Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:15
Tarih:16/12/2015


2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sizlerin de yeni görevinizi tebrik ediyorum, başarılar diliyorum.

2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu Tasarısı'yla ilgili olarak Hükûmetimizin görüşlerini ifade etmek üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.

Öncelikle, Meclisimizin yeni dönemde hayırlara vesile olan çalışmalar yapmasını yürekten temenni ediyorum.

Üzerinde görüşeceğimiz geçici bütçe kanununun da yeni yılda, 2016 yılında ülkemizin büyümesi için, milletimizin ihtiyaçlarının giderilmesi için, refahımızın artması için önemli katkılar vereceğine inanıyorum.

Esasen bugün burada yapılan konuşmalar, eleştiriler ve değerlendirmeler önemli ama benim Maliye Bakanı olarak burada Genel Kurul olarak sizlere geçici bütçe kanunu tasarısıyla ilgili olarak genel bir bilgi vermemde fayda var.

Biliyorsunuz, geçici bütçe kanunları merkezî yönetim bütçe kanunlarının zorunlu nedenlerle çıkarılamadığı dönemlerde çıkarılır. İstisnai bir kanuni düzenlemedir. Bu yasal düzenlemenin genel çerçevesi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bir bütçe kanunu olduğu doğrudur ama esasen kanunda geçici bütçe kanununun hangi hususlarının düzenleneceği temel olarak belirlenmiştir ve bir önceki yıl bütçe kanununda öngörülen başlangıç ödeneklerinin belli bir oranı dâhilinde harcama yetkisi verilmesine ilişkin bir kanuni düzenlemedir. Dolayısıyla esas olan, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın Meclise getirilmesi, süratle görüşülerek yasalaşmasıdır.

Biliyorsunuz, AK PARTİ hükûmetleri döneminde, hem bütçe perspektifi bakımından hem de ekonominin hedefleri ve projeksiyonları bakımından yepyeni bir döneme girilmiştir. Bazen üç aylık bir süreyi önemsiyoruz, ona ilişkin olarak birtakım hedefler ve tahminler bekliyoruz ama biz biliyoruz ki 2002 yılında, 2001 yılında ve önceki yıllarda zaten ekonominin ufku üç ayı geçemiyordu, doğru mu? Üç aydan sonrayı göremiyorduk. Devlet borçlanmak istediğinde üç aydan daha fazla borçlanamıyordu. Biz, bugün geçici ve istisnai olarak üç aylık bir bütçeyi konuşuyoruz ama esas olan bizim süratle Parlamentoya getireceğimiz 2016-2018 Orta Vadeli Programı'na dayalı olarak hazırlayacağımız bütçe kanunu olacak.

Dolayısıyla geçici bütçe kanununun içerisinde gelir tahminlerinin olmaması zaten 5018 sayılı Kanun'un düzenlediği genel çerçeveye uygun. Ben, bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da defaatle ifade ettim. 2016 yılı girmeden inşallah veya en başında süratle 2016-2018 Orta Vadeli Programı'nı hazırlayacağız ve Meclisimize 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nı sunacağız. İnşallah o tasarı komisyonumuza, Genel Kurulumuza geldiğinde de ayrı ayrı, teferruatlı bir şekilde üzerinde konuşacağız.

Tabii, biliyorsunuz, AK PARTİ hükûmetlerinin başarılı olduğu birçok alan var ama en çok gurur duyduğumuz alanlardan bir tanesi mali disiplin, bütçe performansı. 2002 yılından beri uygulanmakta olan maliye politikasının çerçevesi hem büyümeye hem istihdama hem yatırıma hem ihracata çok önemli katkılar verdi ve maliye politikasında gösterilen kararlılık sayesinde gerçekten ülkemiz günbegün daha artan bir şekilde sağlam ekonomik temellere kavuştu ve bugün birçok gelişmiş ülkede ekonomik kırılganlıkların sebebi olarak gösterilen maliye politikası dengeleri Türkiye için bir başarı hikâyesi görünümünü arz ediyor. Dolayısıyla bu gerçekten önemlidir çünkü biz biliyoruz ki 2002'de AK PARTİ Hükûmeti kurulduğunda tamamen enkaza dönüşmüş bir ekonomik yapı, temelleri hiçbir şekilde sağlam göstergeler içermeyen bir ekonomik gösterge ama daha önemlisi, tamamen tarumar edilmiş bir bütçe görüntüsü vardı.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Siz de vardınız ya o zaman.

