Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:13
Tarih:10/12/2015


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

YASİN AKTAY (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Dünya İnsan Hakları Günü'nüzü tebrik ediyorum. Böyle bir günde, tabii, insan hakları söylemleri konusunda dünyanın çok derin bir ikiyüzlülük içerisinde olduğunu da bu vesileyle, sözlerime başlamadan önce bu kürsüden ifade etmek istiyorum. Eğer bu ikiyüzlülük olmasaydı dünyada, bugün, 380 bin kişinin katledildiği, kendi yönetimi tarafından katledildiği Suriye gibi bir yere insanlar bu kadar duyarsız kalmazlardı. Her gün, her saat, her dakikada Suriye'de insan hakları ayaklar altına alınmaktadır, her çeşit insan hakkı ihlalleri yapılmaktadır ama dünyanın ne yazık ki buraya gereken tepkiyi verdiğini söylemek çok zor. Hele hele Suriye'de pek çok kesim söz konusu olduğunda, dünyayı ayağa kaldıran gene de bazı durumlar varken, özellikle Bayır Bucak Türkmenleri konusunda, dünyanın öbür ucundan gelip, sözüm ona DAİŞ'e karşı mücadele adına, terörle mücadele adına buraya gelip âdeta DAİŞ pasaportu alan Rusya'nın veyahut da başka ülkelerin gelip burada DAİŞ'e hiç dokunmadan, sadece buradaki sivilleri katlettiği âdeta bir tiyatro izliyoruz; trajik bir tiyatro tabii ki, acı bir tiyatro; insanların hayatına mal olan, sivillerin, çoluk çocuğun hayatına mal olan, kitle göçlerine mal olan bir tiyatro izliyoruz burada.

Bu vesileyle, sözlerime başlamadan, yine de böyle bir genel görüşme önergesi dolayısıyla böyle bir konuyu gündeme getirdikleri için Milliyetçi Hareket Partisinin değerli milletvekillerine teşekkürlerimi ifade etmeyi bir borç addediyorum.

Değerli milletvekilleri, Suriye'deki ihtilafın bu ülkede yaşayan Türkmen kardeşlerimiz üzerindeki etkilerinin ve yarattığı sıkıntıların giderilmesi AK PARTİ iktidarının her zaman önceliği olmuştur. Biz, Türkmen kardeşlerimize yönelik desteğimizi Suriye'deki krizin başından itibaren her daim sürdürdük, hem de bu desteği verirken karşılaştığımız menfi propaganda ve yayınlara rağmen, verilen desteğe bin bir türlü çirkin yakıştırmalara rağmen, demin de duyduğumuz bir sürü çirkin yakıştırmalara rağmen kararlılığımızdan sapmadan bunu yaptık. Türkmen kardeşlerimiz de onlar için yapılanların, desteğin bilincindedir. Halkımız da Türkmen kardeşlerimiz için yapılanları bilmekte ve görmektedir. O yüzden, bu kürsüden "Siz Türkmenler için şimdiye kadar ne yaptınız?" gibi ithamlara veya sorulara sadece Türkmen kardeşlerimizin sözlerine kulak vererek cevap alabilirsiniz aslında. Bizim burada esasen söylemek... Sadece, Abdurrahman Mustafa'yı, Türkmen Meclis Başkanını dinlemenizi bu vesileyle tavsiye ederim.

Esasen, sözümün bu noktasında şunu ifade etmek istiyorum: Biz "Türkmen kardeşlerimiz" derken bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz, Suriye'deki toplumun bütün unsurları bizim kardeşlerimizdir. Suriye toplumunun bütün unsurları ile Türkiye toplumu arasında bir mütekabiliyet, bir karşılıklılık vardır. Suriye'de kim varsa Türkiye'de de aynısı vardır, Suriye'de Kürtler varsa Türkiye'de de Kürtler vardır; dolayısıyla Suriye'deki Kürtler de bizim kardeşlerimizdir, Suriye'deki Araplar da bizim kardeşlerimizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli kardeşlerim, demin ifade edildi, Türkiye Kürtlerin âdeta düşmanı gibi ifade edilmeye çalışıldı; bu sözleri teessüfle karşıladığımı buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye hiçbir zaman Kürtlerin düşmanı olmadı, Suriye'deki Kürtler hiçbir zaman Türkiye tarafından düşman olarak telakki edilmemiştir. Aksine...

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - PYD'ye ne diyorsun?

YASİN AKTAY (Devamla) - PYD... Güzel bir yere geldik. PYD Suriye'deki Kürtleri ne kadar temsil ediyor ve kimlerle kucak kucağa oturmuş durumda, o soruya önce bir cevap vermemiz gerekiyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır) - Kararı sen mi vereceksin?

