Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:17
Tarih:22/12/2015


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) - Başkan, yeni görevinizde başarılar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, HDP'nin sokağa çıkma yasaklarının toplumda yarattığı tahribatların araştırılmasına ilişkin önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum.

Öneri, 7 Haziran seçimlerinden sonra demokratik siyaset yapmanın rafa kaldırıldığı gibi talihsiz bir cümleyle başlıyor. 7 Hazirandan sonra neler yaşandığını hepimiz iyi biliyoruz. 7 Haziran seçimlerinden sonra neler yaşandığını hatırlamak için bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. PKK terör örgütü, 11 Temmuzda çatışmasızlığı bitirdiğini ilan etti. PKK terör örgütü, 13 Temmuzda devrimci halk savaşı başlattığını ilan etti. PKK terör örgütü, 20 Temmuzda topyekûn silahlanma ve topyekûn savaş çağrısı yaptı. Peki, bu sürece gelene kadar ne oldu?

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Siz ne yaptınız o zamana kadar?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Yüzlerce terör olayları meydana geldi, baraj inşaatlarına saldırıldı, bine varan araç yakıldı. Şimdi, bunlara bakıldığında, seçimden sonra kim sivil siyasetin önünü kapattı? Kim savaş çağrısı yaptı?

REŞAT PETEK (Burdur) - PKK.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Kim savaş istedi?

REŞAT PETEK (Burdur) - PKK.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yüz yıllık kangrenleşmiş sorununu çözmek için pozisyon alan, karar alan, bunu uygulayan tek liderdir. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'a laf söylemek -burada siyaset yapan, bu işin içinde olan arkadaşların çoğu iyi bilir- bence hadleri değil, yanlış yapıyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Ne demek yani, ne demek "hadleri değil?"

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Ne demek o ya!

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Yanlış bir şey yapılıyor.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Ne konuşacağımızı siz mi belirleyeceksiniz, ne demek yani?

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Ne konuşacağınıza siz karar verebilirsiniz, bir şey demiyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Sizin de bize akıl vermeye haddiniz yok.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Sizin bize akıl vermeye hakkınız yok, konuşmanızı yapın.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Hanımefendi ben ne söylediğimi biliyorum.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Nedir bu sorun? Ezberlerinizi bozun artık ya!

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Kim küresel istihbarat örgütlerinin emrine girerek ülkeyi kan gölüne çevirmek için çabaladı?

Değerli milletvekilleri, PKK terör örgütü ile küresel güçler arasında bir kullanma ilişkisi var. Terör örgütünün, özellikle Suriye konusunda, küresel güçlerin oluşturduğu projelerde rol aldığı biliniyor. PKK terör örgütü ve türevleri, Kürt vatandaşlarımızın sorunlarıyla değil, bölgesel politik oyunlarda kendilerine yüklenen misyonla gündeme geliyorlar. Bu nedenle de Kürtlerin sorunları ve temsili üzerinden devletin ve milletin açtığı meşruiyet kredisini dış güçlere pazarlamaktadırlar.

Bu tartışmalar içinde yanlış kullanılan kavramlardan birisi de çözüm sürecidir. Çözüm süreci, silahı bırakmak istemeyen terör örgütünü silahtan arındırmaktır; Kürtlerin, Türklerin, kısacası bu coğrafyada yaşayan tüm insanların eşit vatandaşlık taleplerinin önündeki engel olan silahın, şiddetin ve terörün bertaraf edilmesidir.

Değerli milletvekilleri, yürütülen operasyonlar, bir hukuk devleti olarak vatandaşların can güvenliğini korumak, terör şebekesinin iç savaş ve ayrışmaya yönelik her tür fitne ve cinayetlerine son vermek için yapılıyor. Devlet, tüm vatandaşların haklarını koruduğu gibi bölgede yaşayan vatandaşların da haklarını koruyor. Örgütün, Kürtleri sürekli savaşa zorlayan tutumunun arkasındaki amaç, gariban Kürt çocuklarını ölüme sürme ve ayrışmaya zorlamaktır. Bunun en somut göstergesi, Diyarbakır'ın bazı bölgelerinde terör estirip bazı bölgelerinde en ufak bir eylem yapmamaktır. Sorun, Kürtlere silah zoruyla ve dış güçler adına kan ve gözyaşı dolu bir gelecek dayatan kanlı ve kirli örgütün şirretliğidir. Bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan tüm kesimler, birlikte bu şirret çetesini tasfiye edeceklerdir.

