Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:84
Tarih:26/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz yeni madde, Katma Değer Vergisi Kanunu'na TANAP petrol boru hattının inşası nedeniyle üstlenilecek olan katma değer vergilerinin istisna edilmesini, yüklenicilere iade edilmesini öngören bir düzenlemeyi içeriyor.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin boru hattı yapması elbette son derece güzel bir şey. Türkiye coğrafi konumu, stratejik konumu itibarıyla yükselen enerji karşısında enerji piyasasında çok daha büyük roller üstlenmesi gereken bir ülkedir. Türkiye büyük bir ülkedir ancak, maalesef, enerji konusunda yapması gereken atılımı yapamamıştır.

Petrol boru hatlarının inşası bugüne kadar Türkiye'nin yabancı olduğu bir konu değildir. Daha evvel Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'mız vardı, sonrasında Mavi Akım Anlaşması'yla bir doğal gaz -petrol değil belki ama- hattı inşa edildi, daha sonra yine Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı inşa edildi. Bütün bunlar Türkiye'nin bu konudaki tecrübesini gösteriyor.

Önceki uygulamalarda, Mavi Akım ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'na ilişkin uluslararası sözleşmelerde söz konusu boru hatlarının inşası katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Bu, Türkiye'nin bugüne kadar uyguladığı politikanın bir gereğidir, maliyeti düşürme amaçlı bir operasyondur ve bütün uluslararası anlaşmalarda, Türkiye'nin imzaladığı anlaşmalarda bu inşaatlar, doğal gaz boru hatları, petrol boru hatları katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Ancak katma değer vergisi istisnası hem Mavi Akım'da hem Bakü-Tiflis-Ceyhan'da şu şekilde düzenlenmiştir: Bu boru hatlarının inşası ve modernizasyonuna yönelik olarak inşaatın yapımını, modernizasyonunu üstlenen şirketlerin bu işi başka şirketlere yaptırması durumunda -ki öyledir, mutlaka mal ve hizmet alacaktır, ya doğrudan alacaktır ya başka şirketlerden alacaktır bunları- bu mal ve hizmetlerin alımı sırasında bu şirketin, inşaatı üstlenen şirketin katma değer vergisinden istisna edilmesi sorunu çözmüyor. Çünkü o mal ve hizmeti o şirkete, TANAP şirketine ya da Bakü-Tiflis-Ceyhan ya da Mavi Akım'ı inşa eden şirkete teslim eden şirketlerin o mal ve hizmetin iktisabı sırasında yüklendiği katma değer vergileri kendi üzerinde kalıyor. Dolayısıyla nihai aşamada "Bu mal ve hizmetin teslimi katma değer vergisinden istisnadır." demek gerçekte tam bir istisna getirmek olmuyor.

Bu tip istisnalar Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17'nci maddesinde düzenlenir. Ancak bu amaca uygun yani sistemi, süreci tümüyle katma değer vergisinden arındıracak bir düzenleme değildir. Bu kısmi istisnadır. Tam istisna düzenlemesiyse Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Mavi Akım'da olduğu gibi doğal gaz boru hattının inşaatını üstlenen şirkete mal ve hizmet teslim eden şirketler bu mal ve hizmet teslimleri nedeniyle katma değer vergisi tahsil etmezler ancak bu mal ve hizmetleri kendileri satın alırken yüklenmiş oldukları, ödedikleri katma değer vergisini iade alırlar. Bu tam istisnadır. İşte, Bakü-Tiflis-Ceyhan modeli ile Mavi Akım modeli bu şekildedir. Türkiye'nin önünde böylesi iyi bir tecrübe var. Devlet bunu bilir, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi bunu gayet iyi bilir ama gelgelelim Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin iş yapma biçimi, devlet geleneklerini tanımadığı için, devleti bilmediği için, Maliye Bakanlığındaki bu birikimi bilmediği için bunlara uymamışlar. TANAP'la ilgili, boru hattının inşasıyla ilgili Türkiye ile Azerbaycan arasında bir uluslararası anlaşma imzalanıyor. Yine bu uluslararası anlaşma çerçevesinde inşaatı üstlenen şirket ile Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti arasında ev sahibi ülke anlaşması imzalanıyor, oraya bir madde yazılıyor. Madde şu: "TANAP şirketinin, TANAP boru hattının inşası nedeniyle sağlanacak olan mal ve hizmetlerin teslimi KDV'den muaf tutulur." Böyle bir istisna hükmü olmaz. Bunu yazdığınız zaman kısmi istisna olur, TANAP'a mal ve hizmet teslim eden şirketler TANAP'tan KDV tahsil etmezler ama yüklendikleri katma değer vergileri kendi üzerlerinde kalır. Dolayısıyla, bu istisna pek bir işe yaramaz yani bu inşaatı katma değer vergisinden arındırmaz.

Yine, anlaşmadaki hükme göre "Bu istisna hükmü, vergi muafiyeti hükmü 1 Ocak 2014 tarihi itibarıyla geçerlidir." Şimdi 2015 yılındayız, mart ayı bitiyor, seçime doğru gidiyoruz, ta 1 Ocak 2014'e geri giderek, o tarihten geçerli olmak üzere bir vergi istisnası getiriliyor. Değerli arkadaşlar, böyle bir şey olmaz. Yani bir anlaşmayı yapıyorsanız devletin birimleri bir araya getirilir, bu birimlerin tecrübelerinden yararlanılır ve anlaşma hükmü o şekilde yapılır. Böyle bir şey olmaz; geri dönüyorsunuz, 1 Ocak 2014'e giderek istisna hükmü düzenliyorsunuz.

İkincisi, maddenin yazımı da yanlış. Bakın, maddenin yazımı yanlış. "1/1/2014 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden müstesnadır." Değerli milletvekilleri, Sayın Başkan; Başkanlık Divanının da özellikle dikkatini çekmek istiyorum, şimdi, bu hüküm böyle yazılmaz. "Bunlar istisnadır." dersiniz, dönüp yürürlük maddesine dersiniz ki: "Anılan madde -ki geçici madde 34- hükümleri, 1/1/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer." Kanun tekniği bunu gerektirir. Bir hatayı düzeltelim derken burada dahi usule uymuyorsunuz.

Ben böylesi bir kanun yapma tekniğini doğru bulmuyorum. Bir buçuk yıl sonra geriye dönüp bir istisna hükmü getirmeyi ben kendi devlet anlayışımla bağdaştırmıyorum ama şunu söylüyorum: Petrol boru hatlarının inşası tabii ki katma değer vergisinden istisna olmalıdır ama böyle bir iş yapma yöntemini hiçbir şekilde doğru bulmuyorum. Hele bunu bir başka tasarıya koyup sonra "Hadi, sıkıştık, oradan alalım, buraya koyalım gece yarısı bir önergeyle.", bütün bunların hiçbirisini doğru bulmuyorum.

Evet, sözlerimi burada bitiriyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)