Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:14
Tarih:15/12/2015


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ZİYA ALTUNYALDIZ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce terör mücadelesinde Diyarbakır'da hayatını kaybeden polis şehitlerimiz için Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

Değerli milletvekilleri, enerjide arz güvenliği ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına dair MHP grup önerisi aleyhine, AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

2002 yılında 78 mtep olan birincil enerji arzı on üç yılda 45,6 mtep artarak 2015 yılında 123,9 mtep olmuştur. On iki yıldaki enerji talebi yüzde 58 artmıştır; son on iki yıldaki yerli enerji üretimiyse yüzde 27 artmıştır. Yerli üretimin payının artmasına karşı enerji talebindeki artış oranı daha yüksek olarak gözükmektedir; elbette artmıştır. Bunun sebebi, değerli milletvekilleri, üreten Türkiye'dir, bunun sebebi büyüyen Türkiye'dir, bunun sebebi son on üç yılda millî gelirini 3 kat artırmış Türkiye'dir, bunun sebebi son on üç yılda kişi başına düşen millî gelirini 4 kat artırmış Türkiye'dir ve bunun sebebi ihracatını son on üç yılda 5 kat artırmış Türkiye'dir değerli milletvekilleri.

2007-2010 yılları arasında taş kömürü üretiminin yüzde 39, linyitin yüzde 16, petrolün yüzde 19, hidroelektriğin yüzde 38 ve jeotermal enerjinin yüzde 115 artması sonucu üç yılda enerji üretimi yaklaşık 5 mtep olmuştur.

Türkiye, doğal gazı 2002 yılında üç ülkeden alırken -doğal gazda bağımlılıktan bahsedildi hatırlayacağınız üzere- 2014 yılında dokuz ülke doğal gaz tedarikçisi hâline getirilmiştir. İthal edilen doğal gazın yüzde 57'sini Rusya'dan, yüzde 18'ini İran'dan temin eden ülkemiz dünya tedarikine de uygun bir hareket içerisindedir. Zira, bu 2 ülke sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da doğal gaz tedarikçisi konumundadır. Örneğin, Avrupa Birliği ithal ettiği doğal gazın yüzde 33'ünü Rusya'dan temin etmektedir.

2002'ye kadar kurulu güç yatırımları 31.846 megavat seviyesinde kalırken son on üç senede 40.640 megavata erişmiş bulunmaktadır. Elektrik arz güvenliğinin temini hususunda özel sektörle birlikte önemli miktarda yatırım gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında elektrik kurulu gücü 31.846 megavatken 30/11/2015 tarihi itibarıyla kurulu gücümüz 72.486 megavata ulaşmıştır. Yani, değerli milletvekilleri, dikkatinizi çekmek istiyorum, on üç yılda 127 kat artış gerçekleştirilmiştir. Kurulu güç artışının büyük çoğunluğu yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanmıştır. Bu dönemde hidroelektrik santrallerinin kurulu gücü 12.241 megavatken 25.670 megavata, yerli kömürlerin kurulu gücü 6.950 megavattan 8.723 megavata, hidroelektrik santraller hariç yenilenebilir enerji yani rüzgâr, güneş, jeotermalin kurulu gücü 33,9 megavattan 5.519 megavata ulaşmıştır.

Değerli milletvekilleri, bu hususu da özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum: Bu dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarında kurulu güç tam 162 kat artışla bugünlere gelmiştir. Hükûmetimiz yenilenebilir enerji kurulu gücünde 62 kat artış gerçekleştirmiştir. 2002 yılında hidroelektrik santraller dâhil yenilenebilir enerji kurulu gücü 12.275 megavatken 30/11/2015 tarihi itibarıyla yenilenebilir enerji kurulu gücü 31.192 megavata yükselmiştir. Toplamda yenilenebilir enerji kurulu gücünde yüzde 154 artış gerçekleştirilmiştir.

64'üncü Hükûmet Programı'nda enerjinin nihai tüketiciye sürekli, kaliteli, güvenli, asgari maliyetlerle arzı ve enerji temininde kaynak ve bölge çeşitliliğinin sağlanması esas alınmıştır. Arz güvenliğinin sağlanması için bir taraftan yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi, diğer taraftan enerji verimliliğinin artırılması temel hedeflerden biri olarak belirtilmiş ve ortaya konulmuştur.

