Konu:Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:83
Tarih:25/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

705 sıra sayılı Teklif'in 19'uncu maddesinde verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, bu madde, 27 yaşla sınırla olmak üzere, üç yıl boyunca bir hesapta kaldığınız sürece toplam 5 milyar lirayı aşmayacak şekilde devlet katkısının bir çeyiz hesabı kurularak bu çeyiz hesabına aktarılmasını öngörüyor.

Şimdi, bu düzenlemenin 3 tane boyutu var. Birincisi sosyal boyutu ve biz sosyal demokrat bir parti olarak bu sosyal boyutunu önemsiyoruz.

İkinci boyutu, yurt içi tasarruflarla ilgili olan boyutu. Bildiğiniz üzere, yurt içi tasarruf seviyeleri yüzde 13'lere kadar düştü ve bizim ekonomimizin en önemli problemlerinden biri. Dolayısıyla, çeyiz hesabının da insanları bir miktar tasarrufa yöneltmesini bekleyebiliriz. Bu açıdan da kısmen olumlu değerlendirebiliriz. Fakat, bunun altında yatan asıl boyutu -ben geneli üzerinde yapmış olduğum konuşmada da anlatmaya çalıştım- bütün bunlardan öte, bu maddenin aslında AKP'nin demografi ya da nüfus politikası ya da "çok çocuk" politikası, adına ne derseniz deyin, bununla ilgili ve ilintili olmasıdır. Dünyada çok çocukluluğu, daha doğrusu çocuk sayısını çoğaltmak ve nüfusun yaşlanmasını engellemek üzere evlilik yaşının aşağıda tutulmasını teşvik eden başkaca da bir düzenleme yok. Doğan çocuğa yardım yapabilirsiniz, bununla ilgili düzenlemeler yapabilirsiniz ancak çocuk sayısını artırmak üzere ebeveynlere evlilik içerisinde daha fazla süre vermek üzere evlilik yaşını aşağıya indirmeyi öngören, bunu teşvik eden bir düzenlemeye dünyanın herhangi bir yerinde rastlanmış değil, bu da herhâlde Türkiye'ye özgü bir politika olsa gerek.

Komisyon çalışmalarında buna niye ihtiyaç duyulduğuna ilişkin sorduğumuz sorularda bize dendi ki: "Türkiye'de evlilik yaşı hızla yükseliyor. Erkeklerde ortalama evlilik yaşı 26,8; kadınlarda da 23,6'ya ulaştı. Dolayısıyla, evlilik yaşının çok fazla yükselmesini engellemek lazım ki evlilik içerisinde mümkün olduğu kadar daha fazla çocuk sayısına sahip olabilsin ebeveynler."

Bir defa burada eleştirilmesi gereken ilk nokta AKP'nin demografi politikasıdır ya da nüfus politikasıdır. Bakınız, gerekçe çok masum olabilir, şöyle söyleyebilirsiniz: "Nüfus dinamik, nüfusun dinamiğinden yararlanabilmek için nüfusun yaşlanmaması gerekiyor. Yaşlanmayan nüfus için onun önümüzdeki süre içerisindeki demografik fırsat penceresinden yararlanmak gerekiyor. Dolayısıyla nüfusun yaşlanmasını orta ve uzun vadede engellemek gerekiyor." Fakat, burada kolaycı bir yaklaşım olduğunu hemen belirtmek gerekiyor. Önemli olan, zaten dinamik olan nüfusun, önümüzdeki dönem içinde ekonomik politikalarla, makro politikalarla onun verimliliğini ekonomiye kazandırmak olmalıyken, o nüfusun donanımını artırmak olmalıyken, o nüfusu hep genç tutmaya çalışmanın ve bunun için de çocuk sayısını mümkün olduğu kadar çok tutmaya çalışmanın doğru bir politika olmadığını değerlendirmek istiyoruz. Bu şekilde kalkınmamız ve büyümemiz söz konusu olamaz. Ancak nüfus sayısını artırabilirsiniz. Demografik fırsat penceresi sonsuza kadar açık kalsın ve nüfus sayısı çoğalsın diyebilirsiniz ama bu politika bizi bir yere götürmez. Üstelik, bakın, Türkiye'de, özellikle doğuda ve güneydoğuda, özellikle kız çocukları için çok düşük yaşlarda evliliklerin sosyolojik bir vakıa olduğunu ve bir problem olduğunu da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla, özellikle çocuk gelinler meselesi gibi çok önemli bir meselenin olduğu bir yerde, böyle bir sosyolojik gerçeğimizin olduğu bir yerde, evlenme yaşı yükseliyor diye, bunları aşağıda tutalım ve mümkün olduğu kadar daha erken yaşları evlilik için teşvik edelim politikasının sosyolojik olarak da doğru olmadığını ve Türkiye için uygun olmadığını değerlendiriyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Öte yandan, burada, bunun tam bir sosyal politika aracına dönüşmesinin sağlanabilmesi için mutlaka gelir farklılıklarına göre bir farklılaştırmanın yapılmış olması gerekirdi. Ancak, bu düzenlemede, bizim Komisyonda buna ilişkin ısrarlarımıza rağmen herhangi bir değişikliğe yer verilmedi. Eğer amaç evlenmek isteyip de evlenemeyen dar gelirli vatandaşlara devlet katkısı sağlamaksa, her vatandaşa değil, daha dar gelirli vatandaşa daha fazla devlet katkısının sağlanması bu sistemin içine konulmalıydı diye düşünüyorum, ancak o zaman sosyal işlevini daha iyi yerine getirirdi diye düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)