Konu:Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Bakanlar Kurulu Programı'nın görüşülmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:6
Tarih:28/11/2015


Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Bakanlar Kurulu Programı'nın görüşülmesi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Mersin) - Sayın Başkan, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, değerli milletvekillerimiz; Türkiye Cumhuriyeti 64'üncü Hükûmeti adına yüce Parlamentoyu hürmetle, saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Öncelikli olarak bugün Diyarbakır'da hayatını kaybeden Tahir Elçi'ye ve şehit polisimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyor ve bu saldırıyı şiddetle, nefretle kınıyorum.

Değerli arkadaşlar, 1 Kasım seçimlerinin ardından 64'üncü Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti olarak yepyeni bir vizyonla milletimizin huzurundayız, yepyeni bir dönemin başındayız. Milletimiz 26'ncı Dönem Meclisinden çok şeyler bekliyor. Bu süreçte iktidarıyla muhalefetiyle Meclis çatısı altında bulunan siz bütün milletvekillerimizi tek tek tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Milletimizden bir kez daha aldığımız Türkiye'yi yönetme görevini en iyi biçimde yerine getireceğimize sizler adına, Hükûmetimiz adına söz veriyorum. 1 Kasım seçimlerinin başarısı ve buna bağlı olarak ülkemizi dört yıl daha yönetmek şerefi AK PARTİ'mizindir. AK PARTİ Hükûmeti milletimizin Hükûmetidir ve milletimizin hizmetkârıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk demokrasi tarihine altın harflerle yazılacak olan 1 Kasım seçimleri aynı zamanda milletimizin engin sağduyusunun tezahürüdür. Milletimiz içeriden ve dışarıdan her türlü kriz, kaos ve istikrarsızlık senaryolarına dur diyerek iradesini tecelli ettirmiştir. Yüksek katılım oranıyla, yüksek temsil gücüyle güçlü bir Meclis oluşmuş ve güçlü bir Hükûmet iş başına gelmiştir. 1 Kasım seçimlerinde milletimiz iradesini istikrardan yana, huzurdan yana, barıştan yana, büyümeden, gelişmeden, kalkınmadan yana kullanmıştır, yine, reformlardan yana kullanmıştır. Milletimiz, tercih ve katılımıyla Türkiye'nin bir ileri demokrasi ülkesi olduğunu, kim ne derse desin son sözü kendisinin söyleyeceğini, kim ne hesap yaparsa yapsın asıl hesabı kendisinin yapacağını dosta düşmana ilan etmiştir. Milletimize şükran borcumuz vardır, hizmet görevimiz vardır ve bu görev her şeyin üstündedir. AK PARTİ hükûmetlerinin siyasette ustası da yol göstericisi de Allah'a şükür milletimiz olmuştur.

Önümüzdeki dört yılda milletimize hizmet yolunda 2023 vizyonumuza uygun önemli reformlar gerçekleştireceğiz. Muhalefet partilerimizle daima sağlıklı bir diyaloğu hedeflerken yol gösterici eleştirilerinizden de her zaman yararlanacağız. Zira muhalefet kurumu demokrasinin olmazsa olmazıdır. Umuyoruz ki yeni dönemde demokrasimizin toplam kalitesine kalite katacak bir muhalefetle muhatap oluruz. Hep söylüyoruz, biz hep birlikte Türkiye'yiz. Gelin, milletin hizmetkârı olma yolunda var gücümüzle beraber çalışalım. Farklı düşüncelere sahibiz, farklı siyasi partilere mensubuz. Aramızda siyasi rekabet olabilir ama demokratik olgunlukla, birbirimizin hukukunu çiğnemeden siyaset yapmayı milletimiz bizden istemiştir. Önümüzdeki dönem bu anlamda büyük kazanımlar elde edeceğimiz bir dönem olacaktır. Yeter ki önce Türkiye diyelim, yeter ki siyasetin çıtasını düşürmeden, ülkemizin itibarı için, demokrasi için, hukuk için, adalet, kalkınma için hep beraber gayret edelim. Yeter ki -Cumhurbaşkanımızın sıkça vurguladığı üzere- temel meselelerde, millî meselelerde bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep beraber güçlü, zengin ve kalkınmış bir Türkiye olalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, on üç başarılı yılın ardından ilk günkü heyecan ve kararlılıkla bir kere daha yola çıkmaya hazırlanıyoruz. Türkiye'ye hizmet yolunda yeni bir sayfa açıyoruz. Bugün üzerinde görüşmeler yaptığımız hükûmet programı, on üç yılın başarılı tecrübelerinden alınan ilhamla gelecek yıllara, inşallah başarıyla gerçekleştireceğimiz hizmetlerin bir telifidir diye düşünüyoruz. Hükûmet programımız, aynı zamanda 2023 vizyonu çerçevesinde hazırlanmıştır. Önümüzde, Türkiye'yi büyük hedeflerine taşıyacağımız uzun bir yol var. 3 Kasım 2002'de milletimizden aldığımız emaneti yeni menzillere bu programla taşıyacağız. Geçmişimizi, köklerimizi, eserlerimizi, felsefemizi sadakatle sahiplenerek Türkiye'nin hizmetinde olacağız. Bizim önceliğimiz sadece ve sadece insandır, toplumdur, millettir.

