Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:16
Tarih:17/12/2015


2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Yeni görevinizden dolayı sizi de tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 2016 yılı geçici bütçe kanun tasarısının yürütmeyle ilgili 5'inci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

AKP'nin, görüştüğümüz bu hususta yani yürütme hususunda hiçbir sıkıntı çekmediği aşikâr, hatta çok başarılı olduğunu söylemek de mümkün. Bu, 14'üncü bütçe ama bu geçici bütçe. Bizim de bu konudaki ifadelerimizde gerektiğinde bütçe uygulamalarıyla ilgili ikazlarımızı yapıyoruz. 17 Aralık öncesinde, 14 Aralıkta buradan Sayın Bakana, devlet işinin ciddiyet istediğini, dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Ayrıca, o günlerde söylediğimiz husus şuydu: Bütçe raporunun altında Bakanın bizzat ismi yazılarak ne yapmışlardı? Olayı ortaya koymuşlardı. Biz de buradan dedik ki: "Allah göstermesin emrihak vaki olsa nasıl, yeniden kanun mu çıkartacağız bütçe için?" diye buradan Sayın Bakana görüşlerimizi aktarmıştık. Bugün gerçekten bütçelerin yürütülmesi hususunda takdir ifade ettiğimi söylüyorum. 17 Aralığın senei-devriyesini idrak etmiş bulunuyoruz; saat on ikiyi geçti. Bu, önemli bir olay Türkiye açısından.

Şimdi, Sayın Bakanım, bütçenin, sizin konuşmanızda, Komisyondaki konuşmanızda artan jeopolitik gerginlikler nedeniyle belirsizliklerin varlığını sürdürdüğünü söylüyorsunuz. Bu geçici bütçenin bunu dikkate alıp almadığını bir kere kesinlikle öğrenmek istiyoruz. Ayrıca, belki siz Hükûmet olarak merkezî yönetim bütçesinin tamamını geçirmek istediniz, bu düşünceniz de makul. Muhalefet bunu istemeyebilir, talepleri de olabilir ama muhalefetin makul taleplerine cevap verilip bu bütçe geçseydi de olurdu. Mesela, kesin hesap komisyonu... Siz kamudan gelen bir siyasetçi olarak, daha önceden de birbirimizi tanıyoruz, ne olurdu sanki bir kesin hesap komisyonu kurulsaydı da bu hesaplar incelenseydi, bu gündeme gelseydi, ne kötülük vardı bunda? Bunu yapabilirdik. Mesela, ben şimdi size bunun makro hedeflerinin olmadığı bir geçici bütçe olduğunu ifade ediyorum, söylüyorum ama bunun neyin üzerine oturduğunu düşünüyorum? Orta vadeli programın üzerine. Öyle değil mi? Ama orta vadeli program, yayınlanan program, maalesef AKP'nin programı değil. Öyle değil mi? Neden AKP'nin programı değil? Çünkü o AKP Hükûmeti değildi. Ne Hükûmeti idi? Sayın Başkanın ifadesinde "seçim Hükûmeti" idi.

Ben, sanıyorum, burada ihracatın o orta vadeli programda millî gelire katkısı dört sene negatif, yok. Siz bakan olsaydınız o dönemde, bürokrasiden gelen ve bu işi bilen bir insan olarak muhtemelen onun altına imza atmazdınız diye düşünüyorum, belki de atardınız ama ben sizin background'nuzu bildiğim için bunu öyle düşünüyorum. Çünkü o orta vadeli program, Türkiye için hakikaten yüz karası bir şeydir. Başbakanın onu AKP Hükûmeti olarak üstlenmek istemeyişinin bir nedeni de belki de odur. Bana göre, orta vadeli program, gerçekten resmî belgede tahrifat yapmıştır. 2006 yılından beri değil mi, dolar bazında kişi başına millî geliri koyuyorsunuz? Bu sene koymadınız, doların ne oynaklığı kaldı ne başka şeyi. Kim söyledi? Şimdiki Başbakan Yardımcısı, sizden önceki Maliye Bakanı. Gerçekten burada sıkıntı var.

"Türkiye'nin millî gelirini 3 katına çıkardık." diyorsunuz, aynı mukayeseyi bu sene yapmaktan kaçıyorsunuz. 2002'den bu yana TL bazında reel fiyatlarla baktığınız zaman yüzde 54, 2008'den bu yana baktığınız zaman da yüzde 18 bir büyüme görüyoruz kişi başına. Siz bunu biliyorsunuz. Bunu söylerken dolar bazında eğer bu sene de telaffuz etmiş olsaydınız -cari dolar fiyatlarıyla- ben sadece "TL bazında veya sabit dolar fiyatlarıyla bu böyle değil Sayın Bakanım." diyecektim. Ama şimdi öyle bir hâle gelmiş ki siz belki benimle aynı görüşü paylaşıyorsunuz, inanıyorum buna, hakikaten yürekten inanıyorum ama daha önceki arkadaşlarınız, o AKP Hükûmeti, kabul etmediğiniz Hükûmette yer aldığı için, mesela ihracatın dört sene negatif katkısını düşünürseniz siz imza atmazdınız, üstlenmek istemiyor çünkü Hükûmet, AKP üstlenmek istemiyor. Böyle bir sıkıntı var. Bunun dışına baktığımız zaman ikincil, mesela 2023 hedefleri. Burayı bir düşünmemiz lazım. Lütfen AKP Grubunu enforme edin, bilgilendirin. Siz bürokrasiden geliyorsunuz. 2023 hedeflerinin -hangi tarihte- 8'inci Plan döneminde devlet -neyi olduğu- hedefleri olduğu, dokümanı olduğunu biliyoruz.