HASAN TURAN (İstanbul) - İnşallah.

ADNAN BOYNUKARA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, AK PARTİ iktidarında, ülkemizin sürekli ertelenen ve ertelendikçe de karmaşık bir hâle gelen köklü sorunlarıyla cesaretle yüzleşildi ve bu sorunlara yönelik kalıcı çözümler geliştirildi. Uzun yıllara dayanan mağduriyetlerin oluşturduğu toplumsal sorunlarımızı kardeşlik ve eşit vatandaşlık hukuk çerçevesinde çözme iradesi sergilendi. Terörün ürettiği ve beslediği ortamı ortadan kaldırmak, eşit vatandaşlığı pekiştirmek ve Türkiye'nin demokrasi açığını kapatmak için çözüm süreci başlatıldı. Gerek içeriden gerekse dışarıdan gelen her türlü tehdit, şantaj ve provokasyona rağmen bu süreç büyük bir kararlılıkla ve yoğun bir gayretle devam etti ancak başta bahsettiğimiz olayları hatırladığınızda, PKK terör örgütü tarafından kesintiye uğratıldı.

Bu sorunun silahla çözülebileceğine dair bir beklenti içinde değiliz. Ancak, PKK'nın devrimci halk savaşı ilanını müteakip başlattığı saldırıların son bulması ve sınırlarımız içindeki illegal silahlı unsurların bölgeden temizlenmesi amacıyla başlatılan operasyonların devamı konusunda hiç kimsenin kuşkusu ve şüphesi yok. Diyarbakır, Şırnak ve Hakkâri'de gündelik hayat İzmir'deki, Kocaeli'deki gibi olağan hâle gelinceye kadar yani PKK'nın silahlı unsurları ülke dışına çıkıncaya kadar bu operasyonlar devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ellerindeki silahlara, mayınlara rağmen, dillerindeki küfre, hakaretlere rağmen, kalplerindeki öfke ve şiddete rağmen, her türlü gayriahlaki iftira ve ithamlara rağmen, bütün provokasyon ve manipülasyon çabalarına rağmen güçleri, hiçbir şekilde toplumsal temellerimizin sarsılmasını engellemeye, eşit vatandaşlık hukukumuzu ve irademizi bozmaya yetmedi, yetmiyor ve yetmeyecek de.

Kısacası, doğuda hiçbir ilde ve ilçede hendek kazılmasına, haraç toplanmasına, insanların tehdit edilmesine kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Ülke sınırları içinde tek bir silahlı unsur vardır, o ise güvenlik güçleridir. Bunun dışında silahlı hiçbir yapılanmaya ülke sınırları içinde izin verilmeyecektir.

AK PARTİ'nin sorunların çözümü için bildiği tek yol, konuşma ve tartışmadır. Bütün sorunların tek çözüm adresinin siyaset olduğuna inanıyoruz. Siyaseti yok sayan, etkisiz kılmaya çalışan hiçbir tutuma prim vermeyeceğiz.

Değerli milletvekilleri, hendek kazarak, yollara mayın döşeyerek, gençlerimizin canına kıyarak hangi hak talep ediliyor? Hendek terörü ve hendek terörü üzerinden geliştirilen hendek siyasetinin çözüm olmadığı açıktır. Çözüm, siyaset, Meclis ve eşit vatandaşlık esasına dayalı yeni anayasadadır.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ, kanlı, kirli hiçbir tutumun politik ortağı ve paydaşı olmamıştır, olmayacaktır. AK PARTİ, millî, yerli ve eşit vatandaşlığı temel alan iradenin adıdır. Herkes kendi adına veya temsil ettiği kesim adına konuşsun. Biraz önce hatip, tüm Kürtler adına ayrılıktan bahsetti. Bence, 7 Haziranda, 1 Kasımda "Türkiyelileşme" sloganıyla oy isteyen arkadaşların, şu an geldikleri tutumu kamuoyuyla paylaşmaları gerekir.

Değerli milletvekilleri, maske takmak insana yüktür, hem taşıyana hem de onu anlamaya çalışana; sahiden de maske yük. Esas olan, insanların olduğu gibi ortaya çıkmasıdır, düşüncelerini açık açık ortaya koymalarıdır, takiye yapılmamasıdır. Takiye yapan anlayışın çözümden, eşit vatandaşlıktan ve Kürtlerin çıkarından bahsettiğini düşünmüyoruz.

Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)