Başbakanımızın 2023 sözleşmesinde ifade ettiği gibi AK PARTİ olarak siyasetimizin esası insan onurudur. Evet, her şey insan içindir. İnsanın hukuku, insan hayatının kalitesi siyasetin temel konusudur. Bu anlamda, inşallah önümüzdeki süreci insanımız için kazanımlarla dolu bir dönem olarak geçireceğiz. Bugüne kadar izlediğimiz yolu bundan sonra da sadece vatandaşlarımızın güvenini, rızasını almak için sürdüreceğiz. Aşkla, heyecanla, umutla önümüzdeki zorlukları aşacağız.

Sıkıntılı günlerden geçiyoruz ama Allah'ın izniyle aşamayacağımız engel yoktur. Yeter ki istikametimizi şaşırmayalım ve yeter ki milletimizin hukukunu korumayı esas alalım.

Seçim sonuçlarını konuşamadan, sevincimizi yaşayamadan yoğun bir gündem ülkemizi ve bölgemizi kuşattı ancak Hükûmetimiz tüm bu engelleri aşacak güçte ve kararlılıktadır. Her seçimde millet nezdindeki itibarımızın yükselişi elbette ki tesadüfi değildir. Bu yükselişle milletimizin huzuru, özgürlüğü, aşı, ekmeği, kısacası Hükûmetimizin sağladığı istikrar ortamı arasında doğrudan bir irtibat vardır. Tek emelimiz, tek arzumuz bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütün vatandaşlarının rızasını, onayını, duasını almaktır. Bu yeni dönemde de toplumumuzun her kesiminin meselelerine şefkatle ve adaletle eğileceğiz, çözümler üreteceğiz.

Hükûmet programımızın esası, ülkemizin, insanımızın gücüne güç katmaktır, yaşam kalitesini artırmaktır. 64'üncü Hükûmet olarak önceliğimiz, demokrasimizi ekonomik istikrarla birlikte geliştirmek, ürettiğimizi adalet ekseninde paylaşmak, gelir adaletsizliğini gidermektir. Bunun için, seçimden önce bütün partilerimizin ilan ettikleri ve mutabık kaldıkları yeni bir anayasa hedefimizi birlikte gerçekleştirmeliyiz. Cumhuriyetimizin 2023 hedeflerine darbe anayasasıyla, vesayet kurumlarıyla gidemeyiz. Bu konu sadece iktidar partisi olarak bizim meselemiz değil, bütün siyasi partilerin meselesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64'üncü Hükûmet her alanda vatandaşımızın arzusunu önceleyecektir. Buyurgan, çatık kaşlı, halkını azarlayan, üzen devlet modeli 2002 öncesinde kalmıştır. Son on üç yıldaki bütün çabalarımızın temelinde bu hastalıklı anlayışın en ufak bir izini bile bırakmama gayreti vardır. Biz, devlet ile millet arasında hiçbir ihtilaf alanı kalmayıncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. İnsanı yücelterek devletimize itibar kazandırmaya devam edeceğiz. Siyaset dışı araçlarla siyaseti baskı altına alan, vesayet oluşturan hiçbir güç Türkiye'yi eski günlere, eski tuzaklara, eski kapanlara döndüremeyecektir. Biz diyoruz ki: Devlet bütün milletimizindir, devlet bütün vatandaşımızındır. Dolayısıyla, bu ülkenin bütün imkânları ve kaynakları bütün vatandaşlarımızındır.

Burada, bu ülkede, Türkiye'de imtiyazlı zümreler olmayacak; vatandaşın, hakların, hukukun önüne geçerek "yasak" diyen kimse olmayacaktır. Türkiye özgür insanların ülkesidir. Tel örgü işlevi gören devlet eski Türkiye'de kalmıştır artık. OHAL'i kaldırdığımız gibi, devlet güvenlik mahkemelerini kapattığımız gibi, işkenceye "sıfır tolerans" deyip tedavülden kaldırdığımız gibi, faili meçhulleri yok ettiğimiz gibi Türkiye'de demokrasinin çıtasını en üst düzeylere çıkarmaya devam edeceğiz.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Ya, daha bugün Diyarbakır'da...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu idealimiz için büyük bir enerjimiz var, yüreklerimizde bitmez tükenmez bir aşk var. Yediden yetmişe bütün vatandaşlarımız emin olsunlar ki çözemeyeceğimiz hiçbir mesele yoktur. Türkiye Cumhuriyeti devleti 100'üncü yılına, inşallah, büyük bir uzlaşmayla bütün yaralarını sarmış, devasız görülen dertlerinden kurtulmuş, hastalıklarına şifa bulmuş olarak girecektir. Biz bütün azmimizle, heyecanımızla Türkiye'nin ekmeğini, aşını, huzurunu, mutluluğunu büyütmeye, özgürlük alanını genişletmeye azimliyiz, kararlıyız. Önümüzdeki süreçte, inşallah, Türkiye'ye yakışan, halkımızın da senelerdir beklediği anayasayı birlikte yapmayı hedefliyoruz. AK PARTİ, başından beri 82 Anayasası'nı darbe geleneğinin bir ürünü olarak görmüştür. Şu anki Anayasa hem bireysel özgürlükler hem de siyaset üzerinde baskı kuran güç kullanma arzusuyla oluşturulmuş bir Anayasa'dır. Yeni Türkiye ise yeni anayasasıyla kimsenin dışlanamayacağı, hiçbir vatandaşımızın ötelenemeyeceği bir Türkiye olacaktır.

