Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:26
Tarih:12/01/2016


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Buyurun Sayın Yarkadaş. (CHP sıralarından alkışlar)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

CHP'nin gazetecilerin sorunlarının araştırılması için verdiği grup önerisi hakkında söz almış bulunmaktayım.

Basın özgürlüğü halkın bilgi edinme ve gerçekleri öğrenme hakkıdır. Çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazı basın özgürlüğüdür. Ancak ne yazık ki bugünün Türkiyesi'nde basın özgürlüğünden söz edebilmek mümkün değildir. Basın, yüzde 49 oy aldığı için her şeyi yapabileceğine inanan bir iktidar tarafından dört kollu saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. Gazeteciler sarayın ve Hükûmetin baskısı yüzünden nefes dahi alamamaktadır. İktidar, kendisini eleştiren gazete ve televizyonlara el koymakta, gazetecileri hapse attırmaktadır. İş güvencesi olmayan, sendikasızlaştırılan gazeteciler ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Öyle ki, gazetecilerin içinde bulunduğu durumu anlatmak için şöyle kısaca bir tabloya bakmak gerekmektedir: Şu an 33 gazeteci yazdıkları ve söylediklerinden dolayı cezaevindedir. 7 bin gazeteci işsizdir. Bu, sektörün yüzde 30'unun işsiz olduğu anlamına gelir. Medya kuruluşlarında toplu sözleşme, sendika ve editoryal bağımsızlık yoktur. Medya, iktidarın baskısı yüzünden, sansür ve otosansüre teslim olmuştur. Türkiye'de bugüne dek 100 binden fazla siteye erişim engellenmiştir. Kuşkusuz, bu tablo daha da uzatılabilir. Ancak sanırım artık istatistik vermeye gerek yok. Zira, sansür ve otosansür hiçbir itiraza yer bırakmayacak şekilde gözlerimizin önünde cereyan ediyor, her şey gözlerimizin önünde olup bitiyor. AKP iktidarı ve medyası hiçbir farklı sese tahammül edemiyor ve susturmaya çalışıyor.

Bakın, çok değil, daha birkaç gün önce Diyarbakır'dan hepimizin vicdanlarına çağrı yapan bir ses yükseldi. Kanal D'de yayınlanan Beyaz Show'a bağlanan Ayşe öğretmen "Doğu ve güneydoğuda neler olup bitiyor, farkında mısınız? Anneler, çocuklar, bebekler öldürülüyor." demiştir. Tabii, bunlar AKP milletvekillerinin sorunu olmadığı için onlar öylesine bakıyorlar. Ayşe öğretmenin bu sözlerini kamuya ulaştıran Kanal D ve Beyaz günlerdir linç ediliyor. "Çocuklar ölmesin." diyen Ayşe öğretmen ile Beyaz, terör örgütü propagandası yaptıkları için soruşturmaya uğruyor.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Öğretmen müsveddesi, öğretmen müsveddesi!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - "Analar ağlamasın." diyen Yalçın Akdoğan ise barış havarisi oluyor. Sevsinler böyle demokrasiyi! (CHP sıralarından alkışlar)

İktidar ve yandaşları "Onların özrü yetmez, konuklar ve alkışlayanlar da özür dilesinler." diyor ve bunun için yandaş medyada kampanya açılıyor. Nedir bu telaş? Neyi saklamaya çalışıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Ayşe öğretmen hiç kimseyi suçlamadı. Siz neden üstünüze alındınız AKP iktidarı olarak ve Ayşe öğretmeni linç etmeye çalışıyorsunuz? Neredeyse tüm ülkenin kuyruğa girip sizden özür dilemesini bekliyorsunuz. Bakın, sizin bu yaptığınız benim aklıma ünlü düşünür Roland Barthes'ın sözünü getiriyor. Diyor ki ünlü düşünür: "Faşizm konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir." Bu tanım AKP'ye nasıl da uyuyor, nasıl uyuyor, değil mi? AKP ve yandaşları herkesin onlar gibi olmasını, ölenler karşısında üzülmesini değil, sevinç çığlıkları atmasını istiyor. Hayır, biz size benzemeyecek, bu ülkede ölen her yurttaşa üzülecek ve bu ölümlerin sona ermesi için mücadele edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) Aklımızı, vicdanımızı, duygularımızı sizin insafınıza terk etmeyeceğiz. Yaşayan ölüler olmayacak, Ayşe öğretmenin çığlığının bastırılmasına izin vermeyeceğiz.

FARUK ÇATUROĞLU (Zonguldak) - Hayırlı olsun!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Tabii ki... Sizin için de söylemiş Ayşe Hanım, sizin için de söylemiş, "Ölen çocuklara sevinen zavallılar var." demiş televizyonda. Sevinebilirsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Siz baskı, yasak ve sansürle ayakta durabileceğinizi sanıyor, bu yüzden Sultanahmet'teki saldırıya bile hemen yayın yasağı koyuyorsunuz. Çiftliğiniz hâline getirdiğiniz TRT'de ise cumhuriyetin değerlerine saldırıyorsunuz.

Şunu unutmayın ki bugünler de gelip geçecek. Yüzde 49 da alsanız bir gün bu koltukları ve iktidarı terk etmek zorunda kalacaksınız ve hiçbir zaman bu ülkede Ayşe öğretmenlerin hepimizin vicdanlarına seslenen çığlığını bastırmaya gücünüz yetmeyecek.

