Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:24
Tarih:06/01/2016


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisinin kayıp çocuklarla ilgili önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Kayıp çocuklarla ilgili önerge üzerine konuşmadan, bir meslektaşımın başına getirilenlerden kısaca bahsetmek istiyorum.

İzmir'de Cumhuriyet gazetesi yazarı Hakan Dirik yaptığı bir haberden dolayı bugün polise çağrılmıştır, Emniyet Müdürlüğüne çağrılmıştır. Diyebilirsiniz ki: Bir gazeteci Emniyet müdürlüğüne ifadeye çağrılamaz mı? Yasalara göre tabii ki çağrılabilir ama bir gazeteci yaptığı haberden dolayı Cinayet Bürosuna çağrılıyorsa orada gazetecinin mesleğine yönelik büyük bir hakaret ve gazetecilere yönelik bir gözdağı söz konusudur. Bugün Cumhuriyet gazetesinden arkadaşımız Hakan Dirik Cinayet Bürosu masasına götürülmüş ve orada azılı katillerin fotoğraflarının bulunduğu şemanın, tablonun altında ifadesi alınmıştır. Daha önce de yine İzmir Emniyet Müdürlüğü bir gazeteci arkadaşımızı, bir hanımefendiyi yaptığı bir haberden dolayı Ahlak Masasına çağırmıştır. Ahlak masasına çağırmak, gazeteciyi yaptığı haberden dolayı oraya davet etmek ahlaksızlığın ta kendisidir. (CHP sıralarından alkışlar)

Az önce AKP'li hatip arkadaşımız AKP iktidarının kayıp çocuklarla ilgili bir komisyon kurduğunu ve bu konuya hassasiyetle eğildiğini söyledi. O Komisyonda görev alan bir milletvekili -uzun bir konuşma, hepsini okumayacağım- "Yüzlerce insan çocuğunu karakolda arıyor. Hastanelerde, anmak istemediğim sebeplerden dolayı, kız çocukları eziyet çekiyor. Ey bakanlar, rapordaki önerilerimizin kaçını dikkate aldınız?" diyor Hürriyet gazetesine verdiği demeçte. Ardından da devam ediyor "Bürokratik engeller devam ediyor. Meclis arkasından gitti mi? Komisyonun sonuçları ne kadar hayata geçmiş, bu Meclis Araştırma Komisyonu sonuçlarının ne kadarını hayata geçirmiş?" diyor.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Kim demiş olabilir?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Sizce kim demiş olabilir bunu?

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Halide İncekara.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Halide İncekara.

O hâlde, AKP'nin o dönemde Komisyonda yer alan milletvekili bile bu Komisyonun herhangi bir sonuca ulaşmadığını söylüyorsa, sanırım, benim ifademden daha çok Halide İncekara'nın söylediklerini dikkate alırsınız. Bizzat Halide İncekara AKP iktidarının, elindeki çoğunluğa rağmen, kayıp çocuklarla ilgili herhangi bir adım atmadığını itiraf ediyor. İşte burada, Meclis tutanağında konuşması, Meclis tutanağı burada. Ben söylemiyorum, Halide İncekara söylüyor.

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Yıl, sene kaç?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Tabii, AKP'liler artık deneyimli. Geçen Garo Paylan'ın okuduğu sözlerin Kandil'den geldiğini düşünmüşlerdi ya, o yüzden "Acaba, ya, bu da bizim bir arkadaşımız olabilir mi?" diye daha temkinli duruyorlar.

Kendi arkadaşınız iktidarınızın hiçbir şey yapmadığını söylüyor.

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Açıklama yaptığı tarihi biliyor musunuz?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Efendim, açıklama yaptığı tarih bugün de olabilir, dün de olabilir; bu, sonucu değiştirmez. Sizin arkadaşınız sizin kurmayı önerdiğiniz Komisyonun hiç çalışmadığını, kayıp çocuklarla ilgili herhangi bir adım atmadığını bizzat söylüyor. Üstelik, siz kayıp çocukları 800 kişiyle sınırlandırmaya çalışırken arkadaşınız "Yüzlerce çocuk karakollarda aranıyor." diyor.

Şimdi, bu yüzlerce çocuk meselesine şöyle bir bakalım. Kayıp çocuk sayısı kaç? AKP iktidarı, Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının raporlarını yayınlatmıyor. Bakın, burası çok önemli; bu daire başkanlığı her yıl kayıp çocukların sayısını 2013 yılına kadar açıklardı. 2012 yılından sonra bu dairenin raporları ne yazık ki buharlaştı çünkü şu anda Türkiye'de kaybolan çocuk sayısının 7 binin üzerinde olduğu gerçeği ortaya çıkınca AKP bu dairenin raporlarının yayınlanmasını engelledi. Eğer AKP iktidarı burada sadece kayıp çocukların sayısını 800'le sınırlamaya çalışıyorsa Kaçakçılık İstihbarat ve Bilgi Toplama Harekat Dairesi Başkanlığı neden her yıl yayınladığı raporları artık yayınlamıyor?

Kaybolan çocuk sorunu sadece 7 binle sınırlanmıyor, IŞİD gibi terör örgütlerinin bünyesine kattığı çocuklardan da haber alınamıyor. Onlarca aile her gün milletvekillerimizi arayarak "Çocuğumu IŞİD kaçırdı, IŞİD götürdü. Emniyeti arıyoruz ama Emniyet müdürlüğü hiçbir şey yapamayacağını söylüyor." diyor. Bu da AKP iktidarının kaybolan çocuklarla ilgili hassasiyetinin ne denli boş olduğunu gösteriyor.