AK PARTİ'nin hazırlamak istediği ve değerli katkılarınızı da beklediği yeni anayasanın temeli insan onuruna dayanmaktadır. Öyle bir anayasa yazalım ki herkes kendini o anayasada bulsun. "İşte, bu anayasa benim anayasam." diyebilsin. Öyle bir anayasa yapalım ki insana devlete karşı olan görevlerini hatırlatmasın, devletin insana karşı olan görevlerini hatırlatsın. Onun için geliniz gerçek manada sivil, yeni bir anayasa yapma fırsatını birlikte değerlendirelim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her partinin parti programı elbette farklı olabilir ve farklıdır da. Her hükûmetin hükûmet programı da farklı olabilir. Bunlar tartışılır, eleştirilir. Bu tartışmalar nasıl olursa olsun etki alanları bir yere kadardır. Ancak, Türkiye'nin millî meselelerinde inanıyorum ki bu Meclis geçmişte olduğu gibi bundan sonra da mutabakat hâlinde olmaya, tek yürek olmaya devam edecektir.

Dünyanın 1918'de bir hesabı vardı. Milletimizin ve Allah'ın hesabı bu hesabı bozdu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde istiklal mücadelemizi vererek Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan ettik. İnşallah 2023 yılında hep birlikte cumhuriyetimizin 100'üncü yılını idrak edeceğiz.

İstiklal Harbi'mizi yaparken bize "maceraperest" diyenler haksız çıktılar. Bugün Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren meselelere taraf olurken, sınırlarımızı korurken, mazlum ve mağdur halkların hamisi olurken de -maceraperest diyen kişiler için söylüyorum- tarihten bugüne kadar ders almadılar, zannediyorum ki bundan sonra da ders almayacaklar ama şunu da ifade etmek istiyorum: Allah'ın izniyle, tarih önünde bir kez daha bu ifadeleri kullananlar mahcup olacaklardır.

Türkiye, muhatapları kim olursa olsun ülkesini ve milletini koruduğu gibi dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların, mağdurların sesi olmaya, vicdanı olmaya devam edecektir. Türk milletinin vicdanı hiçbir şekilde körelmeyecek, nasırlaşmayacak, AK PARTİ iktidarları da milletin vicdanının sesi olmaya devam edecektir. Biz Türkiye olarak bizi ilgilendiren her meselede taraf olmak durumundayız. Bu taraf olma durumu körü körüne bir taraftarlık değildir. Türkiye'nin bekası söz konusuysa, Türkiye'nin millî menfaatleri söz konusuysa, kardeş halkların çektiği acılar söz konusuysa, dünya ne derse desin taraf olmaya sonuna kadar devam edeceğiz.

Suriye meselesinde de pek çok yönden tarafız; insan haklarından yana tarafız, demokrasiden yana tarafız, Suriye halkından yana tarafız, Suriye'nin bütünlüğünden yana tarafız, insanlığın vicdanından yana tarafız.

Evet, bize diyorlar ki: "Emevi Camisi'nde namaz kılacağınızı ifade ettiniz ama 2,5 milyon insanı dilenci pozisyonuna bir anlamda soktunuz." şeklinde bir ifade kullanıldı burada.

Sadece şunu söylerim: Allah'tan korkun! Allah'tan korkun! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İLHAN KESİCİ (İstanbul) - Öyle demedim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Siz, 2,5 milyon insanı sınır dışı etmek istediniz. Evet, buna sebep olan eli kanlı Esed'in elini sıktınız. Bu da size yakışmadı. (CHP sıralarından gürültüler)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Bodrum'da siz tatil yapıyordunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, biz Bodrum'da...