MUSA ÇAM (İzmir) - O zaman Bütçe Genel Müdürü değil miydiniz, 98'de?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bütçe Genel Müdürü olduğunuz dönemi mi kastediyorsunuz?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, acele etmeyin, daha durun bakalım, kürsüye yeni çıktık.

MUSA ÇAM (İzmir) - Değil miydiniz o zaman? Sizin sorumluluğunuz yok mu o zaman? Acaba bütçe dengesizliğinin olduğu dönemlerde siz Genel Müdür değil miydiniz, Daire Başkanı değil miydiniz?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Darmadağın bütçelerde Bütçe Genel Müdürüydünüz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Ne zaman?

MUSA ÇAM (İzmir) - 98'de.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar, beni...

MUSA ÇAM (İzmir) - Bütçe Daire Başkanı değil miydiniz?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar... Değerli arkadaşlar, endişelenmeyin...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Sayın Bakanı dinleyelim.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Endişelenmeyin, yani... Endişelenmeyin, 2002 yılına geldiğinde bu ülkedeki...

MUSA ÇAM (İzmir) - O gemi battıysa gemide siz de vardınız.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Sayın Çam, biliyorsunuz, Komisyonda da söyledim, siz bana "...faizci, rantçılar..." dediniz, ben de size dedim ki: Ya, madem bu kadar faiz ve rant üzerinde duyarlılığınız var, şu konuşmalarınızda şeyden de bahsetseniz, 2002 yılında devlet iç borçlanma faizi senedi neymiş diye. yüzde 62,7.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Biz niye bahsedelim? Biz 2002'de iktidar mıydık ki?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 2002 öncesi ne iş yapıyordunuz?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Hayır, biz 2002'de iktidar değildik ki, Refah Partiniz vardı, millî görüşünüz vardı.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar, rakamları unutmayalım, yüzde 62,7 ile bu ülke borçlanıyordu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Reel faiz kaçtı? Yüzde 16. Yani bu ülkenin kaynaklarını, sizin de çok güzel ifade ettiğiniz gibi, faizcilere ve rantiyeye o dönemin hükûmetleri güzel güzel veriyordu.

MUSA ÇAM (İzmir) - Siz ne yapıyordunuz o zaman, siz ne yapıyordunuz?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sıralı amirlerinize bunları söylüyor muydunuz "Biz böyle bir bütçe götürüyoruz." diye?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Peki şu anda ne oldu? Faiz oranları yüzde 10'lardı.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayır, mevcut bürokratlar tedirgin olur yani bu yaklaşımdan. Sana ne olacak?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Zamanında, arkadaşlar, bütçe açıkları deyince, geçmişte hatırlıyorum, yüzde 10 bütçe açıklarının konuşulduğu bir maliye politikasından, bugün, Allah'a şükürler olsun, bütçe açığı rakamlarımız yüzde 1'in altında.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Hep "faiz lobisi" diyor Sayın Erdoğan o zaman. Faiz lobisini kim buldu?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Şu anda Avrupa ülkelerine göre, birçok değil, hemen hemen çoğuna göre bütçe açığı bakımından en iyi durumda olan ülke Türkiye'dir. Ve öyle bir durumdayız ki önümüzdeki üç yıl boyunca da bütçe açıklarını yüzde 1'in altında, inşallah, devam ettireceğiz.

Sağladığımız bu dönemde sağlıklı bir şekilde sürdürülen maliye politikasının en önemli göstergesi, aslında, daha doğrusu bir bütçenin halkın bütçesi mi olduğu, yoksa başka bir şeye mi hizmet ettiğini gösteren en önemli gösterge nedir? Bütçeden faize yapılan harcamalardır. Bir bütçe faize mi gidiyor, halka mı gidiyor? İçeride vatandaşın sağlığına, eğitimine, altyapısına mı gidiyor, yoksa bir şekilde üretken olmayan alanlara mı gidiyor?

Bakıldığında, her ne kadar Mehmet Muş Milletvekilimiz bahsettiyse de -benim de tabii, gurur duyduğum alanlardan bir tanesi- benim de bahsetmem lazım. 2002 yılında topladığımız 100 liranın 85 lirasını vergiye veriyorduk. Düşünebiliyor musunuz?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Faize, faize.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Faize.

Teşekkür ederim, sağ olun. İyi takip ediyorsunuz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ya, biz her şeyi iyi takip ediyoruz, sen edemiyorsun Sayın Bakanım.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Ya, bu rakamları öğrenmek lazım, unutmamak lazım. Bu rakamların kıymetini bilmek lazım.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Biz iyi takip ediyoruz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Yine, 2002 yılında bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 43'ü faize gidiyordu. Böyle bir bütçeyle hizmet yapılabilir mi, millete hizmet sunulabilir mi? Asla ve kata sunulamaz.

Peki, geldik AK PARTİ hükûmetlerine. AK PARTİ hükûmetlerinde, öncelikle, son on üç yıldır sağlanan siyasi ve ekonomik istikrar tabii ki maliye politikamızı temelden olumlu olarak etkiledi. Bir ülkede siyasi istikrar yoksa, ekonomik istikrar yoksa bundan en fazla maliye politikası etkilenir çünkü siyasi ve ekonomik istikrarın olmadığı bir yerde karar almakta zorlanırsınız, kararlılık gösteremezsiniz ve bütçe harcamalarınız ve bütçe gelirleriniz arasında dengesizlikler artar.

Demin ifade ettim, bütçenin içindeki faiz harcamalarının payı hızlı bir şekilde azalırken oradan sağladığımız imkânları, büyümeden sağladığımız imkânları bizim hükûmetlerimiz ne yaptı? Vatandaşa hizmet olarak geri döndürdü. Bakın, 2002 yılında 119 milyar liralık bir bütçe içerisinde bizim eğitime harcadığımız kaynak sadece 11 milyar lira, 119 milyar liradan 11 milyarını sadece eğitime harcayabiliyorduk. Sağlık harcamaları 13 milyar lira. "Sosyal yardım" dediğimiz harcamaların rakamı sadece 1,5 milyar lira yani hemen hemen yok mertebesinde. Toplum içerisinde dezavantajlı kesimler olsun, fakirler olsun, yoksullar olsun, yardıma muhtaç insanlarımız olsun, onların tamamı için harcanan kaynak yalnızca 1,5 milyar lira.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Sayın Bakanım, faiz lobisi neye deniyor? Bir de onu söylesene.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Peki, bakın, o yıl 119 milyar liranın 51 milyar lirasını faize veriyoruz. Böyle bütçe olabilir mi?

Şimdi, geliyorum 2015 yılına. 2015 yılında bütçemizin toplam büyüklüğü 503 milyar lira. Eğitime ne kadar harcıyoruz? 91 milyar lira. Arkadaşlar, AK PARTİ hükûmetlerinin uzun süredir bütçesinden en fazla kaynak ayırdığı alan eğitim olmuştur, eğitime verdiğimiz önemin en önemli göstergesidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Peki, 2002 yılında 13,5 milyar lira olan sağlık harcamaları 2015 yılında ne kadar olmuştur? 85 milyar liraya çıkmıştır.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Bu kadar öğrenci niye sıfır matematik yapıyor Sayın Bakanım?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Yani eskiden eczanelerimize gidemeyen, hastanelerimize ulaşamayan...

MUSA ÇAM (İzmir) - Şimdi rehin kalıyorlar hastanelerde! Hastanelerde rehin kalıyorlar şimdi, rehin!

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - ...doktorumuza ulaşamayan vatandaşın alamadığı sağlık hizmetine şimdi her bakımdan vatandaşımız erişebilmektedir. Vatandaşımız her şeyin en iyisini hak etmektedir.

Peki, sosyal yardım harcamaları, demin ifade ettim. 119 milyar lira içerisinde sadece 1,5 milyar lira kaynak ayırabildiğimiz sosyal yardım harcamalarına, 2015 yılında 34 milyar lira harcayabiliyoruz. Bunlar çok önemli şeyler arkadaşlar. Bütçeler sadece -sayın vekillerimizin de söylediği gibi- rakamlardan ibaret değildir. Her bütçenin arkasında bir siyaset, bir ekonomik ve sosyal perspektif var. AK PARTİ hükûmetlerinin bütçe politikasının temelinde millet var, millete hizmet var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yine, AK PARTİ hükûmetlerinin bütçelerine ilişkin olarak yapılan birtakım değerlendirmeler oldu. Bütçenin sadece harcama tarafında değil vergi tarafında da, gelir tarafında da sosyal adaleti gözeten, sosyal devleti gözeten vergi uygulamalarını AK PARTİ hükûmetleri döneminde yapabildik. Kurumlar vergisi oranının aşağı çekilmesi, gelir vergisi oranlarının aşağı çekilmesi ancak AK PARTİ hükûmetleri döneminde oldu. Ama en önemlisi düşük ve orta gelir gruplarının en fazla tükettiği, en fazla aldığı mal ve hizmetlere baktığımızda eğitimde, sağlıkta, temel gıda maddelerinde katma değer vergisi oranlarında önemli indirimlere gittik. Yüzde 18 olan katma değer vergisi oranlarını bu söylediğim, ifade ettiğim mal ve hizmetlerde yüzde 8'e indirdik. Sosyal devlet budur. Eğitimde, sağlıkta ve temel gıda hizmetlerinde katma değer vergisi oranlarını düşürdük. Yani bir taraftan vergi gelirlerinde sosyal devlet anlayışını yerleştirirken diğer taraftan yetimin hakkını koruduk, vatandaşın hakkını koruduk.

