Konu:17-25 Aralık süreciyle ilgili gizlilik kararı bulunduğuna, cumhuriyet savcılıklarınca yürütülen soruşturma sonuçlandıktan sonra belge ve bilgilere ulaşamama gibi bir durumun söz konusu olmadığına ve bu konuda Anayasa ile hukuka uygun işlem yapıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:11
Tarih:08/12/2015


17-25 Aralık süreciyle ilgili gizlilik kararı bulunduğuna, cumhuriyet savcılıklarınca yürütülen soruşturma sonuçlandıktan sonra belge ve bilgilere ulaşamama gibi bir durumun söz konusu olmadığına ve bu konuda Anayasa ile hukuka uygun işlem yapıldığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

17-25 Aralık olayları çok uzun bir zaman -hatta yıllar diyebileceğimiz- dilimi içerisinde belki de Türk siyasi tarihinde en çok tartışılan konulardan bir tanesi oldu.

Öncelikle, işin hukuki boyutunu biraz önce Sayın Başkan siz ifade ettiniz. Ayrıca, yani bir gizlilik kararı var ama buna rağmen biz biliyoruz ki, bütün o iddialarla ilgili tüm metinlerin, yine iddialarla ilgili -tırnak içerisinde söylüyorum, iddialarla ilgili- tüm konuşmaların, "tape"lerin hepsinin herkes tarafından bilindiği, servis edildiği ve ellerinde bulunduğunu biliyoruz. Yani, o gizlilik kararına rağmen o dosya münderecatı gizli kalmamıştır, hepsi, siyasi parti grupları da dâhil olmak üzere, herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bir konuma getirilmiştir. Dolayısıyla, buradan yola çıkarak, yani o uygulama nedeniyle o iddialarla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamıştır. Resmî olarak, resmî kanaldan ulaşılamamıştır ama bu bütün topluma servis edilmiştir, bunu da biliyoruz; bütün belgeler, bütün bilgiler, bütün "tape"ler. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum: O değerlendirmeyi yapanlar, o konuda görüş, kanaat belirtenler bu bilgilerden rahatlıkla, özgürce düşüncelerini ifade edebilmeleri açısından bir mahrumiyet yaşamamışlardır, o bilgilere ulaşamama gibi bir durum, o belgelere ulaşamama gibi bir durum söz konusu olamamıştır. Dolayısıyla, konuşulmadık hiçbir şey kalmamıştır, bilinmeyen hiçbir şey yoktur.

Şimdi, biraz önce ifade edildi, bütün bu iddiaların AK PARTİ çoğunluğu tarafından kapatıldığı, ortadan kaldırıldığı ve örtbas edildiği şeklinde. Bugün, yeni değil, daha önce de sık sık gündeme gelen ifadeler biraz önce söz konusu oldu. Şimdi, bir sistem var, bir düzen var; bir iddia olduğu zaman işte, bakanlarla ilgili, nasıl yürütüleceği Anayasa'mızda belli harfiyen, hangi aşamada kim neler yapmaya yetkili, nasıl soruşturulacak, bu soruşturma nasıl olacak, nasıl Yüce Divana gönderilecek ya da gönderilmeyecek, oylama biçimi, hepsi belli. Ve soruşturma komisyonu da biliyorsunuz bir yargı yetkisi kullanıyor...

OKTAY VURAL (İzmir) - Yargı yolunu açıyor, yargı.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - ...yargı gibi bu işlemleri yerine getiriyor.

Sonuç itibarıyla, Anayasa'mızda bu tür iddialar söz konusu olduğunda nasıl yürütülmesi gerekiyorsa ona uygun bir şekilde, harfiyen ona uygun bir şekilde bu işlemler yürütülmüştür. Burada herhangi bir itiraz var mı? Yok. Yani komisyonların kurulması, komisyonların karar alma biçimi, çalışma biçimi vesaire. Denilen şu: "Efendim, AK PARTİ'nin çoğunluğu var ve çoğunluğunu kullanarak Yüce Divana gidilmesi engellendi ve bu şekilde kapatıldı."

