Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
Yasama Yılı:5
Birleşim:78
Tarih:17/03/2015


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

688 sıra sayılı Teklif'in 3'üncü maddesiyle ilgili önergede söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

3'üncü maddede yap-işlet-devret modeliyle şehir hastaneleri yapılması çerçevesinde tahkime uygun bir düzenleme varsa eğer sözleşmede, tahkim merkezinin Türkiye dışında farklı bir ülke olabileceğine ilişkin bir düzenleme var. Esasen, bu yeni model, şehir hastanelerinin yap-işlet-devret yöntemiyle yapılmasına ilişkin model, bizim, Plan ve Bütçe Komisyonunda 2013 yılından beri, bu yasa ilk geldiği andan itibaren şiddetle karşı çıktığımız ve kamu maliyesine çok ciddi yükler bindirdiğini iddia ettiğimiz, ancak bu yüklerin ne kadar olduğunu iktidar partisine mensup milletvekillerinin bile bilmediği, ne muhalefetin ne iktidarın ne Sayın Bakanın bildiği bir durumla karşı karşıyayız.

Bakınız, bu model nasıl bir model? Bu model şöyle işliyor: Bir yatırımcı geliyor, diyor ki: "Ben bir şehir hastanesi yapacağım." Devlet de diyor ki: "Buyurun size kamu arazisi, bu arazide şehir hastanesini yapabilirsiniz." Yaptınız, sürecin sonunda da -bedava veriliyor bu arazi- yapılan bina ve tesisler için ilgili özel sektör firmasına kira ödemesi yapıyor devlet. Aynı zamanda, bu binaların yapılabilmesi için eğer söz konusu firma uluslararası piyasalardan bir dış kredi temin edecekse bu dış krediye de hazine garanti veriyor, garantör oluyor. Böylece, dış kredisi garanti altına alınmış, arsası bedava olarak verilmiş, yapılan bina ve tesisler için de kira ödemesi, belirli bir süre kira garantisi alan ve bunların işletilmesi üzerine yapılmış bir sözleşmeyle yürüyen bir sistem bu. Bu şekilde AKP hükûmetleri dönemi boyunca 34 tane hastane yapılması planlanıyor, bunların 16 tanesinin sözleşmesi yapılmış ve yaklaşık 17 milyar dolarlık bir sözleşme bağıtlanmış durumda.

Şimdi, bakın, değerli arkadaşlar, bu model son derece tehlikeli, orta ve uzun vadede bütçe üzerinde çok ciddi yükleri olabilen bir model. Bir defa, bu model bir koşullu yükümlülük yaratıyor. Önümüzdeki on yıl, on beş yıl, yirmi yıl boyunca hazine o şehir hastanesini kendi bütçesinden yapmak yerine özel sektör firmasına vererek bu kadar süre boyunca kira ödeme yükümlülüğü altında kalıyor. Dolayısıyla, bunun çok ciddi bir koşullu yükümlülük olduğu açıktır ve biz 2001 krizinde koşullu yükümlülüklerin Türk hazine sistemini nereye getirdiğini çok iyi biliyoruz.

Bir başka boyutu bu meselenin finansmanıyla ilgilidir. Bakınız, ben Sayın Bakana, hem bundan önceki Bakana hem de şu anki Bakana defalarca her fırsatta bu modelin klasik bütçe olanaklarıyla yapılmak yerine bu modelle yapılması sebebiyle ne kadarlık bir kamu maliyesi, bütçesi yüküyle karşı karşıya kaldığımıza ilişkin sorular sorduğum hâlde bugüne kadar bunun cevabını alabilmiş değilim. Sadece muhalefet partisi milletvekilleri için değil, iktidar partisine mensup milletvekili arkadaşlarım da bunun cevabını alabilmiş değil. Klasik modelden farklı olarak bu modelle şehir hastanesi yapıldığında bu 34 proje için bütçeden önümüzdeki on yıl, yirmi yıl boyunca toplam ne kadar kira ödemesi yapılacağına ilişkin bir projeksiyon şu anda kamunun elinde yok, şu anda Sağlık Bakanlığının elinde yok, varsa da biz bunu bilmiyoruz. Bununla ilgili çeşitli spekülasyonlar var. Bakınız, 30 milyar-35 milyar dolara klasik yöntemle yapılacak bu yatırımlar yerine orta ve uzun vadede kamunun bütçesinden 180 milyar dolar kira gideri çıkacağına ilişkin yapılan çalışmalar var, bununla ilgili dedikodular var, bununla ilgili spekülasyonlar var. Dolayısıyla, ben Sağlık Bakanını bu kürsüye davet ederek bu projenin maliyetinin orta ve uzun vadede bütçe üzerine ne kadar yük getirdiğini açıklamaya davet ediyorum. Bunu yapmadığınız sürece bu tür spekülasyonların önünü alma şansınız yoktur ama her hâlükârda bu modelle sağlık harcamalarının, sağlık yatırımlarının finansmanının artacağı kesindir ve orta ve uzun vadede bunun sağlıkta katkı payı olarak vatandaşlara faturasının çıkartılması da kesindir. Ayrıca, sağlık çalışanları da bundan olumsuz etkilenmektedir çünkü kira bedelleri öncelikli olarak döner sermayelerden verilecektir, Döner sermayeli bütçeler yetersiz kaldığında o zaman merkezi yönetim bütçesinden karşılanacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sarı.

MÜSLİM SARI (Devamla) - Dolayısıyla tehlikeli bir iştir, maliyetli bir iştir, ucu ve sonu belli değildir. Türkiye'yi ciddi şekilde yükümlülük altına sokmaktadır. Bu konuyla ilgili doyurucu açıklamalara ihtiyaç var diye düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)