Konu:Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:82
Tarih:24/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

705 sıra sayılı Kanun Teklifinin 9'uncu maddesinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Gecenin bu vaktinde, daha doğrusu gergin geçen bir günün gecesinde hepinizi saygıyla selamlıyorum.

9'uncu madde, sermaye şirketlerinde nakit artırılan sermaye üzerinden hesaplanan faizin kurumlar vergisi matrahından indirilerek sermaye artışının teşvik edilmesine ilişkin bir düzenleme. İlke olarak da bizim çok problemli görmediğimiz bir madde. Fakat bizim vergi sistemine ilişkin ya da vergiye ilişkin çok daha temelde olduğunu düşündüğümüz birtakım problemler var. Bu problemleri müsaadenizle tartışmak isterim.

"Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biri nedir?" diye sorarsak burada ve "AKP hangi ekonomik sorunu çözememiştir?" dersek aklımıza gelen ilk konu herhâlde vergidir. Bugün öyle bir noktadayız ki, vergi sistemimiz gayriadildir. Satın alma gücünü kavramayan, daha çok harcamalar üzerinden sağılan ve gayriadil bir çerçeveye oturtulmuş bir vergi sistemimiz var. Bugün vergilerimizin yaklaşık yüzde 70'i dolaylı vergilerden oluşuyor. Esasen, 2001'den önceki dönemde de dolaylı vergiler bizim sistemimizde çok ağırlıklı bir yer oluşturmuş olmasına rağmen, böyle bir durum söz konusu olmasına rağmen, 2001'den sonra bunun giderek daha da büyüdüğünü ve iktidarınız döneminde daha da büyüdüğünü görüyoruz.

Şimdi, dolaylı vergilere niye karşıyız? Çünkü dolaylı vergiler satın alma gücünü kavramaz, gayriadildir. Bir mal üzerine konulan maktu 1 liralık bir vergiyi düşünün, o malı Sabancı da alsa 1 liralık aynı vergiyi ödeyecek, Sayın Demiröz de alsa aynı vergiyi ödeyecek. Oysa o 1 liranın Sayın Demiröz'ün bütçesindeki yeriyle Sabancı'nın bütçesindeki yeri aynı değil. Dolayısıyla bunlar gayriadil vergilerdir ve Türkiye'nin şiddetle vergi sistemini ele alması gerekir, yeniden yapılandırması gerekir. Bugün Türkiye'de neredeyse her benzin istasyonu bir vergi dairesi gibi çalışmaktadır. Sistem yakalayabildiğinden vergi almaktadır, dolayısıyla gayriadildir.

Bütün gelişmiş olan ülkelere baktığımız zaman, o ülkelerin vergi sistemlerinin bizdeki durumun ve bizdeki tablonun tam tersi olduğunu görürüz. Mesela, Batı ülkelerine, girmek istediğimiz Avrupa Birliği ülkelerine baktığımız zaman, o ülkelerde doğrudan vergilerin vergi sisteminin ana omurgasını teşkil ettiğini görürüz. Esasen, 2001 yılından beri de bu tartışılmaktadır. IMF'yle yapmış olduğumuz stand-by anlaşmasından bu yana Türkiye'nin en önemli problemlerinden birinin bir vergi reformu olduğunu, doğrudan vergi reformu olduğunu da biz artık Hükûmet olarak taahhüt etmiş durumdayız. Bu, hem 2002 yılında yapmış olduğumuz stand-by anlaşmasında hem de daha sonra, 2005 yılında yapılan stand-by anlaşmasında Hükûmet taahhüdü olarak yer almaktadır.

Şimdi, ben şunu sormak istiyorum: On iki yıldır iktidardasınız, on iki yıldır tek başına iktidardasınız ve tek başına iktidarda olmaktan dolayı övünüyorsunuz. Ama Türkiye'nin en önemli yapısal problemlerinden biri olan, gayriadil bir biçimde işleyen, satın alma gücünü kavramayan, bireyler için namüsait pozisyonlar yaratan, insanlar için gelir dağılımını bozan bu vergi sisteminde neden hâlâ ısrar ediyorsunuz? Plan ve Bütçe Komisyonunun gündeminde bir vergi yasası var, kurumlar vergisi ve gelirler vergisiyle ilgili. Dolayısıyla, doğrudan vergiye ilişkin tam olarak istediğimiz olmasa bile en azından bir reform girişimi var, ancak iki senedir Komisyonun gündeminde bekleyen bu tasarıyı bir türlü getirmiyorsunuz, bunu bir türlü tartışamıyoruz. Dolayısıyla, Türkiye'nin en önemli problemlerinden biri olan vergiye ilişkin bu düzenlemeyi, on iki yıldır tek başına iktidarda olan bir partinin neden hâlâ düşünmediğini, neden hâlâ tartışmadığını, bu kadar yapısal bir problemi niçin hâlâ gündemimize getirmediğini hâlâ anlayabiliyor değiliz.

Peki, neden? Sorulardan biri basit, cevaplardan biri basit, çünkü bu basit, çünkü dolaylı vergilerden vergi salmak kolay. İnsanlar "alo" dediğinde onun vergisini alıyorsunuz, benzin istasyonlarına gittiklerinde, arabalarına benzin koydukları anda onun vergisini alıyorsunuz. İyi işleyen bir vergi sistemine gerek yok, çok iyi denetlenen bir vergi sistemine de gerek yok, bunu almak basit, bunu almak kolay. Dolayısıyla, Hükûmetiniz basit olanı seçiyor, doğru olanı, ama zor olanı seçmiyor.

Bu vergi reformuna Türkiye'de şiddetle ihtiyaç var, önümüzdeki dönem inşallah Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı Türkiye'nin özlediği bu vergi reformunu gerçekleştirecek.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)