Konu:Anayasa'nın 114'üncü maddesine göre atanan ve milletvekili olmayan geçici Bakanlar Kurulu üyesi 11 bakandan 8'inin bağımsızlığıyla ilgili anayasal bir ihlal olduğu gerekçesiyle, Anayasa'nın 112'nci maddesine göre ant içmelerinin Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:9
Tarih:03/09/2015


Anayasa'nın 114'üncü maddesine göre atanan ve milletvekili olmayan geçici Bakanlar Kurulu üyesi 11 bakandan 8'inin bağımsızlığıyla ilgili anayasal bir ihlal olduğu gerekçesiyle, Anayasa'nın 112'nci maddesine göre ant içmelerinin Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkanım, öncelikle, ilk yönettiğiniz oturum olması sebebiyle, biraz önce sunuş konuşmasında da bahsettiğiniz gibi hakkaniyet, eşitlik ilkesinden ve Anayasa'dan uzaklaşmadan bir yönetim sergileyeceğinize yürekten inanıyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına şahsınıza başarılar diliyoruz.

Açtığımız usul tartışması, Anayasa'nın 116'ncı maddesi ki bu madde 1980 darbesinden sonra Kenan Evren tarafından kendisi için kullanılması tasarlanarak Anayasa'ya konmuş ancak kendisi tarafından da hiçbir zaman kullanılmamış, ancak ilk kez bu dönem Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından işletilen bir maddedir. Bu maddenin atıfta bulunduğu 114'üncü madde, 114'üncü madde gereğince kurulacak olan bir Hükûmette dışarıdan atanacak bakanların yemin etmesiyle ilgili 112'nci madde ve bunun gönderme yaptığı 81'inci maddeyle ilgili. Bugün burada yapacağımız her türlü uygulama, bundan sonra bu yüce Meclis çatısı altında sonsuza kadar devam edecek olan pek çok çalışmaya ışık tutacak ve yerleşik bir uygulama olarak ortada olacaktır. O yüzden hepimizin Anayasa'ya tam uygunluk hâli içinde, hukuku çiğnemeden, gerçekten ayrılmadan, hakkaniyetten uzaklaşmadan ve bu Meclise ve bu Meclisi görevlendiren Türkiye Cumhuriyeti'nin çok değerli seçmenlerinin iradesine saygısızlık yapmadan tutumumuzu sürdürmek ve bu konuda davranmak zorundayız.

Şimdi, geldiğimiz nokta, Cumhurbaşkanının tezkeresiyle ilgili bir konuyu hatırlatalım. Sayın Cumhurbaşkanı şu ifadeyi kullanıyor: "Kırk beş günlük anayasal sürenin sonunda Sayın Davutoğlu tarafından bir Hükûmetin kurulamadığı anlaşılmıştır." Burayla ilgili derhâl bir düzeltmeye ihtiyaç var. Oradaki süre kırk beş gün değil, otuz dokuz gün olarak yazılmalıdır çünkü Sayın Davutoğlu otuz dokuz gün kullanmıştır; azdır, çoktur ama otuz dokuzuncu günün sonunda görevi iade etmiştir. Kırk beşinci günün sonunda Hükûmetin kurulamaması gibi bir durum yoktur, Hükûmet olsa olsa kurdurulmamıştır. Bu sorumluluk Recep Tayyip Erdoğan'a aittir. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Cumhurbaşkanı eğer kalan altı günlük sürede Anayasa'nın kendisine vermediği bir hakkı kullanmayıp, yüce Türk milletinin yaptığı görevlendirmeye saygısızlık etmeyip, 11,5 milyon Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine ve Adalet ve Kalkınma Partisine oy vermemiş 25 milyon seçmene saygısızlık etmeseydi, yeni bir görevlendirme yapar, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu'nu yerleşik uygulamalar gereği görevlendirir, ondan sonra eğer bir hükûmet kurulamazsa ve süre kalmazsa bu tezkereyi kaleme alabilirdi.

Gelelim bugünkü konumuza, bugünkü konumuz 114'e göre bağımsız olması gereken bakanlar. Meclisteki dağılıma göre partimize 5, Milliyetçi Hareket Partisine ve Halkların Demokratik Partisine 3'er bakanlık düşmüşken yapılan ve liderlerin iradesi aşılmak suretiyle fevkalade ayıplı bir uygulama takip edilerek de olsa milletvekillerine yapılan çağrılara 114'e göre milletvekillerinden grubumuzdan hiçbir eksik olmaksızın "Genel başkanımızı çiğneyen kimseyle görüşmeyiz." diyen Cumhuriyet Halk Partisinin 5 milletvekili, Milliyetçi Hareket Partisinden ve Halkların Demokratik Partisinden toplam görevlendirilmesi gereken 11 milletvekilinden 3 tanesi görevi kabul etmiş, bunun dışında 8 milletvekili için Anayasa 114'e göre bağımsız bakan görevlendirme zorunluluğu vardır. 11 arkadaşımızdan, değerli bakan adayından 3'üne bir itirazımız yok ancak Sayın Vecdi Gönül, Ayşen Gürcan, Ali Rıza Alaboyun, Kutbettin Arzu, Ahmet Erdem, Cenap Aşçı, Yalçın Topçu ve Selami Altınok'un Adalet ve Kalkınma Partili olduklarına hatta bir gün öncesine kadar bu partiden siyaset yapmış olmalarına rağmen o gece istifa dilekçesi vermek suretiyle hülle yoluyla bağımsız durumuna gelip yüce Meclisi ve Türk milletinin iradesini bu konuda... (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, biraz...(AK PARTİ sıralarından "Sen esas Nihat Erim'e cevap ver.")

BAŞKAN - Sayın Başkanım, bir dakika ilave süre veriyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Hülle yoluyla bağımsız olmaları gerekirken 1 tanesi 58, 59, 60'ıncı hükûmetlerde AKP'den bakan, bir diğeri 22, 23, 24'üncü Dönemde AKP'den milletvekili, 3 tanesi son seçimde AKP'den aday, 1 tanesi aday adayı -aday olmamış bakan olmuş- ama AKP'liliğiyle ilgili hiçbir şüphe yok. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunuz da yok. Sadece bir gece önce bir dilekçe alıp Adalet ve Kalkınma Partisinin kaydından geçirmekle Anayasa'daki bağımsızlık şartının yerine getirildiğini iddia etmek bu milletin iradesiyle ve bu Meclisin vicdanıyla ve aklıyla alay etmek demektir. (CHP sıralarından alkışlar)

İşte tüm bu sebeplerden dolayı burada bu işlemin yapılmaması, bağımsızlığı şüpheli 8 arkadaş yerine gerçekten bağımsız adayların gösterilmesi için işlemin burada durdurulmasını talep ediyoruz. Eğer yemin edeceklerse önce buraya gelip AKP'li olmadıklarına dair yemin etmelerini talep ediyoruz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)