Konu:Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:125
Tarih:27/06/2012


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 302 sıra sayılı tasarının 10'uncu maddesinin kanun teklifinden çıkartılması konusunda vermiş olduğum önerge üzerine konuşuyorum.

Değerli milletvekilleri, ÖSYM merkezi Türkiye'nin, AKP iktidarlarına kadar en saygın kurumlarından biriydi, yapmış olduğu hiçbir sınav bu ülkede tartışılmamıştı, sonuçlarından herkes emindi ancak tek başına iktidar olmanın, bütün kurumlara nüfuz etmenin, kadrolaşma adına partizanlığın, bunu yaparken ehliyete, liyakate değer vermemenin, önem vermemenin, kayırmanın neticesinde bu kurumun şifreleri bozuldu, sınavlarda sınav şifreleri dışarıya verildi ve bundan sonraki birçok yapmış olduğu sınav tartışmalı hâle geldi.

Kurumlarda, şimdi bu getirilen tasarıyla da Başkanlık müşavirinin, basın ve halkla ilişkiler müşavirliğinin istisnai kadroya alınması isteniyor. Devlette aynı işi yapanların ayrılmaması, istisnai tutulmaması gibi bir kural vardır, bu bir adalettir. Her bakanlıkta, her kurumda kişilere göre böyle ihdas edilecek kadrolarla bu kurumların ciddiyeti, güvenilirliği sarsılır. O kurumda görev yapan insanların, aynı işi yapan, eşit işi yapan insanların farklı muamele görmesi, farklı maaş alması, farklı iltifata tabi tutulması, diğer kadrolarda hoşnutsuzluğa, başarısızlığa, verimsizliğe yol açar. Ancak Hükûmet, bu konuda, akıl almaz bir şekilde devlette tasarruf politikalarını bir kenara iterek, kaynaklar nereden geliyorsa? Düşünebiliyor musunuz, Türkiye'de bakan sayısı kadar bakan yardımcılığı kadrosu ihdas edildi, neredeyse müşavirlerin bile altlarına makam arabaları tahsis edildi.

AKP hükûmete gelmeden önce Türkiye'de iktidar olan Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, koalisyon hükûmetleri, bu dönemlerde gazetelerde, hatırlarsınız, manşet manşet "Bakanlıklarda şu kadar Mercedes makam aracı kullanılıyor." diye böyle sayılarını yazarlardı, on senedir artık yazmaz oldular, çünkü her sene inanılmaz lüks arabalar bakanlıklara alınmakta, bunların çetelesi tutulmamakta, takip edilememekte, israf almış başını gitmektedir.

Belediyeleri bir düşünün. Belediyelerde bir saltanat almış başını gidiyor. Ne zaman bir belediye başkanını arayın, "yurt dışında" cevabını alırsınız. Sanki yurt dışı diye bir birimi varmış belediyenin, orada gidip görev yapıyormuşçasına belediye başkanlarını Türkiye'de bulmak mümkün değil. Kimi örnek alıyorlarsa...

Bu anlamda, böylesine bir israf almış başını giderken, bu kurumlar da tabii ki bunu örnek alıyor. Yanına almış olduğu diğer kurumlardaki müşavir kadrolarına olduğu gibi kendi kurumundaki müşavire de istisnai kadro kapsamına alınıp özel, ona has bir ücretlendirme, ona ayrı bir özel makam ihdas etme konusunda bir ayrıcalık talep etmektedir Parlamentodan.

ÖSYM Teşkilat Kanunu geçen sene bu Meclisten geçti. O zaman neden bunu tamamlayıp getirmediler? Her kanunda olduğu gibi yarım yamalak, kervan yolda düzülür kabilinden, eksikleri daha sonra, tam böyle sene sonunda, yıl sonunda bir torbaya, bir çuvala tepip Parlamentonun önüne getirmenin ne kadar ciddi olduğunu, ciddiyetle bağdaştığını, Parlamentonun seviyesine yakıştığını sizin takdirlerinize arz ediyorum.

Bu çerçevede, bu vermiş olduğumuz önergenin kabulünü, 10'uncu maddenin bu tekliften çıkarılması teklifimin kabulünü arz ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bulut.