Konu:Sözde özerklik ve öz yönetim iddialarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:22
Tarih:30/12/2015


Sözde özerklik ve öz yönetim iddialarına ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı ilçelerde PKK terör örgütü ve türevi olan unsurların başladığı hendek terörü devam ediyor.

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde yollara hendek kazamazsınız, kazarsanız gereği yapılır. Kimileri bunu eylem olarak göstermek istese de yerkürenin her yerinde bunun adı terördür. Her devlet, vatandaşının seyahat etme, sağlığa ve eğitime erişme hakkını korumakla yani asayişi temin etmekle yükümlüdür. Bu nedenle, sokağa çıkma yasağı bir sebep değil, sonuçtur. Sokağa çıkma yasağı terörün, hendeklerin, yakılan kamu binalarının, yıkılan okulların, camilerin ve insanlarımızın öldürülmesinin bir sonucudur.

Değerli milletvekilleri, 7 Haziran seçimlerinden sonra başlayan terör saldırıları dikkatlice incelenirse PKK terör örgütü ve uzantılarının bildik yöntemlerin aksine yeni bir taktik uyguladıkları görülür. Bu ise sivil vatandaşlar ile kolluğu karşı karşıya getirme girişimidir. Sokakları, açtıkları hendeklerle, döşedikleri patlayıcılarla ve ellerindeki silahlarla yaşanmaz kılanları doğru tanımlamakta fayda var. Kimileri bunları "öfkeli gençler" olarak tanımlıyor, kimileri "hendek kazan arkadaşlar" diyor, kimileri "kendini savunan çocuklar" diyor, kimileri "Ellerinde ağır silah yok." diyor. Kim ne derse desin bunlar PKK terör örgütü ve türevi olan örgütlerin silahlı unsurlarıdır. "Öfkeli gençler", "hendek kazan arkadaşlar", "kendilerini savunan çocuklar" gibi tanımlamalar terörü ve teröristi masum gösterme girişimleridir.

Hendek teröristleriyle ilgili konuşulan temel konulardan biri de ellerinde ağır silahların olmadığı iddiasıdır. Bombaları, silahları bırakın bir kenara, hendeğin kendisi tek başına bir terör olayıdır. Hendek kazmış, tuzaklamış, içine su doldurmuş, elektrik vermiş; arkasından roketatar ve Kalaşnikoflarla güvenlik güçlerine ateş açıyorsunuz ama "Ellerinde ağır silah yok." diyoruz.

"Ağır silah" ne? Roketatar, Kalaşnikof... Bunların hangisi ağır silah değil? Dünyanın neresinde bunları ağır silah olarak değerlendirmeyen yönetimler var.

Hafta sonu bir öz yönetim ilanı gündeme geldi. Öz yönetimi ya da yerinden yönetimi siyasal bir proje olarak ele almak, tartışmak ayrı, ilan etmek üzerinden konuyu gündeme getirmek ayrı bir konudur. Hatırlarsanız, ilan etme eylemi bir buçuk iki ay öncesinden başlanmış bir süreçti. Şu an yapılan ise bir değerlendirmedir. Eğer amaç çözüm olsaydı, terör saldırıları üzerinden değil, çatışmaların olmadığı bir atmosferde bu konu gündeme getirilir ve tartışılırdı. Yönetim süreçlerine ilişkin değişiklik taleplerinin gündeme geleceği yer Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Konu Büyük Millet Meclisinde gündeme gelir, tartışılır ve bir karara bağlanır ama bunun dışında bir yöntemle terör üzerinden konu gündeme getirildiğinde bizim ona söyleyebileceğimiz çok söz vardır.

On beş yirmi yıldır doğu ve güneydoğuda bazı belediyeler HDP tarafından yönetiliyor. Diyarbakır'da türkülere konu olmuş olan "Kırklar Dağı'nın düzü"ne gökdelen diken bir anlayış, öz yönetim ilan ettikten sonra farklı ne yapacak? Ziyaret de çarpacak...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - AKP'den imar planı eleştirisi! Diyarbakır'a bir gökdelen yapılmış onu eleştiriyor adam; İstanbul'un canına okudunuz be imar planı değişikliğiyle.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Diyarbakır'da gökdelen yapılmış, onu eleştirmiyorum, sit alanına yapılmış bir alandan bahsediyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İstanbul'un canına okudunuz, onu söylüyoruz, onu. İstanbul'un canına okudunuz.

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Hepsi CHP'li belediyelerde... Nasıl geçti bir bakalım, araştıralım, bakalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Doğru, hepsi CHP döneminde, evet, bravo!

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Doğru söylüyorsunuz, doğru söylüyorsunuz!

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Ben sit alanına yapılmış bir şeyden bahsediyorum. Yasak olmuş bir şeyi söylüyorum size.

