Konu:Türkiye'yi ayrıştırıcı ve bölücü ifadelerin Anayasa'nın lafzına ve ruhuna aykırılık teşkil ettiğine ve Türkiye'de yaşayan herkesin tüm kültürel haklarını engelsiz olarak kullanabildiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:13
Tarih:10/12/2015


Türkiye'yi ayrıştırıcı ve bölücü ifadelerin Anayasa'nın lafzına ve ruhuna aykırılık teşkil ettiğine ve Türkiye'de yaşayan herkesin tüm kültürel haklarını engelsiz olarak kullanabildiğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bu tür ifadelerin, öncelikle, üzerine hepimizin yemin ettiği Anayasa'mızın lafzına, özüne, ruhuna aykırılık teşkil ettiğini bir kez daha hatırlatmamız gerekiyor ve hiç kimsenin de böyle bir aykırılığa düşmemesi gerekiyor ettiğimiz yeminin bir gereği olarak. Ayrıca, bu tür ifadelerin temel amacının Türkiye'yi ayrıştırmak, bölmek olduğunu da yine herkes çok iyi biliyor, ne denirse densin. Bu amaca yönelik olarak, etnik özelliklerden yola çıkarak siyasi hedefler peşinde koşmanın hiçbir anlamı yoktur, sonuç da hiçbir şekilde değişmeyecektir. Bu millet bedelini çok ağır bir şekilde ödediği bu topraklarda bir operasyon yapılmasına -hangi şekilde olursa olsun- bugüne kadar izin vermemiştir, bundan sonra da vermeyecektir. Bunu da herkesin bilmesi gerekiyor. Bunlar sadece çocuksu hevesler olarak kalmaya mahkûmdur. Bakın, geçmişte, tabii, çok acı olaylar yaşandı, tartışmalar söz konusu oldu ama bugün geldiğimiz nokta itibarıyla, geldiğimiz an itibarıyla, eksiklerine rağmen, Türkiye'de yaşayan herkesin etnik kökeni, siyasi düşüncesi ne olursa olsun tüm kültürel haklarını rahatlıkla, engelsiz yaşayabildiğini, ana dilini rahatlıkla konuşabildiğini ve kendisini ifade edebildiğini ve öğrenebildiğini...

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Konuşamıyor işte, konuşamıyor Parlamentoda.

DİRAYET TAŞDEMİR (Ağrı) - Nerede konuşuyor ana dilini?

BESİME KONCA (Siirt) - Nerede konuşalım, rüyamızda mı konuşalım ana dilimizi?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Öğrenebilmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştır ve bugün Türkiye bunu sağlayabilmektedir, sağlamaktadır ki gelişmiş birçok ülkede esasında bu tür ana dillere ve etnik kökenden gelen insanlara verilmeyen özellikler Türkiye'de bugün verilmektedir.

BESİME KONCA (Siirt) - Ne verilmiş? Bu kadar açık yalan söylemeyin ya!

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Ama bu yapılan siyasi bir taleptir, siyasi bir talebin ve Türkiye'yi kesinlikle bölmeyi hedefleyen, iyi niyetli olmayan bir amaca giden yolun planlanmış adımlarıdır. Buna benzer yöntemler daha önce farklı formatlarda denendi ama Türk milleti, içinde bütün etnik yapıları barındıran Türk milleti, bugüne kadar bunların hepsinin üstesinden gelmiştir. Tarihte başka tanımlamalar da vardır. Biz bugünü konuşuyoruz, reeli konuşuyoruz, reel Türkiye'yi konuşuyoruz. Tarihten gelen her türlü tanımlamaları siz bugüne irca etmek isterseniz bu işin altından kalkılmaz, içinden çıkılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti devleti diye bir yapı da kalmaz. Dolayısıyla, buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Hukuki olarak da, yasal olarak da buna benzer adımların atılmaması ve ifadelerin burada sergilenmemesi gerekiyor ve edilen yemine herkesin sadık kalması gerekiyor. Bu son derece önemlidir. Bu yemini herkes etti, bu ifadeleri kullanan arkadaşlar da etti. Dolayısıyla, tutarlı olmak açısından da bu hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)