Konu:İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:90
Tarih:03/04/2015


İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu madde üzerinde vermiş olduğumuz önerge maddenin tasarıdan çıkarılmasını amaçlıyor. Gerekçemiz şudur: Vergi borçlarından dolayı mükelleflerin sorumluluğu Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmiştir, sigorta primi borçlarından dolayı sigorta mükelleflerinin sorumluluğu da 5510 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Kural olarak, gerek prim borcundan gerekse vergi borcundan dolayı sorumluluğun aynı şartlara tabi olması gerekir; birinde farklı sorumluluk, birinde farklı sorumluluk olmaz. Vergi borcunun hükümleri ile sigorta prim borcunun hükümleri aynı olmalıdır. Ancak Hükûmet, 5510 sayılı Kanun düzenlemesini yaparken sigorta prim borcunda daha farklı bir sorumluluk düzenledi. Bu sorumluluğun kapsamına girenlerin sayısını çoğalttı. Örnek veriyorum: Vergi Usul Kanunu'na göre, bir anonim şirketin vergi borcundan dolayı o anonim şirketin kanuni temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri sorumludur, kural budur. 5510 sayılı Kanun'la bu sorumluluğun kapsamına, prim borcundan doğan sorumluluğun kapsamına yönetim kurulu yanında şirketin yönetim kurulu üyesi olmayan birtakım yönetici personeli de dâhil edildi, örneğin, yönetim kurulu üyesi olmayan genel müdür, şirketin muhasebe müdürü, mali işler müdürü gibi şirketin yöneticileri de yönetim kurulu üyesi olmasa dahi sigorta prim borcundan dolayı sorumlu hâle getirildi. Olabilir, Hükûmet belki böyle bir tercihte bulunmuş olabilir. Ben, vergi ve prim borcundan doğan sorumluluğun farklılaştırılmasını doğru bulmam ama Hükûmet, olabilir, böyle bir politika benimsemiş olabilir. Bu uygulama bugüne kadar süregeldi. Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, daha doğrusu, Hükûmet diyor ki: Efendim, bu sorumluluğu biraz gevşetelim. İflas etmiş, iflasına karar verilmiş veya iflas kararı sonuçlanmış olan şirketlerde şirketin yönetim kurulu üyesi olmayan sorumluları -bu genel müdür olabilir, muhasebe müdürü olabilir, mali işler müdürü olabilir- sigorta prim borcundan dolayı sorumlu olmasın, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla bunlar hakkında başlatılmış, sürdürülmekte olan birtakım işlemler, haciz işlemleri varsa da bunlar sonlandırılsın, hacizler kaldırılsın.

Şimdi, ben sormak istiyorum: Bunu zamanında getirdiniz "Sigorta prim borcunu biz tahsil edeceğiz, SGK'nın prim alacakları olağanüstü ölçüde, kurumun aktüeryal dengeleri iyi değil, bu önleme ihtiyacımız var." dediniz, bunu aldınız. Şimdi diyorsunuz ki: Yanlış yapmışız ama bu yanlışı da birazcık düzeltelim. Bunu kabul etmiyorum. Bir yanlışlık varsa Vergi Usul Kanunu'ndaki sorumluluk ile 5510 sayılı Kanun'daki sorumlulukları paralel hâle, aynı hâle getirirsiniz. Kısmi bir şey yapıyorsanız benim aklıma şu gelir: Ne oldu da, konu nedir de, kim var da bu düzeltmeyi yapıyorsunuz? Bunun muhatabı kimdir?

SÜLEYMAN ÇELEBİ (İstanbul) - Miktarı nedir?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Miktarı ne kadardır? Bir yanlışlıksa bunu herkes için giderin, sadece belli bir kişi veya kişiler için değil. Bu nedenle saydam olmayan bu maddenin biz tasarıdan çıkarılmasını arzu ediyoruz.

Teşekkür ederim arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)