Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:81
Tarih:23/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 705 sıra sayılı yasanın 1'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı -öğretmen, öğrenci, veli, Bakanlık olmak üzere tarafların ortak, koordineli, birbirlerine uyumlu; ilimin, bilimin, ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda bir uyum içerisinde olması gerekirken- maalesef belki de Adalet ve Kalkınma Partisinin en başarısız bakanlıklarından biri olduğu grafiğini sürekli çizmektedir. Burada sayın vekiller kalkıp "Cumhuriyet tarihinde bu kadar öğretmen alındı, bizim dönemimizde bu kadar alındı..." Bu, akli değil, mantıki değil çünkü ülkenin artan nüfusu, ülkenin ihtiyaçları bunu almayı gerektiriyor, ülkenin ihtiyaçları sizin aldığınızı yetersiz görüyor. Kendi Bakanınızın ifadesi, ülkenin, Millî Eğitim Bakanlığının 115 bin öğretmene ihtiyacı olduğunu ifade ediyor fakat her nedense her dönemde siz -10 bin öğretmen, 15 bin öğretmen- tepkiler geldikçe, böyle parça parça, seçimlere yakın alımlar yapıyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, eğitimde uluslararası ölçümlerde Türkiye en alt sıralarda, eğitimle ilgilenen arkadaşlarımız bunu bilmekteler. OECD rakamlarına bakınız, diğer ölçümlere bakınız. Türkiye'de üniversiteye giriş sınavında geçen yıl, 2014 yılında 50 bin öğrenci sıfır puan aldı, 50 bin öğrenci. ÖSYM'lerde aynı şekilde, diğer ortaokullara girme sınavlarında aynı şekilde. Bu başarısızlığın sebebi, siz öğretmenliği bir ticaret gibi görüyorsunuz, ucuza mal etmeye kalkıyorsunuz eğitimi. 80 bine yakın vekil öğretmen var bugün. Niçin bunları kadrolu öğretmenlerden oluşturmuyorsunuz? Bunda bir strateji de var tabii ki. Ülkenin bir bölgesinde... Yani Bakanlık hâkim değil buradaki eğitime, Bakanlığın bir müfredatı yok doğru dürüst yani Millî Eğitim Bakanlığının "Nasıl bir insan yetiştirilmesi lazım? Bu insanın nasıl yetişmesi lazım?" noktasında ortaya koyacağı müfredatı ve bu müfredatın her tarafta eşit bir şekilde uygulanacağı bir disiplini yok.

Öğretmenler yine aynı şekilde, bir öğretmen yetiştirme eğitiminin olmadığı gibi, fakültelerden öğretmenim diye çıkan, sayıları 300 bini aşan, atama bekleyen çocuklar var. 80 bin vekil öğretmen dururken, ülkenin bunca ihtiyacı varken getirilen 47 bin teklifle bunun önlenmesi mümkün değil. Belirli derslerin öğretmenlerini, branş öğretmenlerini alıyorsunuz. Felsefe grubu öğretmenleri atama bekliyor. Türkiye'de bununla ilgili, bilişim teknolojileri öğretmenleri atama bekliyor. Arkeologlar atama bekliyor. Ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, veterinerler, balıkçılık teknolojileri mühendisleri, su ürünleri mühendisleri, iktisadi ve idari bilimler mezunları, fen edebiyat mezunları, bunları neden bu sistem içerisinde üniversitelerden çıkarıyorsunuz? Eğitim planı, programı olmaz mı bir ülkenin? On yıllık, yirmi yıllık, elli yıllık, ülkenin ihtiyaçlarına göre bir program yapılmaz mı? "Bir müdür, bir mühür" anlayışıyla açılan üniversitelerde yetersiz kadrolarla çok yetersiz bir şekilde yetiştirilen öğretmenlerin neticesinde eğitimde dip yaptık. Okuryazarlık oranında, Cumhuriyet Dönemi'yle karşılaştırıyorsunuz ya, en üst seviyelere gelmiş durumdayız. Bunların düzelmesi için bu kadronun, 47 bin kadronun yetmeyeceğini... Teklifimiz 100 bin öğretmen. Bu atamanın bir an önce yapılması, parayı saraydan mı kısarsınız, özel makam arabalarından mı kısarsınız ama mutlaka kısılıp bu atamaların yapılması gerekmektedir.

Eğrelti atamalarla kendi yerinden emin olmayan öğretmenlerin, idareye iyi görünmek, şirin görünmek için, günü kotarmak adına orada bulunmasıyla öğretmenlik olmaz. Öğretmenlik özel bir meslektir, o mesleğe layık insanların o sınıflara girmesi gerekir. Sizlerin çocuklarının dersine hiç vekil öğretmen giriyor mu? O zaman, vekâleten aldığınız insanların çocuklarına vekil öğretmenlerin girmesine lütfen izin vermeyin.

Saygılarımla. (MHP sıralarından alkışlar)