ABDULLAH BAŞCI (İstanbul) - Ayşe öğretmen diye biri yok!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Öldürülen çocuklar için eğer Ayşe öğretmen isyan ediyorsa bu hepimizin umutlarını diri tutmamız açısından önemlidir.

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Öyle bir öğretmen yok!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Türkiye'yi öyle bir karanlığa soktunuz ki, karanlığın en koyu olduğu anda yaşıyoruz ama unutmayın Vietnam'da devrimciler şunu söylemişti: "Karanlığın en koyu olduğu an şafağın en yakın olduğu andır." (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye, AKP'nin bu karanlığından kurtulmasını da bilecektir; bunu da hep birlikte yaşayacağız.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Lambayı yakmıştır, ortalık aydınlanmıştır siz merak etmeyin.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bakın, siz "Bu ülkede çocuklar ölmesin." diyen bir öğretmene dahi tahammül edemiyorsunuz ve o öğretmen hakkında "Terör örgütü propagandası yaptı." diye savcılara talimat verip soruşturma açtırıyorsunuz. İşte buradan Cumhuriyet Halk Partisi olarak yüzlerce kez söylüyoruz: Çocuklar ölmesin! Çocuklar ölmesin! (CHP sıralarından alkışlar) "Çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler. Ama siz varın, ölen çocuklar için sevinin, ölen anneler için sevinin ve döktüğünüz kana bakarak bundan memnun olun. AKP iktidarı bu kanda boğulacaktır, döktüğü kanda boğulacaktır. Bunca kan, bunca infaz, bunca baskıyla iktidarınızı ayakta tutamazsınız. Medyayı baskı altına aldınız, Aydın Doğan'ı tehdit ettiniz. Yandaş yapamadıklarınızın üzerine Maliyeyi saldınız. Yetmedi, Can Dündar ve Erdem Gül'e kumpas kurdunuz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Aydın Doğan işini doğru yapsın, doğru!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Kumpas kurdunuz, onları cezaevine attırdınız. Savaş suçlarınız konuşulsun istemiyorsunuz. Bütün dünya sizin savaş suçlarınızı izliyor. Ne yaparsanız yapın, savaş suçlarını örtemezsiniz.

İşte, Can Dündar ve Erdem Gül, gazeteciliğin onurunu ayakta tutuyor ve içeriden de tırnaklarıyla kaza, kaza, kaza gazetecilik yapıyor. Onlar sizin kamu bankalarından beslediğiniz gazetecilere benzemiyor. (CHP sıralarından alkışlar) "Tak" dediğinde "şak" diye yazan gazeteciler olmadığı için rahatsızlık duyuyorsunuz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Onu Ertuğrul Özkök yapıyor.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - 11 yurttaşımız öldürüldü bugün ve yurttaşlarımız bunu Alman kanallarından, İngiliz kanallarından ve dünyanın değişik yerlerindeki medyadan öğreniyor.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Onu kim servis ediyor?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Neden yayın yasağı koydurtuyorsunuz?

TRT'yi babanızın çiftliği hâline getirdiniz. Bu cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e, Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın liderlerinden olan İsmet İnönü'ye alçakça saldırılar yaptırıyorsunuz. Bunların hesabının sorulmayacağını mı düşünüyorsunuz? Bunları unutacağımızı mı sanıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Millet soruyor, millet soruyor. Hiç merak etme.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Sizin unutacağınız değerler olabilir. İktidardan gittiğinizde her şeyi unutmuş olabilirsiniz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Bizi millet götürür.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Ama unutmayın ki Cumhuriyet Halk Partisine oy veren milyonlar ve Mustafa Kemal Atatürk'e yürekten bağlı olan milyonlarca yurttaş sizin bu yaptıklarınızı unutmayacak.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Sahte Kemalist!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - TRT'yi babanızın çiftliği gibi kullanamayacaksınız. Bugünler de gelip geçecek. Bunların hepsinden emin olun. "Alo Fatih"lerle medyayı teslim alabilirsiniz ama halkın vicdanını teslim alamazsınız. Dünya her zaman bunu görmüştür. Diktatörler, diktatör bozuntuları, diktatörlüğe heveslenenler tarihin çöplüğündeki yerini almıştır, alacaktır. (CHP sıralarından alkışlar)

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Siz kendi tarihinize bakın.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Mustafa Kemaller, İnönüler ve onların Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndaki arkadaşları, TRT'den saldırsanız da...

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - En son ne zaman iktidar oldunuz, onu söylesene.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - ...hakaret etseniz de her zaman bu milletin yüreğinde, gönlünde ve kalbinde olacaktır. O yüzden, gelin, bu yanlıştan vazgeçin, kamu bankalarıyla desteklediğiniz yandaş medyayla milletin değerlerine saldırmayın. Bugünler de gelip geçecek. Dün burada oturanlar artık yok.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Milletin değerlerine siz saldırıyorsunuz, siz.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bu milletin kendisi benim kendisi, uzaydan gelmedim. Bu milletin kendisi biziz. Millet görmek istiyorsanız bakacaksınız, işte, Cumhuriyet Halk Partisi orada. (CHP sıralarından alkışlar)

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Milletin kendisi AK PARTİ.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Milletin temsilcileri olarak geldiler, onurlu yerlerini aldılar.

Cumhuriyet Halk Partisine oy veren milyonları ve seçimlere katılan tüm yurttaşlarımızı, millî iradeyi ortaya koyan tüm yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyor, bu karanlık günlerin geçeceğini de buradan bir kez daha ifade ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)