Konu:Kapanan Adliyelerle İlgili Gelen Şikâyetlere Ve Yapılan Eleştirilere İlişkin
Yasama Yılı:2
Birleşim:127
Tarih:29/06/2012


KAPANAN ADLİYELERLE İLGİLİ GELEN ŞİKÂYETLERE VE YAPILAN ELEŞTİRİLERE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kapanan adliyelerle ilgili olarak birçok milletvekilimizden, iktidar partisine mensup olsun, muhalefet partilerine mensup olsun, şikâyet geliyor. Önce Hükûmetin 144 civarında adliyeyi kapatması kararı kamuoyuna mal oldu, daha sonra tepkiler üzerine 44 civarında adliyenin kapatılmasından vazgeçildiği kamuoyuna açıklandı.

Şimdi, Sayın Bakana yönelik olarak arkadaşlarımızın yaptığı eleştirilere Sayın Bakan bir açıklama yapıyor. Arkadaşlarımız doğal olarak tepki gösteriyorlar çünkü devletin üç temel organı varsa; yasama, yürütme, yargı olarak bunları ifade edecek olursak ve devletin bu çerçevede il ve ilçelerdeki varlığını kontrol edecek olursak, bu varlığa bakacak olursak yargının da bütün ilçelerde olduğunu görürüz. Geçmişte dava sayılarının azlığı nedeniyle bazı adliyeler kapatılmıştı, şimdi benzer gerekçeyle yine bazı adliyelerin kapatıldığı ifade ediliyor. Ancak, mademki Hükûmet objektif bir ölçü koymuştur, 144 adliye neden 102'ye inmiştir, hangi ölçüler burada kullanılmıştır? Bu ölçülerin objektif olduğu konusunda hiçbir değerlendirme yoktur, hiçbir bilgimiz yoktur. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili olarak Hükûmetin burada objektif bir ölçü kullanmadığı kanaatindeyim. Etkilere göre, taleplere göre, baskılara göre Hükûmet burada farklı bir tavır almıştır. Şimdi, arkadaşlarımızın bunları görerek gösterdiği tepkiyi Sayın Bakanın bir başka tarafa çekip farklı değerlendirmesini ben doğru bulmuyorum.

Şimdi, arkadaşımız Sayın Engin Altay "kepaze" kelimesini kullandı, ben de Türk Dil Kurumu sözlüğünü açtım, baktım "kepaze" hangi anlama geliyor: "Değersiz, niteliksiz." Yani bu tutum, adliye konusunda Hükûmetin aldığı bu karar niteliksiz?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Akif Hamzaçebi, bu kelimeyi size yakıştıramadım. Ben gerçekten yakıştıramadım. Bak, bu kadar bürokrasi geçmişiniz var, bu kadar siyaset geçmişiniz var. Böyle bir kelimenin oradan, sözlükten karşılığını bulmanızı ben size yakıştıramadım? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ENGİN ALTAY (Sinop) - Yahu, Başbakan da benzer bir şey söyledi Bakanlar Kurulunda.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, sözümü tamamlayamadım.

BAŞKAN - Tabii, buyurun, açın.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Başbakan da Bakanlar Kurulunda benzer bir şey söylemedi mi Adalet Bakanına Sayın Bakan?

BAŞKAN - Sayın Altay, rica edeyim?

ALİ SARIBAŞ (Gaziantep) - Sözünü bitirmeden nasıl cevap veriyorsun? Arkasından ne söyleyecek bakalım.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Şimdi, ben şunu söylemek istiyorum. Sayın Bakan ben sözümü bitirmeden bir ifadede bulundu.

Ben şunu söylemek istiyorum: Arkadaşlarımızın kapanan adliyeler nedeniyle tepki göstermesini, iktidarın, sayın bakanların büyük bir olgunlukla karşılaması gerekir. Yani burada kullanılan üslubun kişisel olarak kendilerine yönelik bir üslup olmadığını, kapanan adliyeler nedeniyle halkın temsilcileri olarak bu tepkiyi ortaya koyduklarını ifade ediyorum. Kavrayıcı, kucaklayıcı olan, daima güç sahibi olan Hükûmettir. Hükûmetler, sayın bakanlar bu Genel Kurulun tansiyonunu daima ayarlarlar, kontrol ederler. Sayın bakanlar eğer kavrayıcı, kucaklayıcı olmazlarsa, kendilerine yöneltilen eleştirilere hemen böyle bir tepki gösterirlerse Genel Kuruldaki tartışmalar çok daha büyür.

Kastım şudur: "Kepaze" kelimesiyle sizin şahsınıza yönelik herhangi bir değerlendirmede Sayın Altay bulunmamıştır. Ben bunu söylemek istiyorum. Bu olaya bir tepki ifade edilmektedir.

Teşekkür ediyorum.

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - O kelime buraya yakışmıyor, bu salona yakışmıyor.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Hamzaçebi.