Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:83
Tarih:25/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, gecenin bu saatinde Genel Kurulda olan milletvekillerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ben, aslında, 23'üncü madde üzerinde verdiğimiz kadro artımıyla ilgili söz aldım ancak iki gündür ülkemizin ve siyasetin gündemini işgal eden Sayın Bülent Arınç'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında söyledikleri daha çok beni ilgilendiriyor. Niye? Öncelikle...

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Mersin Belediyesiyle ilgilen, Mersin.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Mersin Belediyesinde gereği yapılıyor, biz de işte onu istiyoruz, neyse o yapılsın.

Sayın Arınç diyor ki...

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Şişli Belediyesi...

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Yani, e, çok güzel... Yani, laf atıyorsun da oradan Metiner, kardeşim, Hükûmet sende mi, İçişleri Bakanlığı sende mi, gönderirsin müfettişini gereği yapılır, biz de bunu söylüyoruz.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Mahkemeler gereğini yapıyor, sen kendi işine bak.

BAŞKAN - Sayın Metiner, lütfen...

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Şu anda bu olay, Bülent Arınç'ın açıklaması yeniden bir 17 Aralık olayıdır benim açımdan, Türkiye açısından. Hükûmetin Başbakan Yardımcısı, Hükûmet Sözcüsü Sayın Arınç'a teşekkür ediyorum, Hükûmetinizden birine teşekkür ediyorum. Daha önce, 17-25 Aralık sürecinde nasıl Kabinede bu yolsuzluk, hırsızlık olayına bulaşmayan Ali Babacan'a ve Mehmet Şimşek'e teşekkür ettim ise, o zaman nasıl teşekkür ettiysem şimdi de Sayın Bülent Arınç'a teşekkür ediyorum, herkesin bildiği, herkesin konuştuğu bir olayı Başbakan Yardımcısı sıfatıyla gündeme getirdi. Paralel falan filan diyorsunuz ya, işte terör örgütü falan, e, dedi ki: "Kardeşim, sen neden bahsediyorsun? Çocuklarını orada okuttun, kendin işte bilmem neyin neresindesin -ben söylemeyeyim- Ankara'yı parsel parsel sattın." Ne diyor aslında hukuksal anlamda? Diyor ki: "Sen 3628 sayılı Kanun kapsamında suç işledin." 3628 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar İçişleri Bakanının iznine bile tabi değildir, cumhuriyet savcısı resen soruşturma başlatmalıdır, derhâl Melih Gökçek ve ikinci dereceye kadar yakınlarının, başta, Osman mıdır, nedir, oğlu olmak üzere mal varlıklarını tespit etmelidir, bütün, SPK'ya yazacak, hisse senedi var mı, tapuya yazacak, gayrimenkul kayıtlarını isteyecek, bankalara yazacak, çağıracak, "Gel kardeşim, Gökçek Efendi, sen kaç para maaş alıyorsun, gelirin nedir, kaç yıldır alıyorsun? Efendim, mal varlığın nedir, bunu bana açıkla." diyecek, bu kadar basit. Gel, açıkla, hesap ver. Helal kazancınla kazandıysan helal olsun. Bu, 3628 saylı Kanun'a göre, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na göre resen soruşturmayı gerektiren bir suçtur. İçişleri Bakanlığının müfettiş falan görevlendirmesine de gerek yoktur. İçişleri Bakanı görevini yapacaksa soruşturmanın selameti açısından Melih Gökçek'i derhâl görevden almalıdır. Başbakan Yardımcısı söylüyor kardeşim. Yahu, Başbakan Yardımcısı söylüyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sizin hakkınızda da söylüyor.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Yapsın, benim hakkımda söylediğini de yapsın, bunu da yapsın derhâl. Bütün mesele bu, hukuku istiyoruz, hukuk işlesin arkadaşlar. Türkiye ya hukuk devleti olacak ya da olmayacak, bunun kararını vereceksiniz. Dolayısıyla, bu öyle yabana atılır bir olay değil, AKP'nin iç meselesi de değil. "Bu siyaset işidir, bizimle..." Hayır arkadaş, nasıl siyaset? "Efendim, benim parti içi işleyiş..." falan filan, hayır, ülkenin meselesidir. Kaç yıldır, yirmi yıl mı oldu, bu adam bu büyükşehri yönetiyor, parsel parsel sattığı söyleniyor ülkenin toprağını, Ankara'nın toprağını, milletin malını. Dolayısıyla, bu hesap vermelidir. Nerede? Bağımsız yargıda. Bakanlarla ilgili burada kapattın üstünü. O 48 kişiye de teşekkür ediyorum. "Gitmesi gerekir." diyen namuslu, vicdanlı, "Gitsin, yargıda hesap versin." diyen içinizdeki 48 kişiye de teşekkür ediyorum. Dolayısıyla, bu olay üstü kapatılacak basit bir mesele değildir. Büyük ihtimalle, şahsi kanaatimdir, -Bülent Arınç o 17-25 Aralık sürecinde de hesap verilmesi gerektiğini ima eden açıklama yapmıştır- Yüce Divana gitme yönünde oy kullanan 48 kişinin içinden bir tanesi de odur. Ondan dolayı, kuvvetle muhtemel, şahsi kanaatimi söylüyorum... Çünkü Bülent Arınç temiz bir adamdır, bunu da söyleyeyim. Dediği gibi, cam gibi. Yolsuzluk, hırsızlık, şaibe, akçalı işlerle ilgisi olan bir adam değildir diyorum. Dolayısıyla "Melih Gökçek hesap ver." diyorum. "Siz de hesap verin." diyor, "Siz de o çağırıyı yapın." diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)