Konu:Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:20
Tarih:25/12/2015


Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasama kalitesi çok önemlidir ve yasama kalitesini ağırlıklı olarak da çoğunluğu olan partiler belirler.

Şimdi, demin, milletvekillerinin şikâyetlerine bakıyorum. Bu İç Tüzük, Anayasa iktidar hakkı vermiş ama aynı zamanda muhalefet hakkı da vermiş. Bütün gücü kullanmalarına rağmen iktidar partisi, muhalefet partisinin hakkını kullanması konusunda, sayın bakanların, sayın komisyon başkanlarının ve çoğunluk grubunun bir isteksizliği var. Sözlü soru bir haktır, cevap bir yükümlülüktür. Cevap alamıyoruz. Sorduğumuz sorulara, bir de böyle şey, hafif, ciddiye almayan cevaplar veriliyor.

Şimdi burada benim önümde iki yol var: Ya deminki konuşmama devam edeceğim ya da daha sert konuşacağım ama ben deminki konuşma üslubumda; bu kanunun ilgilendirdiği, gelirlerin toplandığı, harcama mevzuatının en önemli kısmı olan kamu ihaleleriyle alakalı, memleketimize yararı olacağını düşündüğüm, iktidar partisini uyarmayı düşündüğüm başlıklarına devam etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, demin söyledim, bu kamu ihale mevzuatında 2 tane ihale usulü var: Açık ihale usulü, pazarlık ihale usulü diye. Pazarlık ihale usulü son derece istisnai olmasına rağmen, deprem, yangın, olağanüstü hâller denilmesine rağmen yüzde 30'u geçti arkadaşlar istisnai ihale usulleri. Yani, yüzde 70 açık ihaleyken yüzde 30 istisnai hâle geldi, bunu Avrupa Birliği raporlarında eleştiriyor, sadece ben eleştirmiyorum. Açık ihalede durum sorunsuz mu? Hayır değil. Açık ihalede de yapılma yöntemleri şu: Ya firmayı ya malı tarif ediyorlar yolsuzluk yapmak için. Mesela, bir firma var, bir yerde bir büyük inşaat yapılacak, kongre merkezi inşaatı yapılacak, şartnamede aynen şunu söylüyor, diyor ki: "30 bin veya üzerinde yatak kapasitesi olan..." Ya, Türkiye'de zaten 30 bin ve üzerinde yatak kapasitesi olan birkaç firma var, onun da sadece bir tanesi inşaat işi yapıyor. Ve o geliyor yapıyor ve fahiş fiyatlarla yapılıyor bu kongre merkezi. Bir binanın etrafının ışıklandırma ihalesi 30 milyon lira olur mu? 30 milyon lira, 30 trilyon, İstanbul'da bir binanın ışıklandırılması için ihale yapılıyor; bu harcanan kaynak kamu kaynağı.

Ve kanun koyucu bunun önüne geçmek için de bağımsız bir Kamu İhale Kurumu oluşturmuş; bağımsızlığı kaldı mı? Hayır, tamamıyla Bakanlar Kurulu tarafından üyelerin ataması yapıldı ve bağımsızlık kalmadı. Üstelik, bu Kamu İhale Kurumunun yetkileri de elinden alındı, şu söylendi: "Senin bir şeyi inceleyebilmen için şikâyet olması lazım." E, tamam, şikâyet edelim. Bir dakika, herkes şikâyet edemez, ihaleyle ilgili olabilmen lazım. İhaleyle ilgili olabilmem için ne gerekiyor? Mesela, davetiye mektubu alman lazım. "Tamam, bütün şartları sağladım kardeşim, ben gideceğim, bu yetimin hakkı yeniliyor." diye şikâyet edeceğim, "Burada halkın hakkı yeniliyor." diye şikâyet edeceğim. "Hayır, yetmez." diyor, "Çıkaracaksın 7-8 bin lira da para vereceksin." Hadi çıkardı bu vatandaş, 7-8 bin lira daha parayı verdi, haklı çıkarsa parası iade edilmiyor.

Şimdi, böylesine yolsuzlukların önüne 30 şeritli otoban açılmış durumda, sonra yolsuzluklar olunca darbe olmuş oluyor. Bakın, değerli arkadaşlar, bununla sınırlı kalmıyor. Bütün ulusların, bütün dünyanın müktesebatına göre diyor ki: "Eğer kamu ihalelerine fesat karıştırmakla yargılanan -ama böyle iftirayla değil, gerçekten fesat karıştırmayla da yargılanan çünkü dava açılıyor iddianameden sonra- kamu ihalelerine bu yargılama sürdüğü sürece katılamaz." Sebebi şu: Hüküm giyerse yetimin hakkını yemiş bir adama yeni haklar vermeyelim, bu kamu ihalelerine katılmasın diye.

Buraya tek maddelik bir teklif geldi değerli arkadaşlar. Bu tek maddelik teklif, bu yargılananların kamu ihalelerine katılmasının önünü açtı ve tasarı değil, teklif olarak geldi. Ben o zaman, o önceki dönem milletvekiline gittim -grubunuza ait bir milletvekili- dedim ki: Sana, böyle bir teklife imza attılar... Çok üzülmüştü biliyor musunuz. Bu duruma çok üzülmüştü. Bunu niye anlatıyorum? Şimdi, yapısal reform, yapısal reform diye anlatıyoruz ya, bu kamu ihale mevzuatıyla alakalı yapılacak düzeltme bir yapısal reformdur. Öyle uzayda falan da değil. Size bağlı bürokratlar çok uzun zamandan beri kamu ihale mevzuatında yapılması gereken değişiklikleri hazırladılar, madde madde, beş yıldır bekliyor. Üstelik Avrupa Birliği ilerleme raporlarında sürekli "Bu mevzuatı değiştirin." diye bizim ülkemize telkinlerde bulunmasına rağmen kamu ihale mevzuatı değişmiyor çünkü sadece belirli bir grup kamu ihalelerini alıyor. Kamu ihalelerini incelediğinizde -biz inceledik- bu "havuz grubu" dediğiniz var ya, en yüksek kamu ihalelerini bunlar almışlar ama bu ülkede sadece iktidarı seven müteahhitler veya iş adamları yok, bütün ülkenin iş adamları var, iş çevresi var; bu hepsinin hakkıdır. Kamunun da bunu en ucuza alması hakkıdır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)