MUSA ÇAM (İzmir) - Esad'la tatil yapan kim, "kardeşim" diyen kim?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, biz Esed'le görüşürken Esed katliam yapmıyordu.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - "Kardeşim Esad" diyen sizdiniz, ne oldu da... Esad da mı kandırdı sizi yoksa? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ancak, Esed katliam yapmaya başladıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri gitmiş, kanlı Esed'in elini sıkmıştır, bunu milletimiz görmüştür sevgili kardeşlerim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Biz, o 2,5 milyon insanı ülkemize almakla onları ölümden kurtardık, işkenceden kurtardık, Esed'in zulmünden kurtardık. Allah kimseyi vatanından, memleketinden ayrılmak durumunda bırakmasın. Dünyada göçmenlere, mültecilere, yersiz yurtsuz kalanlara, evi ocağı yıkılanlara, ölümden kaçanlara Türkiye kucağını açmışsa, Türk milleti kucağını açmışsa bununla insan olarak iftihar etmek gerekir. Bu, insanlığımızın bir gereğidir, vicdanımızın bir gereğidir; tarihe karşı, coğrafyaya karşı, insanlığın geleceğine karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. Türkiye'nin mülteciler konusundaki tavrını dünya takdir ediyor, uluslararası insani yardım kuruluşları takdir ediyor, elini vicdanına koyan her vicdan sahibi takdir ediyor ancak bir tek muhalefet takdir etmiyor. Türkiye'nin Suriye konusundaki barışçı tavrına, insani tavrına, zulme karşı duruşuna karşı çıkmak insanlığa karşı çıkmaktır; zulüm karşısında sessiz kalmaktır. Biz Türkiye olarak bölgede huzur tesis edilene kadar, kan durana kadar mazlumların yanında, mağdurların yanında, Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Teröristlere silah göndererek mi Suriye halkının yanında oluyorsunuz? Bakın, Erdoğan şimdi itiraf etti "ÖSO'ya silah gönderiyoruz." diye. Sayın Bakan, böyle mi Suriye halkının yanında oluyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Yarkadaş, lütfen efendim, lütfen...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu konuda olduğu gibi ve diğer pek çok konuda da Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımızla birlikte haksız hücumlara maruz kaldı. Muhalefet el birliğiyle Sayın Cumhurbaşkanımıza muhalefet etmekte birleşti. Değerli arkadaşlar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 78 milyonun Cumhurbaşkanıdır. Her türlü siyasi tavır ve duruşun ötesinde Türk milletini ve Türkiye'yi temsil eden Sayın Cumhurbaşkanımız milletimizin hür iradesiyle seçilmiştir. Cumhurbaşkanımızın ve o yüce makamın her türlü kısır ve dar tartışmanın dışında ve üstünde olduğunu muhalefet bir türlü kabullenmek istemiyor. Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığı makamını eleştiri sınırını aşarak yıpratmaya kalkan kim olursa olsun karşısında bizi bulacaktır, milletimizi bulacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Herkesin Cumhurbaşkanıysa niye sizi karşısında buluyor? Sayın Bakan, madem herkesin Cumhurbaşkanı siz niye savunuyorsunuz sadece?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Paralel kumpaslarla meşruiyetini milletten değil millet düşmanlarından alanlar Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedefe koyarak esasıyla onu değil onun temsil ettiği milleti hedef almaktadır. Devlet içinde devlet olma hevesi güden her türlü paralel yapıyla milletimizin huzuruna, birliğine, dirliğine yönelen her türlü terör örgütüyle mücadele kesintisiz devam edecektir. Bunu yaparken Anayasa, yasalar ve hukuk sistemi içerisinde özenli hareket edilecek, vatandaşımızın hak ihlaline meydan verilmeyecektir.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Amma attın ha!

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) - Şu anda Derik'te sokağa çıkma yasağı var.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Can Dündar'ı haber yaptığı için...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şiddete bulaşan ve şiddeti körükleyenlerle anladığı dilden mücadele sonuna kadar devam edecektir. Terörle mücadeleyi, her türlü vesayet anlayışı ve paralel yapıyla mücadeleyi demokratikleşme çalışmalarıyla eş zamanlı yürütmeye kararlıyız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Parlamentoyla ilişkilerden sorumlu bakanın ilk günden üslubuna bak! Bundan sonra uzlaşmayı ara! İlk sınava bak!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka güncel konuya ilişkin de Genel Kurulumuza bilgi arz etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Hatay Yayladağı bölgesinde Türk hava sahasını ihlal eden ve o dakika itibarıyla milliyeti bilinmeyen bir uçak Hava Kuvvetlerimizce düşürüldü. İhlali yapan uçak beş dakikada 10 defa uyarılmış, sonuç alınamayınca daha evvel defalarca ilan ettiğimiz üzere uluslararası angajman kuralları çerçevesinde F-16'larımız tarafından müdahale edilmiştir. Türkiye, hava sahasının ihlali konusundaki hassasiyetini defalarca açıklamış ve uyarılarda bulunmuştur. Buna rağmen, kara ya da hava sahamızda bir ihlal gerçekleşiyorsa ona karşı her türlü tedbiri almak bizim hem hakkımız hem görevimizdir.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, yıllardır ileri düzeyde iş birliği içinde olduğumuz dostumuz, komşumuz Rusya'yla münasebetlerimizin bu hâle gelmesini elbette arzu etmezdik. Ancak bu konudaki tutumumuz nettir, angajman kuralları vatan savunmasının ve güvenliğinin bir gereğidir. Sayın Başbakanımız angajman kurallarının her ülke için geçerli olduğunu belirterek sınır güvenliği konusunda Türkiye'nin tavrını en açık ve anlaşılır şekilde dile getirmiştir. Türkiye olaya hamasi duygularla yaklaşmamış, bu süreçte krizin tırmanmasını engelleyecek adımları atarak olayı kontrol altına almaya çalışmıştır. Ama burada biraz önce Sayın Kesici tarafından Sayın Başbakanımıza yönelik bazı ifadelerde bulunuldu.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Hayırdır?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sayın Kesici özellikle talimatın, direktifin Sayın Başbakan tarafından verilmemesi gerektiğini ifade etti. Angajman kuralları, Sayın Kesici, Sayın Başbakanın direktifiyle verilir, bunu bilmemiz gerekiyor.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Suriye uçağı sandınız galiba?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, Sayın Başbakanın direktifiyle verilir.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Roboski'de de öyle miydi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Angajman kurallarında, Genelkurmay Başkanlığı veya Hava Kuvvetleri Komutanlığı kendi kararını alarak böyle bir uygulamayı yapamaz. Bu direktifi verecek olan ve veren seçilmiş Hükûmettir...