MUSA ÇAM (İzmir) - Yetimin hakkı torbalarda, torbalarda!

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bütçeden faize giden paraları çatır çatır millete verdik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

MUSA ÇAM (İzmir) - Yapma Sayın Bakan, siz buraya girmeyin, buralara girmeyin siz, başkaları girsin. Diğer milletvekilleri girsin, siz buralara girmeyin. Girmeyin bulaşır, size de bulaşır.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar, bütçe konusunda performansımızın ne kadar iyi olduğunu siz de kabul ediyorsunuz.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Bütçe anlatmıyorsun, siyaset yapıyorsun Sayın Bakan. Sen bütçeni anlat.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Teşekkür ediyorum yani konuşmalarınızda onu zaman zaman belirttiniz.

Son olarak iki konuda kısa açıklamalar yapacağım: 2016 için üç aylık geçici bütçeyle ilgili olarak 138 milyar liralık Meclisimizden bir harcama yetkisi istiyoruz. 138 milyar lira; biraz önce bu 138 milyar liraya ilişkin birtakım değerlendirmelerde bulunuldu yani bir bütçeyi bir önceki yılın bütçesiyle karşılaştırırken karşılaştırmayı aynı şeylerle yapmanız gerekiyor. Bizim, geçen sene, 2015 yılı için yılın tamamında aldığımız harcama yetkisi, ilk üç aya ilişkin serbest bıraktığımız yani kamu kurumlarının harcayabileceği miktar 139 milyar idi yani biz, Parlamentodan tam yıl yetki aldık ama tabii, mali disipline, bütçe disiplinine önem verdiğimiz için harcamaların ilk üç aydaki gerçekleşmesi noktasında kamu kurumlarına daha sınırlı bir yetki verdik. O rakam ne kadar? 139 milyar lira. E peki, bu sene Meclise gelip sadece üç ay için sizden aldığımız yetki ne kadar? 138 milyar lira. Şimdi, burada bir yanlışlık var mı? Yani, herhangi bir şekilde mali disiplini, bütçe disiplinini bozacak bir anlayış söz konusu mu? Ayrıca, bütçeler yıllıktır.

Şunu da ifade edeyim: Bugün, sizlere, huzurlarınıza getirmiş olduğumuz geçici bütçe kanunu üç ay süreyle uygulanacak. Üç ay süreyle uygulandıktan sonra, asıl bütçe kanunu Mecliste yasalaştıktan sonra, bütün burada yapılan harcamalar esas bütçe kanununun harcamalarına mal edilecek. Dolayısıyla, geçici bütçe uygulaması, kendi kesin hesabı çıkan, kendi nihai hesabı çıkan bir bütçe değildir; sadece, esas bütçe çıkana kadar kamu kurumlarının gündelik harcamalarına izin veren bir bütçe kanunu hüviyetini taşımaktadır.

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) - Gelir ne kadar, borçlanma ne kadar Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bir de son olarak, bütçe hakkından haklı olarak sayın vekillerimiz bahsetti, ben de çok önemsiyorum. Bütçe hakkı, demokrasilerin olmazsa olmazı, parlamentoların yürütme organı üzerindeki yetkisinin, gücünün en önemli göstergesi. Peki, bütçe hakkı sadece iki kelimeden mi ibaret? Hayır, bütçe hakkını sağlayacak mekanizmalara, kurumsal yapılara, yasal düzenlemelere sahipseniz bütçe hakkı vardır, bunlar yoksa bütçe hakkını realize edemezsiniz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Rica ederim siz söylemeyin ya. Sayıştay raporları bile gelmedi.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bugüne geldiğimizde, baktığımızda, bütçe hakkından bahseden vekillerimize tekrar teşekkür ediyorum ama şunları ifade etmeme müsaade edin: AK PARTİ 2002 yılında iktidara geldiğinde bir Anayasa vardı ve buna ilişkin olarak ayrıca 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu vardı, kamu borçlanmasına ilişkin çeşitli kanunlar vardı ama AK PARTİ iktidara geldikten sonra 5018 sayılı Kanunu çıkarttı, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nu çıkarttı, kamu borçlarına çekidüzen verebilmek için Kamu Borç Yönetimi Kanunu'nu çıkarttı.