YASİN AKTAY (Devamla) - PYD hakkında konuşuyorum, sizin hakkınızda konuşmuyorum.

PYD, ne yazık ki... Bakın, Suriye'de 11-12 tane çok güçlü Kürt örgütü vardır; PYD, her şeyden önce o 11 Kürt örgütünün hepsini tasfiye etmek suretiyle bir Kürt düşmanlığı sergilemiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, PYD'nin tasfiye ettiği, zulmettiği, sürgün ettiği -Kuzey Irak'a sürgün edilen Kürtlerin haddi hesabı yoktur- o Kürtlere yine kucak açan Türkiye olmuştur. Türkiye, Suriye'deki trajediden nasibini en acı biçimde almış, oraya karşı en insani tepkiyi ortaya koymuş olan ülkedir ve bununla gurur duyuyoruz. Bizim, bugün, dünyada gurur duyacağımız çok önemli bir vakamız vardır. Bütün dünyada Suriye'den 2 milyon insanın...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yasin Bey, "MİT tırlarıyla IŞİD'e silah gönderdik." diye siz demiştiniz değil mi?

YASİN AKTAY (Devamla) - ...ne ırkına ne cinsine ne milliyetine ne dinine ne mezhebine hiçbir şekilde bakmaksızın...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Yasin Bey, "IŞİD'e silah gönderdik." diyen sizdiniz değil mi?

YASİN AKTAY (Devamla) - ...hiçbir şekilde bakmaksızın...

BAŞKAN - Sayın Tanal, müdahale etmeyelim konuşmacıya.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - IŞİD'e silah gönderdiklerini basına açıklamıştı, onu bir açıklasın.

YASİN AKTAY (Devamla) - ...onları Türkiye'ye kabul eden ve onlara en insani muamele eden Türkiye'dir. Ve bununla -esasen siz de bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunuzu hatırlarsanız- bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ne kadar gurur duysanız azdır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yarın torunlarınız, belki siz değil ama torunlarınız bugün AK PARTİ yönetiminin Türkiye'de yapmakta olduğu şeylerden gurur duyacaktır. (CHP ve HDP sıralarından gürültüler)

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Utanıyoruz, utanıyoruz!

MAHMUT TANAL (İstanbul) - 17-25 hırsızlığından gurur duyacak bir Türkiye yoktur!

YASİN AKTAY (Devamla) - Türkiye...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hırsızlık, yolsuzluk yapan bir iktidarın...

BAŞKAN - Sayın Tanal... Sayın Tanal, lütfen...

YASİN AKTAY (Devamla) - Sen bir sus, sen bir sus, senin hesabını kim görecek, dur daha!

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hırsızlık ve yolsuzluğun neyinden gurur duyacağız biz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Tanal, her hatibe müdahale etmek durumunda değilsiniz. Sayın Tanal, lütfen... (CHP sıralarından gürültüler)

Sayın milletvekilleri...

Genel Kurula hitap edin Sayın Aktay, buyurun.

YASİN AKTAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bizim desteğimiz...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Başkan, "IŞİD'e silah gönderdik." diyen arkadaşımız; yolsuzluğu yapan bir iktidardan nasıl gurur duyacağız?

BAŞKAN - Sayın Tanal, olmuyor ama, Meclisin mehabetine uymuyor, lütfen.

YASİN AKTAY (Devamla) - Bizim desteğimiz her zaman...

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Meclisin mehabeti hırsızlık ve yolsuzlukları kapatmak değil, üzerini açmaktır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Tanal, yakışmıyor.

YASİN AKTAY (Devamla) - Sayın Tanal...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Aktay, siz devam edin, Genel Kurula hitap edin.

YASİN AKTAY (Devamla) - Bunu süreden herhâlde düşürürsünüz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Devam edin, süreyi artırmayacağım, lütfen.

YASİN AKTAY (Devamla) - Ben muhatap almak istemiyorum ama illa ki bir şekilde insicamı bozuyor ne yazık ki.

BAŞKAN - Genel Kurula hitap edin Sayın Aktay.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Değmez Sayın Aktay, değmez.

YASİN AKTAY (Devamla) - Değmez, hakikaten değmez; onun için ben duymuyorum bile fakat sizin duymanız biraz zor oluyor.

BAŞKAN - Sayın Aktay, Genel Kurula lütfen...