FERHAT ENCÜ (Şırnak) - Peki, Roboski'de ne yaptınız?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...seçilmiş Hükûmettir.

FERHAT ENCÜ (Şırnak) - Roboski'de kim emri verdi?

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Suriye uçağı sandınız galiba.

FERHAT ENCÜ (Şırnak) - Roboski'de kim emri verdi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Tüm kurumlarımız...

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - "Rus uçağı olsaydı düşürmezdik." dediniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bunun sorumluğu da elbette ki Hükûmetimize ve Sayın Başbakanımıza aittir.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - "Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik." dediniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Kurumlar seçilmiş hükûmetin emrindedir, bunu size hatırlatmak isterim, özellikle sizlere hatırlatmak isterim.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Daha uçağın milliyetini tespit edemiyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, yine, özellikle sınır ihlalinde bulunan uçağın nereden geçtiğini de biliyoruz değil mi? Hatay'dan geçti bu.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - "Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik." dediniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, herhâlde, şunu da söylemeliyim: Siz iktidarda olsaydınız, anlaşılan, sınır ihlaline onay verecektiniz. Ben buradan bunu anlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler) Evet, buradan bunu anlıyorum.

ZİYA PİR (Diyarbakır) - Sayın Kurtulmuş'a deyin bunları. Hükûmet Sözcüsü öyle demiyor. Hükûmet Sözcüsü öyle konuşmuyor.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Ciddi olun, ciddi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sayın Kesici Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten bahsetmiştir.

ZİYA PİR (Diyarbakır) - "Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik." diyor.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Rus uçağı sınırlarımızı ihlal edebilir mi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanetidir.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Rus uçağı ihlal edebilir mi?

BAŞKAN - Efendim, lütfen... Beyefendi...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanetidir; korumaya, kollamaya devam edeceğiz. Sınır ihlali yapılması hâlinde gereğini yine yapacağız sevgili kardeşlerim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Hatay'ı ziyaretinde Ayşe Fitnat Hanım'la bir araya gelir. Ayşe Hanım şunu söyler: "Paşam, kırk asırlık Türk yurdu Hatay düşman elinde. Bizi lütfen kurtarın." Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise "Kırk asırlık Türk yurdu Hatay düşman elinde esir kalamaz." der sevgili kardeşlerim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Alkışlanacak tek yeri konuşmanın.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye teröre nasıl karşıysa savaşa da öyle karşıdır. Ancak terör bahanesiyle Türkmen kardeşlerimize yapılan saldırılar karşısında seyirci kalamayız. Bayır Bucak Türkmenlerinin yaşadığı Lazkiye ve kuzeyinde terörist örgüt yoktur. O yüzden, yıllardır halkına zulmeden Esed ordusuna vereceği desteği açıkça savunamayanlar bunu terörle mücadele ambalajıyla satmaya kalkmasın.

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - IŞİD'i de anlat azıcık, IŞİD'i de anlat.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, evet, PKK nasıl terör örgütüyse DAİŞ de bir terör örgütüdür.

ZİYA PİR (Diyarbakır) - El Nusra?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - El Nusra da bir terör örgütüdür.

BAŞKAN - Sayın Erkek, lütfen müdahale etmeyiniz, Sayın Erkek, insicamı bozmayınız efendim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Keza, soydaşlarımıza yapılan saldırılar karşısında sessiz kalmamızı da bizden kimse beklemesin. Türkiye, tarihî, kültürel ve sosyolojik bağlarının bulunduğu Bayır Bucak Türkmenlerinin her zaman yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu, bizim kardeşlik hukukumuzun ve insanlığımızın gereğidir, aynı zamanda büyük devlet olmamızın gereğidir. Türkiye, özellikle de AK PARTİ hükûmetleri döneminde içinde yer aldığı bu coğrafyaya barışı ve adaleti getirmeye katkı sağlayacak gücünü çevresine hissettirmiştir. Türkiye'nin bu gücünden rahatsız olan çıkar grupları şüphesiz vardır ama biz bu çıkar gruplarının keyfine ve oyunlarına ram olacak bir ülke asla değiliz. Bizim davamız hak ve adalet davasıdır, özgürlük davasıdır. Asıl sorun, halkına zulüm yapan, zulümle ayakta durmaya çalışan yönetimlerdir. Sorunun kökeni, tamamen menfaat ilişkilerine endekslenmiş kimi devlet politikalarında aranmalıdır. Siyasiler arasında medyada, sosyal mecralarda maalesef milletimizi, dostlarımızı üzecek, düşmanlarımızı ise sevindirecek ifadelere rastlıyoruz. Oysa vatan savunması söz konusu olduğunda birlik, beraberlik her şeyden önce gelir. Bu aziz vatan, varlığımızın teminatı, bu ülkede yaşayan herkesin ortak değeridir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ hükûmetleri cumhuriyetimizin en reformcu hükûmetleridir, evet, en reformcu hükûmetleridir. AK PARTİ hükûmetlerinin en önemli özelliği, vesayet odaklarının talimatıyla icraat yapmamasıdır. Bize talimat verecek tek bir merci vardır...

