniz. Biz Komisyonda bile sorduğumuzda "dâhil değil, ayrıca" dediler. Bir kısmı da "dâhil" dedi. Bakın, böyle de bir karmaşa yaşandı. Ancak burada ifade edelim ki 1.300 liranın içine dâhildir o 123 lira. Zaten bu ücretler alındığında, eğer hariç olsaydı, 1.300 lira artı 123 lira olarak ayrıca alacaklardı ama bunun bu şekilde olmayacağı ortada. Peki, yeterli mi? Hayır, kesinlikle yeterli değil. Zaten asgari ücret artar artmaz enflasyon ve başta gıda enflasyonu olmak üzere asgari ücretlinin cebinden aldı ve götürdü.

Enerji fiyatları iki yılda yüzde 66 gerilerken, bir yılda yüzde 43 gerilirken elektriğe yüzde 6,4 zam geldi. Gıda fiyatları dünyada gerilerken bizde gıda fiyatları yüzde 12'nin üzerinde artış gösterdi. Zaten ücretliyi etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi gıda enflasyonuydu, ulaştırmaydı ve barınmaydı. Bu nedenle zaten bu artışın yeterli olmadığını da burada çok net ifade edebiliriz.

Yine dendi ki ya da deniyor ki: "Ücretlere zam geldiği için enflasyona da yansıması olacak ve oldu." Daha ücretleri yeni alıyorlar, ne zaman, arkadaşlar, etkisi oldu enflasyona? Bunun arkasına sığınmamak gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum.

Evet, şirketlere bir yük getirdi ama şirketlerin önce durumuna bakalım, rekabet edebilirlik seviyelerine bakalım. Şirketlerin artık toplam kaynakları içerisindeki borçların oranının arttığını biliyoruz. Şirketler borçla ciro yapıyorlar ve kârlılıklarının da azaldığını biliyoruz. Eğer bu yükler üzerinden alınmasaydı, bu durumda işten çıkarmalar, kayıt dışı istihdamlar artabilirdi. Biz, bunu, zaten, zamanında, 7 Hazirandan önce iki tarafa da bu yüklerin yansıtılmamasını ifade etmiştik. "Kaynak" demişlerdi, sayın vekiller, "Kaynak bütçenin olanaklarıdır." demiştik. "Eğer bütçenin olanaklarını, gelirlerini ileride artırabilecek bir adımı şimdiden atarsanız bu aslında doğru bir yatırımdır." diye de ifade etmiştik. Bu nedenle biz şu anda asgari ücretin asla yeterli olmadığını bir kez daha burada ifade ediyoruz, bizim projemizde olduğu gibi 1.500 lira olması gerektiğini bir kez daha aslında vurguluyoruz ve gıda enflasyonunun kontrol altına alınmadığı sürece asla asgari ücretin vatandaşın cebine kalmayacağını ve çok tartışılan o tasarruf oranındaki yetersizliğin artarak devam edeceğini ve çok ifade edilen o borçlanmanın artarak devam edeceğini de burada ifade etmekte fayda görüyorum.

Diğer taraftan, bölgesel farklılıklar olduğunu da biliyoruz asgari ücret arasında. Bu ücretlerin de dengelemesinin gündemimizde olduğunu biz 7 Haziranda da ifade etmiştik.

Bir başka noktaya değinmek istiyorum. Bu madde bize ilk geldiğinde, 1.300 liraya kadar iş gören çalıştıran işletmelerin 115 liralık desteğini ifade ediyordu işverene ama gecenin bir saatinde durum değişti çünkü örneğin, yılda 4 kez ikramiyeyi alan, çift maaş alan bir asgari ücretli bile bu kapsamın dışında kalıyordu ve daha sonra 2.550 liraya kadar iş gören çalıştıran -2015 itibarıyla söylüyorum tabii ki- işletmelerin 100 liralık desteğinin olacağı ifade edildi.

Yine ifade ediyorum ki bunlar şu anda sorunu kesin olarak çözen çalışmalar, maddeler değildir. Tekrar üzerinde düzeltme yapılması ve gelecekte iyileştirilmesi gerekecektir, hatta şu anda zaten yetersiz olduğunu kesinlikle vurgulayabilirim. Ekimden sonra ne olacağı belli değil; altı aylık, bir yıllık periyotlarda ne olacağı belli değil ve bu yükleri nereye kadar kimin kaldıracağı henüz büyük bir muamma olarak karşımıza çıkmakta.

Evet, ben sürem yettiği kadar bu konunun önemini vurgulamaya çalıştım. Bundan sonraki maddelerimizde de yine üzerinde duracağız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)