Konu:Oturum Başkanı, Tbmm Başkanı İsmail Kahraman'ın Meclisin Özel Gündemle Toplanması Nedeniyle Gündem Dışı Söz Vermemesinin İç Tüzük Hükümlerine Uygun Olup Olmadığı Hakkında Oturum Başkanı, Tbmm Başkanı İsmail Kahraman'ın Meclisin Özel Gündemle Toplanması Nedeniyle Gündem Dışı Söz Vermemesinin İç Tüzük Hükümlerine Uygun Olup Olmadığı Hakkında Usul Görüşmesi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:6
Tarih:28/11/2015


Oturum Başkanı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın Meclisin özel gündemle toplanması nedeniyle gündem dışı söz vermemesinin İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında Oturum Başkanı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın Meclisin özel gündemle toplanması nedeniyle gündem dışı söz vermemesinin İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, sözlerime, Diyarbakır'da bir basın açıklaması sırasında katledilen Tahir Elçi'yi anarak başlamak istiyorum. Aynı yerde bir polis memuru da katledildi. Türkiye'nin başı sağ olsun diyorum.

Değerli arkadaşlar, biraz önce, AKP Grup Başkan Vekili Sayın Bülent Turan burada bir usul tartışması açılmasının bir zaman kaybı olduğunu söyledi. Sayın Turan'a ve AKP milletvekillerine soruyorum: Dünyanın neresinde olursa olsun bir ülkede, bir ülkenin önemli bir kentinde bir baro başkanı öldürülüyorsa ve sokak ortasında katlediliyorsa bu önemli bir olaydır ve bunu herkesin tartışması lazım, başta iktidar partisinin tartışması lazım, konuşması lazım. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Usulü tartışıyoruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar, Sayın Başbakan Van'da seçim propagandasında beyaz Toroslardan söz etti, Türkiye'ye beyaz Torosların geleceğini söyledi, bugün beyaz Toroslar gelmeye başladı. Bu dönemde -20 Temmuz'dan başlayarak Suruç katliamından bugüne- duruma baktığımız zaman bir fotoğrafı görmemiz gerekiyor ve son iki gün önce -26 Kasımda- tutuklanan hem Can Dündar'ı hem Erdem Gül'ü gördüğümüz zaman bir fotoğraf tamamlanıyor aslında. Hatırlayınız, Türkiye'nin en önemli ilçelerinden birinde herkesin gözü önünde bir Suruç katliamı yaşandı. Önceden ilan edilmiş, daha önceden bir barış eylemi olarak ilan edilmiş bir kentte 33 çocuk bir canlı bomba tarafından katledildi. Suruç'a defalarca gitmiş bir milletvekili olarak söylüyorum, Suruç'un o caddesine farklı renkte bir tişört giyen bir genç gelse Suruç'ta bunu görmemek mümkün değil, ama o canlı bomba, daha önce devlet tarafından ismi bilinen canlı bomba Suruç'a gidiyor, bombanın pimini çekiyor, patlatıyor. Hükûmet ne yapıyor değerli arkadaşlar? Hükûmet gizlilik kararı veriyor, Suruç'la ilgili bir araştırma yapmıyor. Arkasından burada bir araştırma önergesi verdi CHP Grubu, "Terör araştırılsın." denildi. "Hem Suruç'ta katledilen 33 genç hem de hunharca, kalleşçe bir evde kafasına silah dayanarak öldürülen 2 polis hakkında bir terör komisyonu kurulsun." dedik ama maalesef hem AKP Grubu hem MHP Grubu tarafından bu komisyon reddedildi. Genel Başkanımızın talimatıyla bir komisyon kurduk. Biz Adıyaman'a gittik, Suruç'a gittik, değerli arkadaşlar, orada bir rapor hazırladık ve açıkladık, 9 Ağustosta dedik ki: "Bu cinayetler, Suruç'ta işlenen cinayetler, IŞİD'in yetiştirdiği ve AKP'nin görmezden gelerek yetiştirdiği, AKP'nin koruduğu IŞİD katilleri tarafından işlenmiştir." (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - İftira etme! Müfteri!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Söyleyeceğim.