Değerli arkadaşlar, eğer usulüne uygun, yönteme uygun, hukuka uygun, Anayasa'ya uygun bir şekilde bir işlem yapılıyorsa bunun sonucunda ortaya çıkacak olan kararın yasa dışı, hukuk dışı olduğunu hiç kimse söyleyemez, böyle bir iddiada bulunamaz. Yani eleştirebilirsiniz, kanaatinizi söyleyebilirsiniz; o ayrı bir konu ama sonuç itibarıyla, bugün ya da yarın, geçmişte, bizden önce, bizden sonra böyle bir konu gündeme geldiğinde yine aynı yöntemle soruşturulacak, yine aynı şekilde oluşturulacak soruşturma komisyonları tarafından, yine iktidar partisinin ya da çoğunluğu sağlayan partinin ağırlıkta olduğu bir soruşturma komisyonu tarafından yapılacak bu işlemler; orada oylamalar yapılacak, aynı, usulüne göre yapılacak. Dolayısıyla, bunun başka alternatifi yok, alternatifi yok.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani "Yine aklarız." diyorsunuz.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Bakın, "bizden önce" diyorum, bizden sonrasını örnek için söylüyorum. Dolayısıyla, burada "aklama" ifadesi ne hukukidir ve kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır, doğru da değildir...

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Niye Yüce Divana göndermediniz? Yüce Divana gönderseydiniz, neden korktunuz?

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - ...bunun başka alternatifi yoktur. (CHP sıralarından gürültüler) Arkadaşlar, izin verin, bakın, lütfen... Kanaatimizi söylüyoruz burada, düşüncelerimizi ifade ediyoruz tıpkı sizler gibi. Yani buna katılırsınız, katılmazsınız; o ayrı bir konu ama kanaatlerimizi izin verirseniz paylaşalım burada, tabii, tamamlayalım.

Dolayısıyla, burada, bütün arkadaşlarımız, tıpkı geçmişte diğer siyasi partilerin iktidarda olduğu, başka bir siyasi partinin iktidarda olduğu dönemlerde kurulan soruşturma komisyonları gibi ve gelecekte de yine aynı şekilde kurulacak soruşturma komisyonları gibi, hangi hassasiyetle, hangi kaygıyla, hangi ahlaki değerlerle karar veriyorsa, vermişse, aynı şekilde 17 ve 25'e ilişkin de soruşturma komisyonu aynı mantıkla, aynı hassasiyetle karar vermiştir; arada hiçbir fark yoktur...

AYTUĞ ATICI (Mersin) - "Beni yargılayın." diye yalvarıyordu.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Çünkü kural Anayasa'da belirtilmiştir, kural bellidir, kural aynıdır. Dolayısıyla, yapılan hukukidir, hukuki olarak yapılmıştır.

İşin bir başka boyutu...

BAŞKAN - Sayın Canikli, bitirelim, konu uzadı.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Bakın, hepsi iddiadır. Bir defa bunu hukukun en temel kuralı olarak iddia olarak almak durumundayız.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - İddiaların araştırılması için Yüce Divana göndermeniz gerekirdi.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Anayasa'da böyle bir iddianın hangi usule göre soruşturulması gerekiyorsa, o usule göre, en ufak bir usul hatası yapmadan soruşturma da tamamlanmıştır, olay budur.

İkincisi, bakın...

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Hırsızı savunma!

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Niye kaçtınız yargıdan?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Lütfen...

Siyasi açıdan da bu konu bugüne kadar hiç konuşulmadığı kadar konuşulmuştur, başka hiçbir konu bugüne kadar ayrıntılı bir şekilde, siyasi olarak... Seçim döneminde, seçim meydanlarında, Mecliste, dışarıda, içeride sayısız kereler, grup toplantılarında konuşulmuştur, konuşulmuştur, konuşulmuştur, gündeme getirilmiştir. Yani işin siyasi boyutunu söylüyorum, bakın, hukuki boyutunu biraz önce ifade etmeye çalıştım, işin siyasi boyutunu söylüyorum...

BAŞKAN - Sayın Canikli, teşekkür ediyorum.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Sayın Başkan, lütfen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum, bitirelim.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Sayın Başkan, bir dakika... Sözlerimi tamamlayayım Sayın Başkan.

...siyasi olarak da gündeme getirilmiştir, her yerde tartışılmıştır ve milletimizin takdirine sunulmuştur.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Ya, bıraksaydınız da aklansalardı, niye engellediniz?

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Bıraksaydınız aklansalardı Sayın Canikli.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Milletimizin takdirine sunulmuştur ve milletimiz de takdirini kullanmıştır, takdirin nasıl olduğunu da 1 Kasım seçim sonuçları ortaya koyuyor.

Hepinize teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.