Konu:Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:122
Tarih:20/06/2012


TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, insan hakları, bildiğiniz gibi, 20'nci yüzyılın medeni milletlerinin en çok önem verdiği bir konudur. Avrupa Konseyi Statüsü'nün 3'üncü maddesi der ki: "Avrupa Konseyinin her üyesi, hukukun üstünlüğü prensibini ve yasal yetkisi altında bulunan her şahsın insan hakları ve temel özgürlüklerden yararlanma hakkını kabul eder." Bildiğiniz gibi ülkemiz de Avrupa Konseyinin bir üyesi. Fakat insan hakları konusunda ülkemizin karnesi ne yazık ki zayıf durumdadır. Ülkemiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde 2.404 mahkûmiyetle yani Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal eden ülke olarak 1'inci sırada yer almaktadır. 6'ncı maddeyi, adil yargılanma hakkını düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesini 729 kez ülkemiz ihlal etmiş ve tazminata mahkûm olmuştur. İfade hürriyetini düzenleyen 10'uncu maddesini 207 kez, örgütlenme özgürlüğünü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını düzenleyen 11'inci maddesini 53 kez ihlal ederek mahkûm olmuştur.

Değerli arkadaşlar, bugün ülkemizdeki en önemli insan hakları sorunu -bunu samimiyetle söylüyorum, bir hukukçu olarak söylüyorum- şu anda özel yetkili mahkemelerin ihlal ettiği adil yargılanma hakkıdır. Ne yazık ki insanların tarafsız ve bağımsız bir mahkeme önünde hak arama hürriyetini düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesi, şu andaki özel yetkili mahkemeler tarafından ihlal edilmektedir, yer yer Hükûmet yetkilileri de yakınmaktadır, o nedenle de Sayın Bakan açıklama yaparken dedi ki: "Üçüncü yargı paketini önemsiyoruz, yakında Meclise gelecek." dedi. Umarım, üçüncü yargı paketinin temelini özel yetkili mahkemelerin ortadan kaldırılması ya da en azından revize edilmesi oluşturur.

Değerli arkadaşlar, bugün, insanların en önemli insan haklarından biri olan özel yaşamlarının korunması, aile hayatının korunması hakkı ihlal edilmektedir ülkemizde. Bildiğiniz gibi, insanların özel yaşamlarına müdahale edilerek telefonları dinlenmekte, hatta yatak odalarına girilerek kamerayla yatak odası görüntüleri alınıp yer yer İnternet'te, basında yer almaktadır. İnsanlar özgürce konuşamıyorsa, aile içinde, odalarında aile mahremiyetlerine müdahale edildiği korkusu yaşıyorsa o ülkede insan haklarından ne yazık ki bahsedilemez.

Değerli arkadaşlar, bu kanun, geçen hafta kabul edilen Kamu Denetçiliği Kanunu'na benzer bir görev yapacak Türkiye İnsan Hakları Kurumunun kurulmasını öngörmektedir fakat size ilginç bir şey söyleyeyim. Bu İnsan Hakları Kuruluna seçilecek Başkan ve üyelerde -5'nci maddede saydığınız nitelikler- 5'inci maddenin (2) no.lu fıkrasının (c) bendinde belli suçlardan mahkûm olmamak şartı aranıyor. İlginçtir, umarım, Komisyon ve Hükûmet bu yanlışı görür, düzeltir; işkence, eziyet, insanlığa karşı suç işleyenler, göçmen kaçakçılığı yapanlar, yani Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabı'nın Birinci Kısmı'nın 1 ve 2'nci Bölümü'nde yazılan suçlar ve Türk Ceza Kanunu'nun 94 ve 96'ncı maddesinde yazılan işkence, eziyet suçundan mahkûm olanlar affedildiği takdirde bu Kurula Başkan ve üye seçilebilecekler. Böyle de komik bir durum var. Bunu iyi niyetli olarak uyarıyorum. Mutlaka, (c) bendine "Bu suçlardan mahkûm olanlar affa uğramış olsalar bile seçilemezler." hükmünün konması gerekir diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, bugün Sayın Malik Ecder Özdemir de grubumuz adına yaptığı konuşmada belirttiği gibi, bugün, en büyük insan hakları ihlallerinin yaşandığı yerler cezaevleridir. Yaklaşık 3 katı-4 katı doluluk oranıyla cezaevlerinde insanlar üst üste ve her gün bir cezaevinden isyan?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Dolayısıyla, bu hususa da Hükûmetin dikkatini çekerek, bir çözüm bulacağını düşünerek hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.