Konu:10 Aralık İnsan Hakları Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:13
Tarih:10/12/2015


10 Aralık İnsan Hakları Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUSTAFA YENEROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bugün Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin 67'nci yıl dönümünü kutluyoruz. Beyanname ortaya koyduğu temel değerler, özgürlükler ve haklar ile uluslararası topluma yükümlülüklerini hatırlatan tarihî ve canlı bir belge olma özelliğini hâlen muhafaza ediyor.

Sözlerimin başında şu hususun altını çizmek isterim: İnsan hakları günlük siyasetin sınırlarına hapsedilemeyecek kadar önemlidir, kıymetlidir ancak, ilanından altmış yedi yıl sonra bile dünyanın muhtelif yerlerinde en temel insan haklarının ihlal edildiğini, yüz milyonlarca insanın bu haklardan mahrum bırakıldığını maalesef görüyoruz. Siviller, komşumuz Suriye'de eli kanlı bir rejimin elinde; Yemen, Irak, Mısır, Afganistan ve Libya gibi kardeş ülkelerde terör örgütlerinin saldırılarında hayatlarını kaybediyorlar. Zulüm cezasız kalırken hatta çıkarlar adına görmezden gelinirken mazlum ve mağdurların çığlıkları, sağır kulaklarda, kör gönüllerde yankı bulmuyor, Aylan bebekte görüldüğü üzere insanlık Ege denizlerinde batıyor.

İnsanın değersizleştirdiği hiçbir dünyada, hiçbir şeyin anlamı yoktur. Ekonomik ve sosyal krizlerin de etkisiyle ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, İslam düşmanlığının körüklendiğine dünyanın her yerinde şahit oluyoruz. Bilhassa farklı dinî ve kültürel yapıya ait azınlıklar özgürlük alanlarını kaybetmekte ve toplumsal hayattan dışlanmaktadırlar. Bugün birçok Batı ülkesinde dili, dini, rengi ve kültürü dolasıyla vatandaşlarımız ötekileştirilmekte, İslam düşmanlığı gün geçtikçe artmakta ve nefret söylemleri kitleselleşmektedir. Yakın tarihimizde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız NSU terör örgütü örneğinde olduğu gibi, Almanya'da olduğu gibi ırkçı saldırıların ve katliamların hedefi olmuştur.

Aynı şekilde PKK terör örgütünün saldırıları, tuzakları ve hendekleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kardeşlerimizin hayatını âdeta zindana çevirmiştir. Cinayet şebekelerinin ihtiraslarının bedelini ne yazık ki rahmetli Tahir Elçi gibi aydınlar, kanaat önderleri ve masum sivil halk ödüyor. Olayları çarpıtmak sonuçta vakıayı değiştirmiyor. Sadece ekmeğinin peşindeki esnaf, okula giden öğrenci, hasta almaya giden ambulans şoförü, şifa dağıtan doktor, güvenliği sağlayan polis ve asker terör saldırılarının kurbanı oluyor. Hükûmetimiz bir taraftan kamu düzeninin tesisi için yoğun çaba sarf ederken diğer taraftan da özgürlük güvenlik dengesine azami hassasiyet göstermektedir. Hem ülkemizde yaşayan 78 milyonun hem de yurt dışında yaşayan 6 milyon vatandaşımızın hak ve hukukunu korumanın ve dünya mazlumlarının sesi olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Kadim siyasal bilincimizin temelini dokuyan "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." ilkesinden hareketle, insan onurunu zedeleyen hiçbir uygulama ve politikanın meşru gösterilmeyeceğine ve görülemeyeceğine inanıyoruz. Barış ve özgürlük kavramlarının terörün kanlı eylemlerini örtmek için istismar edilmesine karşı çıkıyoruz. Bilakis onun içini doldurarak tüm bölgemize hakim kılmanın mücadelesini veriyoruz. Bugün Arap, Kürt, Türkmen, Ezidi, Şii, Sünni, Nusayri, Hristiyan, Musevi demeden, insana sadece insan olarak bakan herkese elini uzatan bir Türkiye var. Bugün hem kendi vatandaşlarına hem de Suriye ve Irak'taki iç savaş nedeniyle vatanını terk etmek zorunda kalan 2,5 milyon insana sahip çıkan bir Türkiye var. Bugün azınlıkların hakları başta olmak üzere, özgürlükleri genişleten, eski korkuları yıkan bir Türkiye var.

Çok saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye'nin korkarak, çekinerek, tereddüt ederek varabileceği hiçbir seviye yoktur, yakalayabileceği hiçbir hedef yoktur. Türkiye'nin son on üç yılı hemen her alanda sesiz devrimlerin yaşandığı, demokrasinin güçlendiği, vesayet odaklarının gerilediği bir dönem olmuştur. Son on üç yıl içerisinde kaldırılan her yasak, her kısıtlama toplumda huzurun, birlik ve beraberliğin artmasına zemin hazırlamıştır. Farklı dil ve lehçelerde konuşmanın, yayın yapmanın, propaganda yapmanın; üniversitelerde, ortaokul ve liselerde, özel okullarda, kurslarda öğretilmesinin önü açılmış, Türkiye bölünmemiş, daha da güçlenmiştir. İnançların ifadesi ve ibadetlerin ifası önündeki engeller kalktıkça Türkiye daha mutlu, daha mesut, daha öz güvenli bir ülke konumuna yükselmiştir. On yıllardır son derece manasız bir şekilde sürdürülen başörtü yasağının kalkması öyle birilerinin iddia ettiği gibi toplumda infiale yol açmamış, rejimi değiştirmemiş, aksine toplumun normalleşmesini sağlamıştır. İnşallah bu özgürlükçü ve reformcu ruh önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Yılmadan, yorulmadan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA YENEROĞLU (Devamla) - ...terör örgütlerinin ve eski Türkiye kalıntısı vesayet odaklarının sabotajlarına aldırmadan yolumuza devam edeceğiz.

Kıymetli vekillerim, bu düşüncelerle sözlerime son verirken aziz milletimizin ve tüm dünya toplumlarının 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nü tebrik ediyor, tüm milletvekili arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)