Şimdi, buradan arkadaşlar geliyor, "2023 hedeflerine şöyle ulaşılacak, böyle ulaşılacak." Emin olun bir rakam söylemiyorlar. Siz bugün 500 milyar dolar 2023 ihracat hedefine hakikaten erişileceğini düşünüyor musunuz? Bu arkadaşlar gelip burada bunu savunuyorlar. Günahtır, bu arkadaşların savunmasına da bir şey demiyorum. El âlem, bütün dünya âlem, uluslararası ekonomik kurumlar, hepsi bizi takip ediyor.

Bakın, Türkiye'nin cari fiyatlarla, ithalatıyla, ihracatı arasında AKP dönemindeki fark 820 küsur milyar dolar. Bu neye eşit biliyor musunuz Sayın Bakanım? Türkiye'nin bir yıllık millî gelirine eşit. Sizin iyi yaptıklarınız yok mu? Var. Onları savunmayacak mıyız? Savunacağız. Bu kimin Hükûmeti? Türkiye Cumhuriyeti'nin Hükûmeti. Gelin, bir denetleyelim. Denetimsiz demokrasi olmaz. Hakikaten burada sıkıntı var.

Şimdi, siz geçen gün 200 tane emekli konut yapacağız diye beyanat verdiniz memleketinizde, doğru değil mi? Az valla. Bizde 25 bin taneye söz verdi Sayın Bakan. Asgari ücret 1.300 lira, 1.400 lira, 1.500 lira muhalefet dediği zaman Sayın Bakanım -orada oturuyor- neyi söyledi? "İflas eder bu iş adamları." dedi. Valla Denizli'de adamlar iflas edecek, siz asgari ücreti 1.300 yapacaksınız. Ben ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Ne diyeceğim adamlara? Bana buradan onlara bir destek verecek misiniz vermeyecek misiniz? Antalya'ya gittim, birkaç gündür araştırıyorum, Antalya'da da insanlar perişan, belirsizlik içinde. "80-100 bin civarında istihdam kaybı olacağını" söylüyorlar. Bunlar bizim rakamlarımız değil. Biz çıkıp ortalıkta "Yanıyor, yıkılıyor" da demek istemiyoruz. Sizin uyguladığınız dış politikanın ülkeye yansıması olarak düşünüyoruz ama buna da bir çare bulacağız. Siz Maliye Bakanısınız. Dolaylı vergiler, dolaysız vergiler... Allah'ınızı severseniz, siz bu bütçenin arkasındaki maddeleri 40 küsurdan indirdiniz aşağıya; biz sizi tenkit mi ettik Sayın Bakanım? Tebrik ettik. Bürokrat olarak arkasında varsınız o olayın ama gelin, yapılamayanları, ezilenleri de... Ya "Biz AKP Hükûmeti olarak, AKP iktidarı olarak yapamadık, yanlış yaptık, ezildi insanlar" demekten de kaçınmayın. Bunu dışarı çıkınca konuşuruz da buraya gelince...

Bir şey daha söyleyeceğim. Bakın, çok açık, net söylüyorum: Kamudan bilgi almaktan zorluk çekiyorum. Siz bunu biliyorsunuz; ya sizi bulmam lazım ya bir başka bakanı bulmam lazım. Geçen Adalet Bakanına söyledim, "Kabinede konuşacağız, bir şey olmasın." dedi. Ben birisinden bilgi istediğim zaman, bürokrat "vereyim" dediği zaman "Amirine sor." diyorum, emin olun. Amirine sorduğu zaman bize dönüp "verme" dediler diyen bürokrat var. Yazık değil mi? Biz başka ülkenin milletvekili miyiz? Biz bürokrasinin nasıl çalıştığını bilmiyor muyuz? Ben burada...

Bu bütçenin, geçici bütçenin neyi yok? Bazı yok; boşta oturuyor bu, sallanıyor. Hiçbir makro hedefini söylemiyorsunuz, siz de bilmiyorsunuz çünkü. Bir şey söylediğiniz zaman üç gün sonra eksik, yalancı çıkacak pozisyona geleceksiniz; o da bizi üzer.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - İnşallah önümüzdeki dönemde bu hususları konuşmaya devam ederiz.

Ben teşekkür ediyorum dinlediğiniz için.

Saygılar sunuyorum, sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)