YASİN AKTAY (Devamla) - Bizim desteğimiz her zaman kapsamlı ve anlamlı bir nitelik arz etmiştir. Suriyeli Türkmenlerin Suriye'nin geleceği üzerinde de seslerini hak ettikleri ölçüde ve birlik, beraberlik içinde duyurmalarını teminen onların siyasi alanda ortak hareket etmelerini de daha önce hiçbir iktidarın yapmadığı ölçüde temin ettik. Bir siyasi çatı oluşum olarak Suriye Türkmen Meclisinin kurulup zemin kazanmasına öncülük ettik. Aynı şekilde, sosyal yönden, insani ihtiyaçlarının temini yönünden, kendilerini daha iyi savunabilmelerinin temini yönünden, siyasi kabul yönünden her zaman Türkmen kardeşlerimizle bir olduk, beraber olduk, olmayı da sürdüreceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Kardeşlerimizin arazide maruz kaldıkları rejim ve Rusya hava saldırıları baskısının son dönemde yoğunlaşmasının ve Rus uçaklarının Suriye'nin kuzeybatısında Yayladağı Sınır Kapımıza çok yakın mevkideki Türkmen Dağı civarındaki Bayır Bucak Türkmen bölgesini, Salma, Acısu, Fırınlık gibi Türkmen köylerini ağır bombardımana tutmasının, rejim güçlerinin Ruslarla ve Irak'tan getirilmiş Şii milislerle beraber aynı mevkiye kara operasyonu yürütmesinin, anılan dağın batısındaki Kızıldağ'da iki nokta ile dağın güneyindeki Züveyk köyünün yarısının bahse konu kuvvetler tarafından ele geçirilmesinin öğrenilmesi üzerine, derhâl gerekli girişimler yapılmıştır.

Öncelikle, Dışişleri Bakanlığına çağrılan Rusya'nın Ankara Büyükelçisine arazideki gelişmeler hakkındaki bilgiler aktarılarak yapılanın terörle mücadele değil, sivil Türkmen köylerini bombalamak olduğu, bunun ülkemizde büyük tepki yarattığı, sivillerin öldürüldüğü ve sınırımızda yeni göç hareketlerinin başlamasına sebebiyet verildiği vurgulanmış, izahı mümkün olmayan operasyonlar protesto edilip kınanmış ve derhâl durdurulması istenmiştir.

Ayrıca, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Devlet Başkanı Putin'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov'la da görüşülmüş, tepkimiz ve beklentilerimiz aktarılmıştır.

Sayın Dışişleri Bakanımız ABD Dışişleri Bakanıyla bir telefon görüşmesi yaparak gelişmelerden duyduğumuz endişeleri ve beklentilerimizi vurgulamıştır. ABD'nin Ankara Büyükelçisi nezdinde de benzer bir girişim yapılmıştır.

Suriye Türkmenlerine yönelik bu operasyonlar hakkında uluslararası diplomatik girişimlerde bulunulmuş, bu çerçevede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanına ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine bir mektup gönderilerek Türkmen Dağı bölgesine yönelik hava bombardımanları ve kara harekâtından duyduğumuz ciddi endişe dile getirilmiş, Hizbullah destekli rejim güçlerinin gerçekleştirdikleri bu operasyonun ve Rusya Hava Kuvvetlerinin demet nitelikli mühimmat da kullandıkları yoğun hava bombardımanının önemli miktarda sivil can kaybına yol açmış olduğu vurgulanmış, harekât neticesinde binlerce sivilin sınırımıza doğru hareketlendiği ve 2 bin kadarının ülkemize giriş yapmış oldukları kaydedilmiş; Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Birleşmiş Milletler ajanslarının sivillerin hedef alınması karşısında harekete geçmesi talep edilmiştir.

Harekâtın yol açtığı insani sıkıntılar karşısında ilgili makamlarımız derhâl harekete geçmiştir. AFAD, sınıra mücavir Yamadi bölgesinde 2 bin Türkmen için 570 çadır kurmuştur. STK'lardan temin edilen battaniye, bebekler için tulum ve benzeri yardım malzemesi Hatay Valiliğine gönderilmiş...

Sayın Başkan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Süreyi uzatmayacağım, lütfen tamamlayın.

YASİN AKTAY (Devamla) - Ama bayağı süremden aldılar. Ben...

BAŞKAN - Olsun, süreyi uzatmayacağım, adil bir şekilde herkese aynı uygulamayı yapıyorum Sayın Aktay.

YASİN AKTAY (Devamla) - Peki.

BAŞKAN - Lütfen bitirin, cümlenizi bağlayın.

YASİN AKTAY (Devamla) - Türkmen Dağı'na yönelik rejim baskısı kuzey ve güneyden sürmekle birlikte çatışmaların yoğunluğu cuma gününe kıyasla daha düşük seyretmektedir. Türkmen unsurların karşı taarruzları mevcuttur. Bu çerçevede Zahi Tepesi muhaliflerce geri alınmıştır.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Aktay.

YASİN AKTAY (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)