Konu:Başkan Vekili Ahmet Aydın'a görevinde başarılar dilediğine, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne, devletin kendi sistemine yönelik tehditleri ortadan kaldırma hakkına sahip olduğuna ve terör örgütleri tarafından tarihî değerlerimize yapılan saldırıları kınadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:11
Tarih:08/12/2015


Başkan Vekili Ahmet Aydın'a görevinde başarılar dilediğine, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne, devletin kendi sistemine yönelik tehditleri ortadan kaldırma hakkına sahip olduğuna ve terör örgütleri tarafından tarihî değerlerimize yapılan saldırıları kınadığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ben de tebrik ediyorum Sayın Başkan, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Engelliler Haftası nedeniyle bütün engelli vatandaşlarımıza buradan sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyoruz. Tabii, engelli vatandaşlarımızın toplumda engelli olmayan diğer insanlarla birlikte, yan yana, aynı şartlarda ve aynı imkânlardan faydalanarak yaşaması gerekiyor. Devletin, toplumun temel görevlerinden bir tanesi budur, bu olması gerekir. Bunu hep söylüyoruz, bunu hep konuşuyoruz ama bunun realize edilmesinde, hayata geçirilmesinde zaman zaman birtakım engeller çıkabiliyor. Önemli olan bütün bu söylemlerin hayata geçirilmesi. Tabii, bu da devlet açısından, hükûmetler açısından bu engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak ne yapılıyor, ne yapıldı sorusunun cevabıyla çok yakından bağlantılı, buna bakmak gerekiyor.

Herkes konuşur, herkes söyler ama esas olan engelli kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın taleplerinin yerine getirilmesidir. Bu açıdan bakıldığında, son yıllarda, engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak gerçekten çok ileri ve sosyal devlet kuralının da bir gereği olarak aynı zamanda, düzenlemeler yapıldığını biliyor ve görüyoruz. Bunun en somut yansıması hükûmetlerin bütçede bu amaçla ayırdıkları kaynaktır, rakamdır, somut olarak bununla ölçülür. Evet, konuşmalar güzel, hepsi önemli ama sonuç itibarıyla bunların nesnel, somut olarak yansıması gerekir. Bunun da yansıma yöntemi, biçimi ayrılan kaynaktır sonuç itibarıyla. Bu açıdan bakıldığında 2015 bütçesinde engelli vatandaşlarımız için doğrudan bunlara yönelik olarak ayrılan kaynağın miktarı 9,3 milyar lira civarındadır. Bu çok ciddi bir kaynaktır. Ha, yeterli midir? Elbette yeterli değildir ancak bir on yıl, on beş yıl öncesiyle kıyaslandığında "sıfır" denecek seviyeden bugün -9,3 milyar liralık- sadece engelli vatandaşlarımıza maaş, evde bakım yardımı, onun dışında diğer sorunlarının çözülmesine yönelik olarak aktarılan kaynaklarla birlikte toplam rakam 9,3 milyar liradır. Bunun not edilmesi gerekiyor. Elbette engelli vatandaşlarımıza bu bir hibe ya da bir ayrıcalık falan değildir, toplumun görevidir, kalanlarının görevidir ve o görevin bir gereği olarak yerine getiriliyor. Bunlar devam etmelidir, artarak devam etmelidir. Engelli vatandaşlarımız ancak bu şekilde toplumla, diğer bireylerle birlikte, yan yana, o farklılığı hissetmeden yaşayabilme imkânı elde edebilirler. Bunu da elbette yapmamız gerekiyor.

Tabii, devlet kendi sistemine yönelik olarak bir tehdit söz konusu olduğunda bu tehdidi ortadan kaldırma hakkına sahiptir ve bu refleksi her yerde gösterir Türkiye'de ve bütün dünyada. Son zamanlarda, biliyorsunuz, terör örgütünün buna yönelik olarak, bu amaca yönelik olarak yani sistemi bozmak ve devletin hâkimiyetini, egemenliğini en azından belirli bölgelerde ortadan kaldırmaya yönelik olarak birtakım çalışmalar ve faaliyet içerisinde olduğunu biliyoruz. Tabii, hiçbir devlet buna kayıtsız kalamayacağı gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti de bu anlamda sistemin sürdürülmesi ve bunun ortadan kaldırılmasını amaçlayan bu tür faaliyetlerin bertaraf edilmesi noktasında doğal bir hakka sahiptir ve devlet bu hakkını kullanıyor. En meşru hakkıdır. Yapılan bütün çalışmalar doğu ve güneydoğuda terör faaliyetlerinin bu amacının bertaraf edilmesine yönelik çalışmalardır. Elbette desteklenmesi gerekiyor ve bunlar yerine getirilirken insan haklarının korunması noktasında gereken bütün hassasiyet, azami hassasiyet gösteriliyor. Demokratik kurallar çerçevesinde, hukuk kuralları çerçevesinde bu yerine getirilmeye çalışılıyor, öyle de olması gerekir zaten. Yani, terörle mücadele yapılırken o gerekçe gösterilerek insan haklarının ihlali hiçbir şekilde savunulamaz ya da haklı gösterilemez. Hükûmetimizin bu çalışmalarının bu konuda çok dikkatli olduğunu biliyoruz, zaten aksi olsaydı çok farklı ortamlar, durumlar söz konusu olabilirdi.

Tabii, terörün hiç kuralı yok, hiçbir ilkesi yok, her türlü şeye saldırıyor; nizamı ortadan kaldırmak, düzeni bozmak için her türlü şeye saldırıyor. Tarihî değerlerimize yaptıkları saldırı da bunlardan bir tanesi. Bu ilk defa olmuyor, geçmişte de bunun sayısız örneklerini biz yaşadık, gördük Türkiye olarak. Elbette mücadele, genel anlamıyla, bu nizamın tesisi çerçevesinde bunların da bertaraf edilmesidir. Ama kınıyoruz elbette bütün bunları, terör örgütünün özellikle camilerimiz ve diğer tarihî değerler başta olmak üzere, hepsine yönelik olarak yaptıkları bu haksız, ahlak dışı saldırılarını da elbette kınıyoruz.

Bu çalışmalar, esasında, bunların bu saldırılarını da ortadan kaldırmaya yöneliktir, o boyutu da vardır. Hepimizin, herkesin, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının buna destek vermesi gerekir.

Ha, bu uygulama sırasında, ifade etmeye çalıştığım gibi, yanlışlıklar varsa elbette bunların üzerine gidilmesi gerekir, eleştirilmesi gerekir ya da hukuk ve demokratik kurallar çerçevesinde ne ile cezalandırılması gerekiyorsa mutlaka onun uygulanması gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Bundan taviz verilmesi mümkün değil. Ancak, temel olan, esas olan insan haklarının korunması ve terör faaliyetlerinin insanlarımızın o bölgede günlük hayatlarını çekilmez hâle getiren bu uygulamalarının bertaraf edilmesi. Çünkü en büyük sıkıntı, en büyük baskı terör örgütü tarafından o bölgede yaşayan vatandaşlarımıza yönelik olarak yapılmaktadır ve devletin yaptığı çalışmalar esas itibarıyla hem düzenin tesisi ama aynı zamanda ve esas olarak da o bölgedeki vatandaşlarımızın normal, insan haklarına uygun bir şekilde hayatlarını idame ettirmelerini sağlamaya çalışmaktır. Olay bundan ibarettir.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım.