Konu:Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:20
Tarih:25/12/2015


Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 11 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 7'nci maddesi üzerindeki önerge üzerinde söz almış bulunuyorum.

Bildiğiniz üzere, kurumlar vergisini ilgilendiren bir düzenlemeydi ve kurumlar vergisiyle doğrudan bağlantılı kamu harcamaları ve kamu harcama mevzuatının en önemlisi olan ihale mevzuatı üzerine konuşuyordum. Demin demiştim ya, bir kamu ihale mevzuatının iyi olabilmesi için iki temel koşul gerekmektedir; birincisi şeffaflık, diğeri de rekabet ilkesi. İşte buna paralel olarak 4734 sayılı Kanun'da da ihale yöntemlerinde 4 tane ihale yöntemi öngörülmüş. Birincisi açık ihale, ikincisi belirli istekler arasında ihale, üçüncüsü pazarlık usulü ihale, diğeri de bir ihale yöntemi değil ama bir temin usulü olarak doğrudan temin öngörülmüş ve kanun şunu söylemiş: "Bu kanun içerisinde yapılacak ihalelerin açık ihale olması gerekmektedir." Şimdi, bunu anlayabilmemiz için -bu çok önemli bir hüküm- açık ihale ile pazarlık usulü ihale veya eski adıyla davetiye usulü ihale arasındaki farkı iyi bilmemiz gerekmektedir. Açık ihale şudur: Açık ihalede şartnamede yeterlilik şartları tanımlandıktan sonra, yani "Şu kadar makine parkı olacak, bu kadar cirosu olacak, şu kadar iş tecrübesi olacak." diye genel şartları koyduktan sonra, o ihale ilan edildikten sonra bütün yeterlilikleri taşıyan şirketlerin katılabildiği ihaleye "açık ihale" deniliyor. Davetiye usulü veya pazarlık usulü ihaleyse şu: Belirli şirketlere davetiye gönderilerek, mektup gönderilerek sadece o şirketlerin katılabildiği ihale. Şimdi bunun yolsuzlukla bağlantısı şu: Eğer yolsuzluk yapılma kararı verilmişse bu ihalenin duyurulmaması gerekiyor. Çünkü açık ihale olunca herkes duyacağı için...

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Gene yayınlanmak zorunda o ihale. KİT Kanunu'na göre tekrar o yayınlanıyor. Bir tam gün içinde askıda kalmak zorunda. Çarpıtmayın olayları.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Hangi ihaleden bahsediyorsunuz?

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Açık pazarlık usulü ihaleler KİT Kanunu'na göre bir gün boyunca yayınlanmak zorunda. KİT mevzuatına bakın gelin öyle konuşun ya!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Hanımefendi, o zaman sizi bilgilendireyim: Bakın, davetiye usulü ihalede davetiyeniz yoksa katılabilir misiniz? (AK PARTİ sıralarından "Genel Kurula, bize, bize." sesleri)

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Çarpıtıyorsunuz ama.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - "Çarpıtıyorsunuz." diyorsunuz. Davetiyeniz yoksa katılabilir misiniz ihaleye?

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Kardeşim, davet dediğim gibi olmuyor mu? KİT Kanunu'na göre bir gün boyunca yayınlanmak zorunda.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karşılıklı konuşmayınız lütfen.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Hanımefendiye mali bilgisi olan birinin anlatmasını rica ediyorum.