ERHAN USTA (Samsun) - Kim çıkardı? Pardon, kim çıkardı Sayın Bakan?

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Çıkaranı söyle, çıkaranı.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Son olarak 2011 yılında Sayıştay Kanunu'nu çıkarttı.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Ya, böyle şey olur mu? Hiç yakışmıyor yani!

ERHAN USTA (Samsun) - Allah'tan korkun, 4749'u kim çıkardı? 57'nci Hükûmet çıkardı.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar, bu 3 kanun ve diğer mali mevzuatta yapılan düzenlemeleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde...

ERHAN USTA (Samsun) - Böyle bir şey olamaz ya! Maliye Bakanı apaçık yalan konuşuyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - ...bundan önceki hiçbir dönemde kamu maliyesi bu kadar şeffaf olacak bir kurumsal yapıya ve uygulamaya sahip değildi.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Mali kuralı neden çektiniz o zaman Genel Kuruldan, bir söyle bakayım.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Eskiden bütçenin içi boştu...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Sayın Bakanım, bir söyler misin, mali kuralı kim çekti buradan?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - ...fon uygulamaları vardı hatırlıyor musunuz, özel hesap uygulamaları vardı. Milletin parası milletin Meclisinden kaçırılırdı.

MUSA ÇAM (İzmir) - Şimdi de kaçırılıyor, şimdi de kaçırılıyor, örtülü ödenektir, şudur, budur, hepsi kaçırılıyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - AK PARTİ geldi, milletin parasını milletin Parlamentosuna getirdi ve millete hesap verilmesini sağladı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Eskiden AK PARTİ iktidara gelmeden önce...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Çocukların cebine mi girdi, nereye gitti?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Arkadaşlar, ne kadar heyecanlanıyorsunuz? Heyecanlanmanıza gerek yok.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Mali kuralı kim iptal etti, söyle bakayım.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Sizin karnenizi söylüyorum, sizin notunuzu veriyorum. Diyorum ki: 2002 yılına geldiğinizde, 2002 yılı varken Sayıştay raporları diye bir şey yoktu.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Şimdi var mı? Şimdi var mı raporlar?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bugün her bir kamu idaresi bazında...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Gördün mü sen o raporları?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bakın, her bir raporu da görüyorum.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Neyi gördün? İçine baktın mı?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Her bir raporda... Var olan bir rapor var, önceden rapor yoktu. Böyle bir kamu maliyesi olabilir mi? (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Böyle bir bütçe hakkı olabilir mi? Var olan bir rapor var. Kesin hesap kanununun görüşülmesi artık Sayıştay raporlarına bağlı olarak yapılıyor.

MUSA ÇAM (İzmir) - Kesin hesap komisyonunu niye kurmuyorsunuz?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Eskiden kesin hesap kanunu görüşülürken...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Seni kandırmışlar.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - ...bu kadar detaylı bir şekilde raporlar var mıydı? Yoktu.

MUSA ÇAM (İzmir) - Kesin hesap komisyonunu niye kurmuyorsunuz?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Eskiden kamu maliyesi bu kadar şeffaf mıydı? Şimdi her ay Maliye Bakanlığı olarak bütün kamunun hesaplarını açık, şeffaf bir şekilde yayınlıyoruz ve bütün bunları Sayıştaya veriyoruz.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Yapmayın ya.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Yapmayın, rica ederim ya. Kamu ihalelerini bile söyleyemediniz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) -Yaptık arkadaşlar, yapma demeyin, yaptık.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ya neyini yaptınız? Gördük ayakkabı kutusunu, yapmayın ya. Sayıştay raporu bile ortada yok.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Kamu maliyesini daha kaliteli hâle getirdik, daha şeffaf hâle getirdik, daha hesap verebilir hâle getirdik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yetmez, daha fazlasını yapacağız.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Rica ediyorum ya, ciddi bir yer burası, Parlamento. Neyi yaptınız?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Dedik ki: AK PARTİ hükûmetleri bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da reform Hükûmeti olmaya devam edecek.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Ne Sayıştay raporu, ne kesin hesap komisyonu...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - İkinci nesil kamu maliyesi reformlarını yapacağız, ikinci nesil kamu yönetimi reformlarını yapacağız. Hayallerin ötesinde, daha şeffaf, daha hesap verebilir, daha açık, milletin bütçelerini, milletin maliyesini yapacağız.

Hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)