Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
Yasama Yılı:5
Birleşim:79
Tarih:18/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

688 sıra sayılı yasanın 12'nci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, inanç değerlerimizin gereği olarak, insanlar, kendi kazanımlarını, kendi imkânlarını başkalarıyla paylaşmak durumunda kalırlar. Bu, bizim örfümüzde vardır, kültürümüzde vardır, dinî değerlerimizde vardır, İslam medeniyetinin tamamında vardır. Bir sadakayicâriyye kültürü olarak bu, asırlar boyu devam edegelmiş ama en mükemmel şeklini Türk milletinin insanlığa yön verdiği döneme isabet ettirmiştir.

Şimdi, biz, birey olarak birtakım hayri hizmetleri yaparken bunun kurumsal kimlik kazanması ve böylece daha fazla kimselere, daha fazla kitlelere, daha fazla yerlere ulaşmasını da temin etmek durumunda kalırız. Nitekim bizim tarihimizde, başta Kızılay olmak üzere çok çeşitli hayır kurumları icra edilegelmiş ve bunlar, insanlığın karşı karşıya kaldıkları tehdit ve tehlikelere her zaman çözüm üretmeye gayret etmişlerdir. Bu, sadece Türk milletinin kendi tarihiyle alakalı değil, aynı zamanda insanlığın karşı karşıya kaldığı ciddi tehlikelerde de bir çözüm arayışı içerisinde olmuştur. Son zamanlarda Kızılayımız, sadece Türkiye'de yangın, deprem, sel vesaire değil, İslam dünyasının çok çeşitli yerlerinde de birtakım hayri hizmetlere vesile olmuştur.

Değerli milletvekilleri, bir hususu burada özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum: İnsan, bir hayır kurumuna katkıda bulunacak ise önce hayır kurumuna katkıda bulunacak olanların, bunu meşru yollardan, helal yollardan temin etmesi lazım gelir ama inancımız gereği bunun bir başka hususu daha vardır ki bu da en az birinci madde kadar önemlidir; o da temiz yollardan, meşru yollardan, helal yollardan biriken değerlerin aynı şekilde ahlaki, insani, hayri, temiz, helal ve meşru alanlara sarf edilmesi lazım gelir.

Ecdat, dünden bugüne alın teri, göz nuru olarak nitelediğimiz, insanlığın yararına olması hâlinde ebedî hayatın kazanımlarını elde edeceğine inandığından dolayı bu konularda çok hassas davranmış, çok titiz davranmış ve onların kurduğu medeniyetle asırlarca insanlığa ışık tutmuş, huzur ve refah sebebi olmuştur ama gelin görün ki yakın geçmişimizden bugüne yani AKP'nin iktidarda olduğu dönemlerde hayır hizmetleriyle alakalı olarak yapılan işlerde amacı dışında kullanılmalar, maksadı dışına hizmet, insanların alın terleri ve göz nurlarını siyasi veya farklı hesaplar uğruna peşkeş çekmeler, maalesef, Türk milletinin hayır duygularının zedelenmesine, umutlarının yok edilmesine, inançlarının istismar edilmesine sebebiyet vermektedir.

Şu anda karşı karşıya kaldığımız manzaralara bakılır ise, adı her ne olursa olsun, dünden bugüne insanlığın hayır duygularının şu veya bu şekilde kötü amaçlarla kullanılmış olması, onların dinî değerlerinin de bir şekilde zaafa uğratılma sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Değerli milletvekilleri, hayır kurumları, hayır yapmak için kurulur. Hayır kurumları, hayır yapma amacına matuf olarak kurulur. Ama bunun hedefi, ebedî alanı kazanmak, ebedî âlemde huzur içerisinde bulunmak, bireysel olarak yapmak istediklerini yapamayanların, kurumsal olarak, amaçlarına hizmet etme gayesine matuf olarak vardır. Ama gelin görün ki son dönemlerde, özellikle de sizin dönemlerinizde kurageldiğiniz birtakım sivil toplum örgütleri veya birtakım hayır kuruluşları, sizlerin nasıl siyasi çıkarlarınıza alet edildiklerini, insanımızın hayır tutkularının nasıl amacı dışına kullanıldıklarını gösterme bakımından fevkalade ibret vericidir. Şunu buradan özellikle hatırlatmak ve uyarmak istiyorum: Hayır sahipleri, verdikleri hayır, yaptıkları hayır hizmetleriyle ahireti kazanmak, ebedi âlemde huzurlu ve mutlu olmak isterlerken, onların amaçlarını kötüye kullananların, dünya saltanatı inşa etmeleri, kendilerini sırça köşklerde yaşatmaları ve yaptıkları yanlışları suretihaktan görünerek Türk milletine dayatmaları, ahlakımız, inancımız, örfümüz, kültürümüz ve dinimiz açısından fevkalade sakıncalıdır diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.