Konu:Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın Sataşma Nedeniyle Yaptığı Konuşması Sırasında Şahsına Sataşması Nedeniyle Konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:11
Tarih:08/12/2015


Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, tabii, Sayın Grup Başkan Vekili benim kışkırtıcı bir dil kullandığımı söyledi. (AK PARTİ sıralarından "Doğru söyledi." sesleri) Şimdi, tabii, insan geçmişe bakınca, siyaseti de biraz bilince, geçmişte yapılanları da görünce bazen bunları söylemek gerekiyor çünkü -bunu içtenlikle söylüyorum- Türkiye tarihinde hakikaten sizin kadar algı yöneten, sizin kadar dün "siyah" dediğine bugün "beyaz" diyen bir siyasi parti gelmedi. Bakın, siz, hepiniz, burada birçoğunuz -belki göz göze geliyoruz- bugün "paralel yapı" dediğiniz, "FETÖ" dediğiniz, "terör örgütü" dediğiniz Hoca Efendi hazretlerinden -sizin deyiminizle söylüyorum, biz hiç öyle demedik- randevu talep ediyordunuz, araya gazeteci... (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bak, sen de almışsındır mutlaka, sen de istemişsindir mutlaka, belki vermemiştir.

BAŞKAN - Şahsiyetle uğraşmayalım, Genel Kurula hitap edelim.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Sayın Aydın, sizin gidip gitmediğinizi bilmiyorum.

Bunları söyleyince siz bozuluyorsunuz, üzülüyorsunuz. Bunlar gerçek, bunlar gerçek. Bakın arkadaşlar, bunlar gerçek. Ya bu gerçek değil mi? AKP'li belediyelerde Zaman gazetesi zorla abone edilmiyor muydu Sayın Grup Başkan Vekili, siz rektörlük yaptınız?

ALİM TUNÇ (Uşak) - Şimdi size bedava geliyor, bedava, bedava!

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - "Ne istediniz de vermedik?" dedi, "Ne istediniz de vermedik?"

VELİ AĞBABA (Devamla) - "Ne istediniz de vermedik?" diyen o değil mi? Efendime söyleyeyim, daha mayıs ayında, 2013'ün Mayıs ayında gidip Hoca Efendi'yle konuşan Sayın Bülent Arınç değil mi? Şimdi bunları söyleyince üzülüyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bakın, başka bir şey söyleyeyim ben size: Değerli arkadaşlar, bu çözüm sürecinde hani bizi çözüme karşı olmakla suçladınız ya -siz suçladınız Sayın Başkan- biz o zaman da aynı şeyleri söylüyorduk, "Kürt sorunu Türkiye'nin önündeki çözülmesi gereken en temel meseledir." diyorduk, "Kan mutlaka durmalıdır." diyorduk. Siz ne yaptınız? Bu meseleyi birilerine havale ettiniz. Ben, İmralı'yla flört ederken iyiydi, şimdi, 7 Haziranda aldığınız sonuçtan sonra memnun olmadınız, bozuştunuz diyorum.

ALİM TUNÇ (Uşak) - 1 Kasımda ne oldu?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Başka bir şey söyleyeyim değerli arkadaşlar, başka bir şey söyleyeyim: Bakın, bunu yüzünüze vurmaya devam edeceğim, o geçmişte yaşanan hukuksuzluklarda, geçmişte yaşanan şeylerde yaptıklarınızı yüzünüze vurmaya devam edeceğim, bunu bilin. Buna öfke mi dersiniz, kışkırtıcılık mı dersiniz, ne derseniz deyin, bundan geri durmam.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) - Hakaret yok, hakaret yok.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, o Balyoz davasını izledim, Askerî Casusluk davasını izledim, KCK'sini, Oda TV'sini, Devrimci Karargâhı'nı izledim ve...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Ağbaba.

MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Siz önce kendi geçmişinize bakın.

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...bunun hesabını sizden sormak benim boynumun borcu. (CHP sıralarından alkışlar)