Ayrıca, yurt dışı enerji kaynaklarının uzun vadeli ve sürdürülebilir bir zeminde sağlanabilmesi için gerekli faaliyetler gerçekleştirilmiştir. Nükleer enerjiyle ilgili de somut hedeflere ve gerçekleşmelere konu olmuştur bu dönem. Benzer şekilde, orta vadeli programda enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu konularına ciddi vurgular yapılmıştır değerli milletvekilleri.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız tarafından su havzalarının ve yerli kömürün maksimum etkinlikte ve verimlilikte kullanılması hedeflenmiş ve bu kapsamda aralıksız çalışmalar sürdürülmüştür.

Bakanlığımızın 2015-2019 yılı Stratejik Planı'nda birincil enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve ülkemizin sahip olduğu kaynakların rasyonel bir şekilde kullanılması hem sürekliliğin hem de düşük maliyetli enerji arzının kilit bileşenlerinden biri olarak ortaya konulmuştur. Kaynak çeşitliliği hem kaynak tipinde hem de ithal edilen kaynağın sağlandığı ülkede ortaya konulmuş, hem enerji kaynağında yani enerji türünde hem de arz kaynağında çeşitlenmeye gidilmiştir.

2014 yılında üretilen 251,96 teravatsaatlik elektriğin yüzde 47,9'u doğal gazdan, yüzde 16'sı yerli kömürden, yüzde 13,9'u ithal kömürden, yüzde 16,1'i hidroelektrik santrallerden, yüzde 4,5'u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmıştır. 2013 yılında başlayan ve 2014 yılında da devam eden kuraklık sebebiyle hidroelektrik kaynakların su seviyeleri azalmış, bu sebeple hidroelektrik santrallerden kaynaklanan arz eksikliği doğal gaz santralleriyle karşılanmıştır. Ancak 2015 yılının yağış açısından iyi olması sebebiyle hidroelektrik santrallerin payı yüzde 26'ya çıkarken doğal gaz santrallerinin üretimdeki payı yüzde 36,7'ye düşmüştür. 2015 yılında yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin payı 2014 yılına göre, görüldüğü gibi, artış göstermiştir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilecek enerji miktarlarının -ekonomik ve teknik kriterler göz önüne alındığında- yeniden değerlendirilmesine dönük çalışmaları aralıksız sürdürmekteyiz. Coğrafya şartları, bu kaynakların sistemle entegrasyonundaki fiziki ve teknik kısıtlar, malumunuz olduğu üzere, mevcut bulunmaktadır. Ayrıca, yenilenebilir enerji kapasitesinin elektrik şebekesi içerisinde sağlıklı olarak yönetilebilmesi için yenilenebilir enerji kapasitesi, baz yük kapasitesinin dengeli bir şekilde sağlanması da bir zorunluluktur. Üretim yatırımlarına ek olarak iletim yatırımlarının sisteme yapacağı etki göz ardı edilmemelidir. İşte tam bu nedenle iletim yatırımlarına da aralıksız olarak devam etmekteyiz. Ülkemizde yürütülen nükleer santral projeleri tamamlandığı zaman arz güvenliğine kaynak çeşitliliği açısından büyük kaynak sağlayacağı değerlendirilmektedir. Mevcut durumdaki kaynaklara ek olarak önemli bir arz kaynağı sisteme eklenecek ve arz güvenliğinin temini açısından önemli bir adım atılmış olacaktır.

Değerli milletvekilleri, ifade etmeye çalıştığım gibi, enerji kaynaklarındaki çeşitlenme, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarındaki artış, rüzgâr, güneş enerjisi ve termik enerjinin özellikle konvansiyonel enerjinin yerini almasına dönük çalışmalar Hükûmetimiz tarafından aralıksız sürdürülmektedir. Bu çalışmalar 64'üncü Hükûmetimiz döneminde de aralıksız sürdürülmeye devam edecektir.

Bu çerçevede, enerji bağımlılığının azaltılması ve enerji kaynaklarının farklılaştırılmasıyla ilgili...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Altunyaldız, size de ilave süre veriyorum.

ZİYA ALTUNYALDIZ (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Bu nedenle, MHP Grubu tarafından verilen önerinin bahsetmiş olduğum gerekçelerle, özellikle Meclisimizin yoğun gündemi de gözetilmek suretiyle gündeme alınmasının gerekli olmadığını düşünmekteyim. Tabii ki takdir yüce Meclisindir.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)