Konu:İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, (2/2289) Esas Numaralı Kumpas Mağdurlarının Hukuksal Haklarının İadesi (iade-i İtibar) Hakkında Kanun Teklifi'nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önergesi (4/245)
Yasama Yılı:5
Birleşim:82
Tarih:24/03/2015


İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi'nin, (2/2289) esas numaralı Kumpas Mağdurlarının Hukuksal Haklarının İadesi (İade-i İtibar) Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/245)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen hafta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Harp Akademilerini ziyaret etti ve orada kumpas davası olan Balyoz davasını anımsatarak "Bu davada hepimiz aldatıldık." dedi. Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ da dâhil olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinde yer alanların yargılandığı bu davalarla ilgili olarak "Hiçbir zaman gönlüm razı olmadı." dedi. Oysa biz gayet iyi hatırlıyoruz, Sayın Erdoğan geçmişte "Ben bu davaların savcısıyım." diyerek bu hukuksuz davaların hepsini sahiplenmişti. Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesini tasfiye etmeyi amaçlayan, Türk Silahlı Kuvvetlerini yeninden düzenlemeyi amaçlayan bu kumpas davasının, adil yargılanma hakkı gibi bir evrensel hukuk ilkesini, masumiyet karinesi gibi bir diğer hukuk ilkesini çiğnediğini, Cumhuriyet Halk Partisi, o zaman çok güçlü bir şekilde ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi "Biz bu davaların avukatıyız." dedi. Sayın Erdoğan'ın savcılığa soyunması karşısında, biz bu davaların avukatı olduğumuzu ifade ettik çünkü bu davaların haksız, hukuksuz davalar olduğuna bütün yüreğimizle inanıyorduk. Biz, Sayın Erdoğan'ın geçen hafta Harp Akademilerinde yaptığı konuşmanın samimiyetine inanmıyoruz. Yani, Harp Akademisi öğrencilerinin karşısına gidince, onların gönlünü almak maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve milletin vicdanında çok derin yaralar açmış olan bu davaları dışlayan bir tutum, bu davaların karşısında bir tutum ne Harp Akademisi öğrencilerini ikna etmiştir ne de milletimizi ikna etmiştir. Ancak, biz burada Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna bir şans veriyoruz. Eğer Sayın Erdoğan gerçekten bu davalarda aldatıldık düşüncesine sahipse, bu düşüncenin en küçük bir kırıntısı gerçekten var ise Cumhuriyet Halk Partisinin 4 Temmuz 2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına vermiş olduğu ve şimdi İç Tüzük'ün 37'nci maddesinin verdiği olanakla huzuruna getirmiş olduğum Kumpas Mağdurlarının Hukuksal Haklarının İadesi Hakkında Kanun Teklifi'ni kabul edin, onun için huzurunuzdayım; diğer adıyla "İade-i İtibar Kanun Teklifi". "Aldatıldık." demek yetmez, özür dilemek kanunla olur. Eğer gerçekten bu konuda büyük bir hata yapıldığına inanılıyor ise yapılanları "hata" kelimesiyle özetlemek yanlıştır -aslında o komutanların hayatları karartılmıştır, gelecekleri çalınmıştır, umutları yok edilmiştir, karanlığa mahkûm edilmiştir bu insanlar-ve aradan beş yıl geçtikten sonra "Biz bu davalarda aldatıldık." demek yetmiyor. Gelin, Cumhuriyet Halk Partisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 4 Temmuz 2014 tarihinden bu yana bekleyen İade-i İtibar Kanun Teklifi'ni kabul edelim. Bugün bu önergeyi kabul edin, görüşmelerine başlayalım, varsa önerileriniz bunu düzenleyelim.

Kanun teklifimiz neler getiriyor, teklifimizin getirdiği hususları çok kısaca özetlemek istiyorum. Hatırlanacaktır, Balyoz davasının hukuksuzluğu Anayasa Mahkemesinin 18 Haziran 2014 tarihinde vermiş olduğu bir kararla tescil edilmiştir ve o kararı müteakip, mahkeme kişilerin tahliyelerine karar vermiş ve onu takip eden süreçte de o dijital veriler denilen bütün "harddisk"lerin sahte olduğu ortaya çıkmıştır. İşte, bu süreci başlatan, Anayasa Mahkemesi kararının verildiği tarih olan 18 Haziran 2014 tarihinin "Adil Yargılanma Hakkı ve Özgürlük Günü" olarak ilan edilmesini teklif ediyoruz.

Özlük haklarına ilişkin düzenlemeler var. Kamu görevlilerinden açığa alınanlar oldu, isteği dışında haklarında emeklilik işlemleri uygulananlar oldu. Bunlar istekleri hâlinde görevlerine geri döneceklerdir ve geçen süre kademe ilerlemesi, derece ilerlemesi ve rütbe terfisinde aynen dikkate alınacaktır.

Sürem yetmediği için hepsini özetleme imkânı bulamıyorum ama bütün hakların bu komutanlara iadesini öngörmek suretiyle devletin özür dilemesini öngören bir tekliftir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)