Konu:Türkiye'de üniversiteler ve bilim politikalarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:14
Tarih:15/12/2015


Türkiye'de üniversiteler ve bilim politikalarına ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de konuşmama başlarken başkan vekilimizin yeni görevini tebrik ediyor ve heyete saygılarımı sunuyorum.

Profesör Doktor Aziz Sancar'ın 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanması ulusal anlamda bizim için çok önemli bir gelişmedir. Aynı zamanda, bu ödül bizim birtakım sorgulamaları yapmamıza da neden olmuştur. Ödülü alan bir Türk bilim adamıdır fakat ödülün gittiği bir Amerikan üniversitesidir. Burada sorulması gereken temel soruyu, bu imkân ve şartlarda Türkiye'de bilimsel anlamda oluşturulabilecek üniversite sistemimiz ve bir bilim politikamız var mı, yok mu sorusunu da bize beraberinde sorgulatmaktadır.

Ve Türkiye'nin stratejik hedefleri belirlenmiş; kısa, orta, uzun vadeli seçenekleri olan bir bilim ve yükseköğretim politikasına olan ihtiyacı gecikmiş ve ertelenemez bir hâl almıştır. Bu planlama yapılmadığı için, yükseköğretime tahsis edilen kıt kaynakların etkin ve rasyonel olarak kullanılma imkânı da bulunmamaktadır. Ayrıca, ülkenin ciddi bir insan gücü planlaması ve bu plana bağlı olarak yükseköğretim politikasının yapılandırılmasına olağanüstü hızda bir ihtiyaç vardır. Artık, nicelik kadar niteliğe de odaklanılmalıdır. Maalesef, bugün, doktoralı insan sayısı bakımından OECD ülkeleri arasında sonuncu sıradayız. Bilginin ve kültürün öğrenildiği, sorgulandığı, üretildiği, formüle edildiği ve nihai olarak ilgili alanlarda üretime aktarıldığı üniversite modeli olmadan bilimsel anlamda dünyada söz sahibi olamayız. Üniversite kurmaktan önce üniversite felsefesi, bilimden önce bilim felsefesi, sanattan önce sanat felsefesi yerleştirilmediği sürece hakiki anlamda bir Türk üniversitesinden bahsetmek zor olacak. Üniversite bilim ve sanat felsefemiz henüz tam anlamıyla oluşturulamadığı için üniversite sayımız kaç olursa olsun, bunların felsefi anlamda gerçek bir üniversite olduğu tartışılacak bir pozisyondur.

Bahsettiğimiz temel uygulamalar hayata geçirildiğinde yeni Aziz Sancarlar Türk eğitim sistemi içerisinden de çıkacaktır. Bu anlamda, değerli hocamızı şahsım, Osmaniyeli hemşehrilerim ve mensubu olduğum camia adına tebrik ediyor, sağlık ve huzur içerisinde daha nice bilimsel çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum.

Aziz Sancar Hocamız bize sadece Nobel Ödülü alarak gurur yaşatmadı. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aziz Hoca aynı zamanda biyografisi ve ödül sürecinde ders niteliğindeki açıklamalarıyla da Türk milletinin ne kadar büyük ve güçlü bir aile olduğunu gösterdi. Aziz Sancar Hocamız, iç ve dış tehditlerin, terörün ülkeyi kaosa dönüştürücü eylemlerinin arttığı bugünlerde hem milletimize hem de Türkiye Büyük Millet Meclisine ışık tutmuştur; yurttaşlık hukuku ve bilincinin ne demek olduğunu bilmeyenlere, anlamak istemeyenlere duruşu, tavrı ve sözleriyle tekrar hatırlatmıştır.

Etnik kimlik tanımlaması üzerinden kendisine yöneltilen kasıtlı sorulara verdiği anlam yüklü cevaplarla Batı dünyasına da ırkçı ön yargılardan kurtulunması gerektiğini hatırlatmıştır. Hatırlatmak gerekirse uluslararası bir ajansın, ödül aldığı haberini duyar duymaz "Kürt müsünüz, Arap mısınız?" sorusu doğum yeri üzerinden sorulduğunda "Türk milletinin mensubuyum, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım." cevaplarıyla âdeta vatandaşlık hukukunun ve cumhuriyet değerlerinin, fırsatlar eşitliğinin bir eseri olduğu gerçeğini haykırmıştır.

Öte yandan, Aziz Sancar Hocamızın gerçek anlamda yerli, şuurlu, millî ve evrensel duruşu şahsı üzerinden bir folklor ve siyasal etnisite çıkartmaya çalışan anlı şanlı Bremen mızıkacıları medya mahfillerini ve birtakım çevreleri yaya bırakmıştır. Aziz Sancar Hoca kendisini cumhuriyetin kazanımlarının bir eseri olarak görür, başarısının arkasında cumhuriyetin vatandaşlık hukuku temeline dayanan, fırsat eşitliği sunan özelliğinin olduğuna dikkat çeker, bu vesileyle 19 Mayısta Anıtkabir'i ziyaret ederek ödülünü Ata'ya ithaf edeceği vurgusuyla da bir kez daha bu cumhuriyet değerlerinin ve kuruluş felsefesinin önemine atfen değerlendirmeler yapar.

Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi bugünkü konuşmasında da Aziz Sancar Bey'i tebrik etmiş, onu Türklüğüyle iftihar eden, değerleriyle bütünleşen, milliyetperver...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RUHİ ERSOY (Devamla) - ...kökünü ve geçmişini unutmamış, dünyaya mal olmuş, insanlığa örnek teşkil etmiş bir kahraman olarak tanımlamıştır.

Teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum efendim, sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)