HALİL ETYEMEZ (Konya) - Usulden hiç bahsetmedin, usule gel, usule! Usul ne oldu?

AYŞE KEŞİR (Düzce) - Usul konuşuyoruz!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ve 9 Ağustosta dedik ki: "Ey Hükûmet, ey AKP..." 9 Ağustosta ilan ettik, 22 tane canlı bomba olabileceğini söyledik. Bunu Genel Başkanımız sizin Genel Başkanınıza iletti. Onun için de maalesef tedbir almadınız, ölenleri suçlamaya çalıştınız. Dedik ki: "Eğer Suruç'ta tedbir alınmazsa, eğer sizin besleyip büyüttüğünüz IŞİD'e tedbir almazsanız başka katliamlar gelir." Elini kolunu sallaya sallaya Ankara katliamı gerçekleşti. Ankara katliamında canlı bombalardan Yunus Emre Alagöz CHP'nin raporunda geçen isimdir ve bu, sizin Başbakanınıza teslim edilmiştir ve bu, kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Değerli arkadaşlar, 3 eylemin de ortak bir yönü var, hem Suruç'taki eylemin hem Ankara'daki eylemin hem de bugün Diyarbakır'daki Tahir Elçi'nin öldürülmesindeki eylemin 3 ortak özelliği var; 3'ü de, Suruç'ta da barış istiyorlar, Ankara'da da barış istiyorlar, bugün de Tahir Elçi barış istiyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Arkadaşlar, bunun anlamı şu: Nerede bir barış eylemi varsa, nerede bir eylem varsa AKP'nin besleyip büyüttüğü, "öfkeli gençler" dediği, silah verdiği, MİT tırlarıyla silah gönderdiği IŞİD katillerinden korkun diyor. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

Bakın, bunu haykırıyorum: Ankara'da, Suruç'ta, Suruç'taki akan kanlarda, bunda sizin sorumluluğunuz var, Hükûmetin sorumluluğu var. Bu kanlarda... Sizin elinizde kan var değerli arkadaşlar. Gerçeği ifade ediyorum.

Bakın değerli arkadaşlar, Suruç'ta, bir tek, emniyet müdürünü bırakın, bekçi görevden alınmadı, bekçi! Ankara katliamında, emniyet müdürünü görevden aldınız. Ankara katliamında, sizin işlemleriniz sonucunda, statlarda, ölen insanlar yuhalatıldı. Statlarda, ölen insanlar yuhalatıldı arkadaşlar. Ankara katliamıyla ilgili ne yaptınız? Gizlilik kararı verdiniz. Ankara katliamında, Suruç'a, Ankara'ya bomba atanlara bir şey yapabildiniz mi?

HALİL ETYEMEZ (Konya) - Usul ne oldu?

AYŞE KEŞİR (Düzce) - Usul, usul, usul...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, Can Dündar'la Erdem Gül tutuklandı. Niye tutuklandı? Can Dündar ve Erdem Gül "Bu MİT tırlarının içerisindeki silahlar IŞİD'e gidiyor." diyor. Dünya âlem biliyor. Bugün bu sıralarda oturan Sayın Bakan ne diyor? "Vallahi de billahi de Türkmenlere silah gitmiyordu." diyor. Ben de buradan söylüyorum: O tırların içerisinde vallahi de billahi de IŞİD katillerine silah gidiyordu. (CHP sıralarından alkışlar) O silahları gönderenler sizlersiniz.

Bu katliamların hepsinde sizin elinizin kiri var diyorum ve tekrar sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar; AK PARTİ sıralarından gürültüler, sıra kapaklarına vurmalar)