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Saraydır.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...o da milletimizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Milletimizi ayak bağlarından kurtarmak, millet-devlet kaynaşmasını sağlamak, devlet işleyişini en kolay, en ulaşılabilir hâle getirmek için bu reformları yapıyoruz. Birey olarak her vatandaşımızın eşitliği, özgürlüğü, güvenliği, onuru için yine bu reformları yapıyoruz. Ülkemizin sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda dünyada saygın hâle gelmesi için bu reformları yapıyoruz.

64'üncü Hükûmet olarak 2002'den bu yana yaptığımız reformları kalıcılaştırmak, kurumsallaştırmak, güncellemek, yeni ihtiyaçlara cevap vermek için 6 temel alana öncelik verdik. Bunlardan bir tanesi demokratikleşme ve adalet reformu, bir diğeri eğitim reformu, kamu yönetimi reformu, kamu maliyesi reformu, reel ekonomide köklü değişim reformu, öncelikli dönüşüm programlarına ait reformlarımız. Evet, 6 reformumuzdan oluşuyor. Hükûmet programımızın geneline baktığınızda ise, insan odaklı bir yaklaşım içerisinde olduğumuzu göreceksiniz. Hemen hemen her bölüm insan odağı üzerine inşa edilmiştir, insan kalitesi, nitelikli insan altyapısı üzerine inşa edilmiştir.

Evet, Sayın Kesici şunu ifade etti, dedi ki: "Bu Hükûmet programı ürkek ve çekingendir." Ürkeklik ve çekingenlik asla bize yakışmaz, asla bize yakışmaz. Ürkek ve çekingen ruh hâline sizi millet 1 Kasım gecesi zaten sandıkta soktu değerli arkadaşlar. 1 Kasım gecesi zaten o ortama girdiniz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, zannedersem Hükûmet programını detaylı bir şekilde okumadınız. Evet, Sayın Kesici, demokratikleşme ve adalet reformu alanında, kısaca özetlemek istiyorum, siyasi etik kanunu, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, sivil toplum çerçeve kanunu, cemevlerine ve irfan merkezlerine hukuki statü verilmesi, kişisel verilerin korunması kanunu, devlet sırrı kanunu, Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin hayata geçirilmesi, daha çok sayıda sayabileceğim reformlar. Evet, bu reformların her birini teker teker hayata geçireceğiz, ancak anladığım kadarıyla reformlarla, demokratikleşmeyle çok fazla ilginiz yok, eğer ilginiz olsaydı bu bölümlere değinirdiniz diye düşünüyorum.

ZİYA PİR (Diyarbakır) - Sizin çok ilginiz olduğu için eğitim reformu yapıyorsunuz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, zamanım kısaldı, o nedenle özellikle Hükûmetimize yöneltilen bazı sorular var, onları öncelikli olarak cevaplandırmak istiyorum, eğer zamanım kalırsa yine Hükûmet programıyla ilgili düşüncelerimi sizlere aktaracağım.

Sayın Kesici vatandaşın cebine giren bir hesap yaptı. Doğru mu Sayın Kesici? Bu hesabı yaptınız, kendinize göre bir hesap yaptınız.

İLHAN KESİCİ (İstanbul) - Görelim hesabı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Elbette, doğru yanlış bir hesap yaptınız, size çok teşekkür ediyorum, ama ben de bir hesap yapmak istiyorum, madem siz böyle bir hesap yaptınız.

Evet, millî gelirimiz 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktı.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Borcumuz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Millî gelirimiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktı.

Kişi başına gelirimiz, evet, 3 bin dolardan 9 bin dolara çıktı.

Evet, ihracatımız 36 milyar dolardan 150 milyar dolara çıktı.

MUSA ÇAM (İzmir) - İthalat!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, şimdi geleceğiz, o bölümlere de geleceğiz.

MEVLÜT KARAKAYA (Adana) - Kamu varlıkları ne oldu?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, bizden önceki dönemlerde, sizlerin döneminde -bu kısmı çok iyi dinleyiniz- vergi gelirlerinin yüzde 86'sı nereye gidiyordu biliyor musunuz? Faize gidiyordu.

Peki, halka ne kadar gidiyordu? Yüzde 13,5'i gidiyordu. Peki, bugünkü durum nedir? İşte bugün faize yüzde 13,5'i gidiyor, halka yüzde 86,5'i gidiyor, aradaki farkımız bu, evet.

FERHAT ENCU (Şırnak) - Gerçek halkı göster.

OKTAY ÖZTÜRK (Mersin) - "Halk" dediğiniz AKP'liler mi Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Erzurumlu bir esnaftan bahsetti Sayın Kesici. Çok memnun oldum.