BAŞKAN - Siz Genel Kurula hitap ediniz Sayın Erdoğdu.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, davetiye usulü ihaleye davetiyeniz yoksa katılamazsınız. Yüzlerce şikâyet geliyor "Ben davet edilmedim, katılamıyorum, bilmiyorum." diye. Adı üzerinde. Ve bu davetiye usulü ihale Kamu İhale Kanunu'nun 21'inci maddesine göre deprem, yangın, olağanüstü hâller veya idarece öngörülemeyen hâllerde özellikle 21/(b) maddesine göre yapılan ihaledir. Gördüğünüz üzere mevzuatını ezbere bilen biriyle konuşuyorsunuz. Onun için daha dikkatli konuşmanızı rica ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bu ihale yönteminde... Ve özellikle diyor ki: "İdarece öngörülemeyen hâller." İdare ne yapıyor biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Öngörülemeyen hâl yaratıyor. Mesela bir yemek ihalesine çıkacak, iki yıllık bir ihale. İki yıllık ihale tamamlanıyor, açık ihaleye çıkıyor ve danışıklı dövüşte açık ihale iptal ettiriliyor ve ondan sonra idare diyor ki: Kardeşim benim sürem kalmadı, idarece öngörülemeyen bir hâl oluştu ve pazarlık usulü ihale yapıyorlar. Pazarlık usulü ihalenin açık ihaleden farkı şu: Davetiye gittiği için bu Türkiye'de genelde soruşturmalara yansıdığı şekliyle şöyle olur; Çankaya'da bir ofiste buluşulur, Çankaya'daki ofiste davetiye giden firmalar oturur.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Öyle bir şey yok.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Beyefendi, Ankara'nın 11. Ağır Ceza Mahkemesinde ve 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan davalarda Çankaya'daki ofiste BOTAŞ ihaleleri üzerinden kompresör ihalelerinin ve Tuz Gölü dağıtım çetesinin nasıl yapıldığını dönemin muhafazakâr AK PARTİ'li bürokratlarına sorarsanız öğrenmiş olursunuz.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sizi çağırmadılar mı?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bu ön yargınız, bu bilgi eksikliğiniz sizi çok zor durumda bırakacak. Bakın, ben ne söylüyorsam... Mahkeme adlarını veriyorum.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - AK PARTİ döneminde yargı...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Beyefendi, isminiz nedir?

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Böyle bir tarz yok.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - O zaman böyle bir tarz da yok. Yani rica ediyorum, ben şimdiye kadar ispatlayamayacağım hiçbir konuyu anlatmadım. Başkan vekiliniz dedi ki: "Lütfen, naif bir dille anlatır mısınız?" En naif dille ve çok da kırmayarak, en güzel şekilde anlatmaya çalışıyorum.

LEVENT GÖK (Ankara) - Ama hakikatler acı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) - Teşekkür ediyoruz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Ama sizin bir ön yargınız var. "AK PARTİ döneminde öyle bir şey yok." Yapmayın arkadaşlar! AK PARTİ dönemi dediğiniz, AKP döneminde...

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Ama AK PARTİ döneminde yargı vardır yargı.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, o zaman, madem bunu istiyorsunuz, size bir şey söylemek zorundayım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sayın Başkanım, süremi uzatmayacaktım ama çok kesildiği için...

LEVENT GÖK (Ankara) - Evet, sataşma oldu efendim.

BAŞKAN - Tamamlamanız için bir dakika.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, madem bu üslupla konuşmak istiyorsunuz, ben de aynı şeyleri size anlatayım.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - İstemiyoruz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Hayır hayır kusura bakmayın. Hani olmaz diyorsunuz ya, bu iddianameye giren olayı anlatıyorum ve buradan hüküm giydi bürokratlar, ceza aldılar iş adamlarıyla birlikte. Bu olmaz denilen Çankaya'daki pazarlıklar sonucunda İstanbul'un beş yıldızlı otellerinde kendisine muhafazakâr denen ve bu iktidarın atadığı bürokratlara ilgili şirketler tarafından hem maddi rüşvetler hem de hayat kadınları rüşvet olarak verilmiştir ve bu rüşvet olayı Yargıtay kararına da girerek o bürokratlar ihaleye fesat karıştırmadan hüküm giymiştir. Bu, yargı kararıyla kesinleşmiştir. İlgili dosya BOTAŞ'taki kompresör yapım ihaleleri, Devlet Su İşleri işlerindeki o büyük yolsuzluk dosyasının bir parçasıdır. Deminden beri nezaketle bunu nasıl engelleyeceğimizi anlatmaya çalışırken bilen, bilmeyen, hepsi bir anda "Yok öyle değil, böyle!" İşte, böyle. Bu olmuş bir şey. Bizim dönemimizde bir tek İSKİ olmuş, adam yargılanmış, ceza görmüş, yirmi yıldır İSKİ diye bağırıyorsunuz. Bakın, üstelik o konuşmalarda öyle şey var ki, yüz kızartıcı sohbetler var ki, ben kendim bu işi küçük düşürmemek için anlatmıyorum. Anlatmaya devam edeceğim.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)