Konu:CHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında yer alan, pamuk sektörünün sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin (10/963) ön görüşmelerinin Genel Kurulun 16 Mart 2015 Pazartesi günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin
Yasama Yılı:5
Birleşim:77
Tarih:16/03/2015


CHP Grubunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında yer alan, pamuk sektörünün sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin (10/963) ön görüşmelerinin Genel Kurulun 16 Mart 2015 Pazartesi günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜLKİYE BİRTANE (Kars) - Teşekkürler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP Grubunun önerisinin aleyhinde söz aldım ama lehinde konuşacağım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye, ilk yıllarında bir tarım ve hayvancılık ülkesiyken günümüzde tarımdan uzaklaşmış, kentleşme sürecinin sancılarını atlatamamış bir ülkeye dönüşmüştür. 2015 rakamlarına baktığımızda, ocak ayında yüzde 8,99 artan tarım üretici fiyatları, şubat ayında 0,72 ile düşüşe geçmiştir. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi geçen yıla göre yüzde 13,53 oranında artmıştır. On iki aylık ortalamalara göre gerçekleşen artış yüzde 11,22'dir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerini incelediğimizde, tarımda istihdamda düşüş gerçekleşmektedir. Kasım ayında tarımda çalışan kişi sayısı 5 milyon 180 bin kişi iken aralık ayında 5 milyon 10 bin kişi olarak kaydedilmiştir. Bu da bize göstermektedir ki tarımda çalışan 170 bin kişi, 3 milyon 145 bin kişilik işsiz ordusuna katılmıştır.

Halkların Demokratik Partisi olarak yıllardır tarım alanlarının yok edilmesine karşı mücadele etmekteyiz. Ancak, mevcut iktidarın tahrip politikaları tarım sektörünü çok ciddi bir şekilde etkilemektedir.

Ülkeye baktığımızda, bir tarım ülkesi olarak ihracatını karşılayamaz bir noktaya getirmişiz. 2015 Şubat ayı rakamlarına göre yıllık tekstil ve ham maddeleri ithalatı 9,71 milyar dolar iken ihracat 8,53 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Rakamlara bakıldığında, üretimin tüketimi karşılamadığı ve Türkiye'nin tekstil ve ham maddelerinden kaynaklı sahip olduğu açığın 1,18 milyar dolar olduğu görülmektedir. Cari açık gibi bir sorunla başa çıkmaya çalışan ekonomik sistem, tarım alanında çalışan üreticilerin sorunlarının çözülmesi durumunda 8,5 milyar doların ülkede kalmasını sağlayabilir. Bunun için başta pamuk üreticileri başta olmak üzere tarımsal üretim yapan üreticiler korunmalı ve desteklenmelidir.

Türkiyeli çiftçiler, üretim yapabilmek için ABD'li çiftçilere göre yüzde 17 daha fazla maliyete katlanmaktadırlar. Aynı zamanda, pamuğun dünyada en yüksek maliyetle üretildiği ülke yine Türkiye'dir. ABD'de çiftçilere dekar başına 0,38 sent doğrudan destekleme primi verilmektedir. Öte yandan, ABD'de düşük faizli ürün rehin kredileri, uzun vadeli ihracat kredileri ve gelir koruma ödemeleri gibi çeşitli finansal araçlarla çiftçiler desteklenmektedir. Türkiye'de ise doğrudan destekleme primi 55 kuruştur. Mevcut durumda 80 kuruş olarak tartışılan doğrudan destekleme primi, dolardaki artış da göz önünde bulundurularak 1 TL'nin üzerine çıkarılmalıdır.

Yine, Manisa Ticaret Borsasının raporuna göre, çok önemli karşılaştırmaları da paylaşmak istiyorum: 2000 yılından 2013 yılının sonuna kadar pamuk ithalatı için yurt dışına ödediğimiz döviz tutarı 15 milyar dolardır. Bu dönemde sadece Amerika'ya ödenen döviz miktarı 8 milyar dolar olarak belirtiliyor. Ayrıca, Yunanistan'ın ürettiği pamuğun yüzde 40'ını da biz ithal etmekteyiz. Bu kısa verilerden de anlaşılacağı üzere, pamuk üretimiyle ilgili neden sıkıntı yaşadığımız açıkça görülmektedir.

Değerli arkadaşlar, Urfa, Aydın, Diyarbakır, Hatay, Adana, İzmir illeri başta olmak üzere 20'nin üzerinde ilde pamuk üretimi temel ekonomik faaliyet alanlarındandır. Türkiye, bu illerin sahip olduğu avantajları elinde bulundurmakla birlikte bu avantajları üretime dönüştürmemekte, Yunanistan, ABD, Brezilya gibi Latin Amerika ülkeleri, Orta Asya ülkeleri, Hindistan gibi ülkelerden kütlü pamuk ithal etmektedir. İç savaştan önce, Suriye de Türkiye'ye pamuk ihraç eden ülkelerden bir tanesiydi. İstatistikler de incelendiğinde, tekstil sektörünün ham maddesi olan pamuğun bu derece ihmal edilmiş olmasını anlamak mümkün değildir. Böyle bir tahribatı gerçekleştirdiği için AKP, üreticiye hesap vermelidir.

Pamuk üretiminin lokomotifi konumunda olan illere baktığımızda, kentleşmenin de yoğun yaşandığı iller olduğu görülmektedir. Yaşanan bu sosyal değişim, insanların üretimden koparıldığının da bir göstergesidir diyorum.

Kendi bölgem olan Kars'ın da Hükûmetin bu olumsuz politikalarından nasibini aldığını defalarca dile getirdim, bir kez daha anımsatmak istiyorum: Mazot, gübre ve tohum ücretlerinin yüzde 100 zamlanması nedeniyle ilde tarım ve hayvancılık yapılamamaktadır. Çiftçilikle uğraşan ailelerin çoğu ekim yapamamaktadır. Hayvancılık yapanların da sayısı yüzde 50 oranında azalmıştır. Bölgenin ve Kars halkının tek geçim kaynağı olan bu iki alanın desteklenmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Bir noktayı daha sizlerle paylaşmak istiyorum. 1952 yılında, sadece Kars'ın değil, tüm bölgenin tarım ve hayvancılığına katkıda bulunan Kars Et ve Balık Kurumunun kapatılmasıyla bir istihdam alanı daha ortadan kaldırılmıştır. Yeniden faaliyete geçmemesi için de âdeta zemin hazırlanmış, çevresindeki arsalara yüksek binalar yapılmıştır. Tekrar bu işletmenin açılması, Kars halkına yapılacak en büyük iyilik olacaktır.

Değerli milletvekilleri, çiftçinin almış olduğu gübre, mazot ve tohum fiyatlarının yüksek olması nedeniyle gübreyi ve tohumu yetirebilmek için çaba harcayan çiftçiler doğallığın da, üretimin de düşmesine neden olmaktadırlar. Bakınız, 2002 ve 2014 verilerini karşılaştıracak olursak, Kars'ta buğday üretimi 2002'de 139.026 ton, 2014'te büyük bir düşüşle, 84.039 tona gerilemiştir. Yine, arpa üretimi 2002'de 112.156 ton iken 2014'te 85.995 tona gerilemiştir. Şimdi soruyorum: Tarım ve hayvancılık politikalarıyla övünen AKP Hükûmeti, 2002'de aldığı iktidarındaki üretimle 2014'e gelindiğinde sınıfta kalmış mıdır, kalmamış mıdır diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)