Şunu söyleyeyim: Erzurumlu hesabını çok iyi bilir arkadaşlar, evet. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Erzurum en fakir il seçildi, en fakir il. TÜİK raporlarına bakın Sayın Bakan. Erzurum, en fakir 3 ilden bir tanesi. Erzurum'u konuşmayın, Karaman'dan örnek verin.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Borcumuzu konuşun borcumuzu Sayın Bakan.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Dibe vurdunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar...

BAŞKAN - Lütfen müsaade buyurun efendim.

Buyurun Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...hacca gitmekten bahsetti. Sadece şu kadarını söyleyeyim değerli arkadaşlar, hacdan bahsettiği için söylüyorum: 2002 yılında hacca gitmek için başvuru yapan kaç kişi vardı biliyor musunuz? 75 bin kişi. Bugün hacca gitmek için sıra bekleyen kaç kişi var biliyor musunuz? 1 milyon 300 bin kişi, 1 milyon 300 bin kişi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, işte sizin bahsettiğiniz o Erzurumlu esnaf kardeşim o dönemde hacca gidemiyordu ama şimdi o Erzurumlu esnaf kardeşim bugün hacca gidebiliyor, aradaki fark bu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Evine gidemiyor.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Erzurumlu esnaf kardeşim o dönemde yüzde 69 faizle bankadan kredi alamıyordu, gidip Halk Bankasından kredi alamıyordu ama Erzurumlu esnaf kardeşim bugün yüzde 5 faizle gidip kredisini alabiliyor sevgili kardeşlerim, aradaki fark bu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

Bir de şunu söyleyeyim: Erzurumlu kardeşlerim hesabını iyi bilir. Erzurumlu kardeşlerim üzerinden hikâye, fıkra falan anlatmayın, Erzurumlu kardeşlerimiz hesabını iyi bilir. 1 Kasım seçimlerinde Erzurum'daki hemşehrilerimiz yüzde 68 oyu AK PARTİ'ye, evet, sadece ve sadece yüzde 3 oyu Cumhuriyet Halk Partisine vermiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Rize'yi de söyle, Rize'den yüzde 76.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, elbette çok güzel fıkralar anlattınız. Bu fıkraları dinledik ve kırk dakikayı bu şekilde doldurduk, biz de memnun olduk, rahatsız olmadık açıkçası ama şunu söylemem gerekiyor: Gerçekten devlet işi ciddiyet gerektirir arkadaşlar; bütçe işi, hükûmet programı işi ciddiyet gerektirir.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Borcu söylemediniz. Borcumuz yok mu yoksa?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, evet, bizler eleştirildik. Elbette eleştireceksiniz, eleştiri sizin en doğal hakkınız ama size şunu da söylemeliyim: Düşünebiliyor musunuz arkadaşlar, bizden önceki dönemlerdeki bütçelere baktım, son on yıla baktım, on yılın yedi yılı bütçelerde inanılmaz sapmalar olmuş, tahminleri veya bütçe hedeflerini tutturma söz konusu değil ama biz on üç yıllık iktidarımız döneminde sadece ve sadece 2 kriz yılı dışında tüm bütçelerimizi tutturduk değerli arkadaşlarım. Evet, bizim farkımız bu. (AK PARTİ sıralarından arkadaşlar)

MEVLÜT KARAKAYA (Adana) - Sattığınız kamu varlıklarını da söyleyin, kamu varlıklarını!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, 2023 vizyonundan bahsedildi. Evet, bizim bir 2023 hedefimiz var, 2023 vizyonumuz var. 2023 vizyonumuzun ve hedefinin sonuna kadar arkasındayız ama görüyorum ki sizin 2023 vizyonunuz yok, ufkunuz yok. Aradaki fark da bu sevgili kardeşlerim.

Evet, Hükûmet programımız, bu Hükûmet programı 2015-2019 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Elbette 2023 vizyonu çerçevesinde hazırladık ama bu Hükûmet programında 2023 hedeflerini koymamızı elbette sizler de beklemezdiniz.

Diğer taraftan, şimdi, geçmişe yönelik bazı hususları hatırlamamızda yarar var. Yine, Sayın Kesici satın alma gücü paritesinden bahsetti. Son derece önemli bir konu. Haklıdır, evet, millî gelirimiz 9 bin dolardır şu anda. Satın alma gücü paritesine baktığımızda...

MEVLÜT KARAKAYA (Adana) - 8.500...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ama biz 3 bin dolarlardan buralara getirdik değerli arkadaşlar, biz millî gelirimizi düşürmedik.

Şimdi, kişi başı satın alma gücü paritesine baktığımızda, evet, satın alma gücü paritesi itibarıyla 8.600 dolardan 19.500 dolara çıkardığımız görülmektedir.

Şimdi, yine, şunu söyledi Sayın Kesici, dedi ki: "Uluslararası kitaplarda, IMF'nin, Dünya Bankasının dokümanlarında satın alma paritesi yer almaz." dediniz, değil mi Sayın Kesici, bunu söylediniz?