BURCU ÇELİK ÖZKAN (Muş) - Türkiye'nin en büyük kaçak binası İstanbul'dadır şu anda, Ankara'da ve İstanbul'da. Topbaş'a sorun, Topbaş'a.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Meclisin yeni binası yasak yerde yapıldı, Meclisin yeni binası.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Helikopterle biz gezmiyoruz kupon arazilerin üzerinde.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, mezhepçi ve gerici sol akılla yönetilen PKK'nın hendek, barikat, bomba, tuzak taktikleri direniş değil, terördür. Peki, "Biz de direnişte ısrar ederiz." diyenler tam olarak neyi kastediyor? Dönüp sormak lazım: Siz mi kararlaştırdınız, siz mi yürütüyorsunuz bu direnişi veya kendinizi onlarla özdeş mi görüyorsunuz?

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz Adalet Bakanlığında görevliydiniz o dönem, o hendekler açılırken.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Beyefendi, buyurun, gelin konuşun.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Adalet Bakanlığında görevliydiniz siz o dönem, o hendekler açılırken.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Buyurun, gelin konuşun.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

Sayın Tanal, kürsüdeki hatibe müdahale etmeyelim lütfen.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Adalet Bakanlığında görevliydi beyefendi o dönem.

BAŞKAN - Sayın Tanal...

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Tamam, ben...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Anladım, işte, o dönem Adalet Bakanlığında görevliydiniz, niye görevinizi yapmadan geldiniz?

BAŞKAN - Sayın hatip konuşmasını sürdürsün, lütfen müdahale etmeyelim.

Buyurun Sayın Boynukara, siz Genel Kurula hitap edin.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Niye görevinizi yapmadınız? Siz iktidarda değil miydiniz? Siz iktidardaydınız. Siz Bakanlıkta görevli değil miydiniz?

BAŞKAN - Sayın Boynukara, siz devam edin, Genel Kurula hitap edin.

Buyurun Sayın Boynukara.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Beyefendi, ben yeni bir milletvekiliyim, sataşmadan anlamam.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Anladım, Bakanlıkta görevli değil miydiniz, Adalet Bakanlığında?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Ben yeni bir milletvekiliyim, sataşmadan anlamam.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Nasıl?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Varsa söyleyeceğiniz bir şey direkt gelir burada konuşursunuz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Adalet Bakanlığında görevli değil miydiniz?

BAŞKAN - Sayın Tanal... Sayın Tanal, lütfen...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Savcıları arıyordunuz, IŞİD'e silah gönderilirken MİT personeline talimat veriyordunuz, savcıları tutukluyordunuz. Onu görüyorsunuz da...

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen ama, olmuyor. Böyle bir usul yok Sayın Tanal. Lütfen Sayın Tanal...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ama üstadım, doğrusu bu.

BAŞKAN - Sayın Boynukara, siz cümlenizi tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir dakika ilave edin, bir dakika daha.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Bir dakika ilave değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayır, hayır, süre bitti, tamamlasın diye verelim diyoruz.

BAŞKAN - Sayın Boynukara, Genel Kurula hitap edin ve cümlenizi tamamlayın lütfen.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Bu bir yöntem değil, bu doğru bir şey değil.

BAŞKAN - Sayın Boynukara, Genel Kurula hitap edin.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz sorumluluktan kaçıyorsunuz değerli hatip.

BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen... Lütfen Sayın Tanal...

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Ben sorumluluktan, görevden kaçmıyorum, tamam mı? Görevlerimin ne olduğunu gayet iyi biliyorum, sizin bilmediğiniz kadar iyi biliyorum ben, tamam mı?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ama bu bir sataşma. Bu bir sataşmadır, bak, yanlış yaptın.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Bilmediğiniz kadar iyi biliyorum ben, görevimi ve sorumluluğumu iyi biliyorum. Tekrarlayayım isterseniz?

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - İyi olur, iyi olur.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Birileri çıkıp "Halk kendi kendini yönetecek." diyor ama halka ne istediğini sormuyorlar. Güya, kurtarılmış mahallelere el koyarak, sokak başlarını zaptederek halk adına halka tahakküm ediyorlar. Özgür yaşamı savunduklarını söylüyorlar ama halkın özgür seçimlerini tanımıyorlar. Bölge üzerinde silahlı hâkimiyete aykırı seslerin ezildiği katı ve acımasız bir örgüt diktası kurmaya çalışıyorlar. "Devrimci halk savaşı veriyoruz." diyorlar, bir terörist kalkışmayı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Halkına katılmıyorlar. Ne yaptılarsa olmuyor, vatandaş peşlerinden gitmiyor. Gerçek şu ki dilleri ne söylerse söylesin niyetleri ve uygulamaları tam tersi.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Mahmut Tanal hariç! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)