Sadece kayıp çocuklardan bahsetmeyelim, bir de yaşarken kaybedilen çocuklarımız var; AKP zihniyetinin, yaşarken öldürdüğü çocuklar var. Bakın, az önce medyaya yansıyan bir haber, saat 13.35'te bir ajans geçmiş bunu; "Çocuğa zincirleme istismar" diye.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Bunun AK PARTİ'yle ne ilgisi var ya, ne alakası var?

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Anlatacağım ne ilgisi olduğunu, anlatacağım.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Adli bir olay.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Ben de onu anlatacağım işte.

Antalya'da 15 yaşında bir çocuk bir kişi tarafından alıkonuluyor; bir bodruma götürülüyor ve tacize uğruyor. Bir görgü tanığı kadın durumu polise bildiriyor. Şahıs gözaltına alınıyor ve soruşturma sonucunda, savcı herhangi bir soruşturmaya gerek görmediğini söylüyor ve dosyayı kapatıyor. Arkadaşlar, savcının bodrum katına götürülüp alıkonulan çocukla ilgili herhangi bir soruşturma açmamasının sonucunda bu çocuk bu sabah intihar etti.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Savcının kararına itiraz et kardeşim ya. AK PARTİ'yle ne ilgisi var bunun? Allah allah!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bir saniye, bir saniye. Niye siz üstünüze alınıyorsunuz?

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - "AK PARTİ iktidarında" dediniz ama.

BAŞKAN - Arkadaşlar müdahale etmeyelim.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bakın, burada Antalya'daki o Cumhuriyet savcısına sesleniyorum...

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - "AK PARTİ iktidarında" dediniz.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Antalya'daki Cumhuriyet savcısı, bu çocukla ilgili, çocuğun tacize uğramasıyla ilgili ve alıkonulmasıyla ilgili hürriyeti tahdit suçlamasından dolayı soruşturma açmalıydı. Ancak, Adli Tıp kepazeliği, kepaze hâline getirdiğiniz Adli Tıp "Bu çocuğun ruh sağlığı bozulmamıştır." diye rapor veriyor ve savcı da bu raporun üzerine soruşturma açmaya gerek görmüyor.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - İtiraz et ona, itiraz.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Hüseyin Üzmez geleneği Antalya'da da devam ediyor. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) 15 yaşındaki çocuk tacize uğradığı hâlde, alıkonulduğu hâlde Adli Tıp kepazeliği "Çocuğun ruh sağlığı bozulmamıştır." raporu veriyor, savcı da bunun üzerine soruşturma açmıyor.

Buradan Adalet Bakanına sesleniyorum: Derhâl yazılı bir emirle bu soruşturmayı açtırın, bu çocuğa sahip çıkın. Bu çocuk hepimizin çocuğudur. Hüseyin Üzmezleri, Hüseyin Üzmez anlayışını koruyacaksınız diye bu ülkenin çocuklarına kıymayın. Antalya'da 15 yaşında bu sabah intihar eden ve az önce...

ZEKERİYA BİRKAN (Bursa) - Hüseyin Üzmez'le ilgili yasayı çıkaran da AK PARTİ.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - ...ajansa düşen bu haber, Adli Tıp kepazeliğinin, Adli Tıbbın yandaşlaştırılmasının sonucudur. Eğer o Adli Tıpta namuslu bir bürokrat olsaydı bodrum katına götürülen 15 yaşındaki bir çocuğunun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor verirdi.

Ayrıca, bilmeyebilirsiniz, doğaldır...

ZEKERİYA BİRKAN (Bursa) - Siz bilmiyorsunuz, Hüseyin Üzmez'le ilgili yasayı çıkaran da AK PARTİ.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - ...hukukla herhangi bir ilginiz olmadığı için, söyleyeyim: Bir çocuk eğer zorla bir bodruma kapatılıyorsa bu hürriyeti tahdit suçudur ve soruşturma açılmasını gerektirir.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Onu savcıya söyle sen.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Hukuku o kadar ayaklar altına aldınız ki, hukukun temel nosyonlarından dahi habersizsiniz. Hukuk sizin için bir şey ifade etmeyebilir ama bizim için ediyor. Bu çocuğun da hakkını Antalya milletvekili arkadaşlarımızla birlikte sonuna kadar savunacağız ve Adalet Bakanının bu konuda yazılı soruşturma emri vermesi için kamuoyuna da baskı yapacağız.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Savcının kararına itiraz edin.

ZEKERİYA BİRKAN (Bursa) - Kamuoyu baskısıyla dava açılmaz.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Her konuyu suistimal ediyorsunuz.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Burada söyleyelim -son sözlerim- çocuk ölümleri en çok AKP iktidarı döneminde yaşandı. Daha dün "Terörle mücadele ediyorum." bahanesi adı altında 52 çocuk öldürüldü doğu ve güneydoğuda.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Eliniz cebinizde. Bir kahve içer misiniz?

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Yani terörle mücadeleyi de bahane ediyorsun ya, hayret ediyorum.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Suriyeli çocuklar sizin politikalarınız yüzünden bu ülkede dilenci hâline getirildi. Bütün bunlardan sorumlusunuz, bu ölen çocukla ilgili soruşturma açılmamasından da sorumlusunuz. Bu utanç da sizindir. Bunu söyleyip sözlerimi bitiriyorum. (CHP sıralarından alkışlar)