Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Katar Devleti Hükümeti Arasında Askeri Eğitim, Savunma Sanayii İle Katar Topraklarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Yasama Yılı:5
Birleşim:80
Tarih:19/03/2015


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Askeri Eğitim, Savunma Sanayii ile Katar Topraklarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, benim konuşmam üzerine Sayın Grup Başkan Vekili Naci Bostancı Bey söz alarak dedi ki: "Eğer Hükûmet mezhep eksenli politika uyguluyor idiyse biz Esad'la daha önce samimiydik. O zaman Alevi değil miydi?" Evet, doğru, o zaman da Alevi'ydi, peki. Efendim, o zaman da Esad aynı Esad değil miydi? Yani, sizin kardeşlik fotoğrafı verdiğiniz zaman, efendim, birlikte tatil yapıldığı zaman Esad demokrat mıydı size göre? Yani, özgürlükler mi vardı Suriye'de, başka bir rejim mi vardı? Esad rejimi değiştirdi, diktatörlüğe doğru gitti diye mi siz bunu yaptınız? E, kendi argümanınızla çelişiyorsunuz. E, yine aynıydı. Efendim, Esad dedi ki: "Evet, bazı sorunlar var, müsaade edin, düzeltelim. Siz eğer iyi niyetliyseniz bize katkı verin bir komşu ülke olarak, dost ülke olarak. E, siz Anayasa'yı otuz yıldır değiştiremiyorsunuz. Bana hemen altı ay içinde 'Efendim, her şeyi değiştir.' diyorsunuz. Bu, olacak iş mi? Müsaade edin." Etmediniz, ne yaptınız? "Efendim, illa da İhvan'ın önü açılacak. İhvan-ı Müslimin'in içeride tutuklu bulunan önderleri serbest bırakılacak. İşte, seçim yapacaksın. İhvan iktidara gelecek." Yani, size ne? Suriye'nin iç politikası değil mi? Siz kimsiniz, başka ülkeye demokrasi, insan hakları götürmeye kalkıyorsunuz?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Size ne?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ee, peki, madem demokrasi, özgürlük havarisi ise benim Hükûmetim, yahu, Allah aşkına, 2011'den beri Bahreyn'de silahsız, tamamen barışçıl anlamda milyonlar sokakta. Orada Kralı niye destekliyorsunuz, niye Bahreyn Kralını destekliyorsunuz? Suudi tankları girip insan haklarını ihlal ettiği zaman niye Kral ağabeyinize "Yapma." demiyorsunuz? Yani, Katar'da demokrasi mi var, Suudi Arabistan'da demokrasi mi var? Bölgenin en zalim, en baskıcı diktatör yönetimi Suudi Arabistan değil mi? Suudi Kralıyla kol kolasınız. Ha, demek ki demokrasi değil sizin...

Onu bırakın, kendi ülkenizde demokrasi sorunları yok mu? Gezi'de insanlar ölmedi mi? Hâlen insanların üzerinde baskı kurmak için "iç güvenlik yasası" adı altında polis devleti yasası getirmiyor musunuz? Yarın birileri size "Efendim, gidişat totaliter rejime doğru gidiyor. Ben de demokrasi isteyen belli grupları, belli terör gruplarını destekleyeceğim." derse meşru olmaz mı sizin argümanınıza göre. Böyle bir mantık olur mu değerli arkadaşlar?

Bakın, şu anda Katar'ı tehdit eden herhangi bir ülke mi var? Bana söyleyin, Hükûmet söylesin: Katar'ın askerî yönden, bizim oraya asker göndererek onları eğitmemize ihtiyacı mı var, nedir bu? Öyle bir ihtiyaç yok.

Az önce Sayın Bakana soru sordum ama cevap alamadım, tekrar soruyorum buradan, siz de sorun lütfen: Katar'da ABD merkez komuta kuvveti var CENTCOM. Buranın bünyesinde oluşabilecek, ileride oluşması muhtemel bir uluslararası görev gücüne katılacak bir askerî birlik mi gönderiyorsunuz? Bunu bilelim biz yani oy kullanıyoruz, şimdi parmak kaldırıyorsunuz. Asker niye gidiyor oraya? Katar'ı kime karşı korumaya gidiyor? Efendim, teröre karşı...

BEDRETTİN YILDIRIM (Bursa) - İran'a karşı.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - "İran'a karşı." diyorsunuz, İran'la düşmanlık mı var? Hayırdır! İran'a karşı...

BEDRETTİN YILDIRIM (Bursa) - İran rahat durmuyor.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bir saniye, sen çok güzel itiraf ediyorsun değil mi, Hükûmet de bu tarafta mı? Yani siz bir Sünni blok içinde, Sünni cephede mi Türkiye'yi konumlandırıyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik bir cumhuriyet değil midir? Az önce de sordum, Türkiye Cumhuriyeti, laiklik niteliğini mi kaybetti biz bilmeden? İran'la ne işiniz var sizin, İran'la derdiniz ne var? Az önce grup başkan vekilin çıktı dedi ki: "İran'la biz dostuz." Sen düşmansın, zihniyet... Çok güzel, işte bilinçaltınızı ortaya koyuyorsunuz. Bu, Türkiye'nin hayrına değil arkadaşlar. Sen bölgedeki herkesle dost ol ama bir ülkeye karşı Mehmetçik'i cepheye sürme diyoruz biz de, bizim derdimiz bu. Bakın, bu kafayla giderseniz Suriye'de olduğu gibi toslarsınız. Bugün Amerika bile diyor ki: "Suriye'yle oturup konuşmamız lazım." Siz hâlen eli kanlı, gözü dönmüş, insanın başını kesen, insanları diri diri yakan o katil IŞİD'i destekliyorsunuz anlayışınızla, bakış açınızla.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Nereden çıkarıyorsun sen ya?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Yahu, Allah aşkına, bu anlayışı desteklemeyin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Kendi milletvekilin diyor, "Yahu şu anda IŞİD İran'ın düşmanı, İran'a karşı ben de bu hareketin içindeyim." bu ne demektir, aynı zihniyet değil mi? "İran'a karşı bu askerî birlik gidecek." diyor.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Hayır, hayır.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ama IŞİD de aynı, aynı saftasın o zaman. Bakın, bu yanlış bir politikadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Dolayısıyla, sizi sağduyuya, ülkenin çıkarları doğrultusunda politika yapmaya davet ediyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)