İLHAN KESİCİ (İstanbul) - Hayır, böyle yer almaz dedim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, on yıl önce de yer alıyordu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Müsaade eder misiniz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Lütfen efendim, biraz sıkışık durumumuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet, Dünya Bankasının, IMF'nin kitaplarında satın alma gücü cinsinden millî gelir on yıl önce de yer alıyordu, beş yıl önce de yer alıyordu, şimdi de yer alıyor değerli kardeşlerim.

Satın alma gücü paritesi neden önemli? Bunu da söyleyeyim. Ülkeler, evet, ekonomik açıdan birbirlerini kıyaslarken satın alma gücüne de bakarlar, özellikle satın alma gücüne bakarlar. Niye satın alma gücüne bakarlar? Çünkü elmayla armut kıyaslanmaz sevgili kardeşlerim. İşte, bunu ortadan kaldırıyorsunuz, elmayla armudun farkını ortadan kaldırıp elmayla elmayı kıyaslıyorsunuz. Bunun farkı da budur değerli arkadaşlar.

Şimdi, bir başka husus: Yine, o kayıp yıllarda, geçmiş dönemlerde -hepiniz hatırlarsınız- kaç banka battı, hatırlayanınız var mı arkadaşlar? 21 banka battı. Sayın Kesici çok iyi bilir o dönemleri, batan bankaları çok iyi bilir.

Yine, o dönemde kamu bankalarımız, değerli arkadaşlar, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank batma noktasına geldi. Her yıl bütçeye görev zararı olarak bu bankalara para aktarılıyordu.

Kamu iktisadi teşekküllerine baktığınızda, o dönemlerde...

MEVLÜT KARAKAYA (Adana) - Doğru bilgi vermiyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...kamu iktisadi teşekkülleri, bırakın işletme masraflarını karşılamayı, devlet memurlarının maaşlarını ödeyemiyordu değerli arkadaşlar, biz o dönemleri yaşadık, evet, o dönemleri yaşadık. Ve şu anda Allah'a çok şükür, milletimizden aldığımız vergiyi milletimize veriyoruz biz, bizim farkımız bu.

Evet, bir başka önemli husus, yine aktarmaya devam edeceğim, birkaç örnek vereceğim. Türk Hava Yolları... Hatırlarsınız değil mi Türk Hava Yollarının 2002'deki durumunu. O dönemde ben de bürokrattım. Özellikle yurt içi hava sahasının özel kesime açılması talebi sık sık gündeme gelirdi. Her seferinde hükûmet reddederdi. Niye reddederdi biliyor musunuz? "Eğer yurt içindeki hava sahasını özel kesime açarsanız Türk Hava Yolları zaten zarar ediyor, ayakta kalması mümkün değil, dolayısıyla biz yurt içi hava sahasını özel kesime açamayız." demişlerdir. Onlarca hükûmet bunu söylemiştir o dönemde. Ben de o dönemde bürokratlık yaptım. Ama biz iktidara geldik, korkmadık, ürkmedik, çekinmedik, Türk Hava Yollarımız rekabet edebilecek güce sahiptir dedik ve yurt içi uçuşları özel kesime açtık ve özel şirketler -hepiniz biliyorsunuz, 7-8 firma- şehirlerarası uçuş gerçekleştirmeye başladı. Peki, sonuç ne oldu? Zarar eden, ayakta duramayan Türk Hava Yolları, bugün dünyanın en büyük hava yolu firmalarından biri hâline geldi sevgili kardeşlerim. İşte, bizim farkımız bu, bizim diğer iktidarlardan farkımız bu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sendikalı işçiler işten atılınca "Anonim şirket, biz karışamayız.", yolcu sayısı artınca "Biz yaptık..." Bu nasıl iş?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Eğer biz Türk Hava Yollarının parasını, Vakıfbank'ın parasını, Ziraat Bankasının parasını, Halkbank'ın parasını rantçılara verseydik biz de aynı konumda olurduk. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY ÖZTÜRK (Mersin) - Ayakkabı kutularını da konuş!

MEVLÜT KARAKAYA (Adana) - Dört bakan nerede!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ama biz ne yaptık? Hortumları kestik, rantçıların elinden aldık ve bunu milletimizin hizmetine sunduk.

OKTAY ÖZTÜRK (Mersin) - Ayakkabı kutularına koydunuz!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Elvan, o zaman söyledik size, hostesler işten atıldı diye, "Biz karışamıyoruz." dediniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir örnek daha vereceğim: AK PARTİ iktidarda olmasaydı, bakınız...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Elvan, lütfen tamamlayın efendim, sözlerinizi bağlayın lütfen.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...1999-2002 dönemini yaşamış olsaydık, o dönemdeki ekonomik konjonktürde devam etmiş olsaydık bizim tam 500 milyar lira faize ilave para aktarmamız gerekecekti, 500 milyar lira, eski parayla tam 500 katrilyon lira faize ilave para aktarmamız gerekecekti. İşte, bizim farkımız bu değerli arkadaşlar, bizim farkımız bu.

Ben hepinize çok teşekkür ediyor ve Hükûmet programımızın vatanımıza, milletimize, tüm ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)