Konu:Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:68
Tarih:03/03/2015


Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu saatinde burada bulunan arkadaşları saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kanun, tabii, size göre iç güvenlik, bize göre polis devleti kanunu. Ben başka bir isim takıyorum: Efkan Ala kanunu, Efkan Ala'nın kafasının kanunu yani. Neydi Efkan Ala kafası? "Ya, boşver kardeşim, kapıyı kır gir.", "Selami, savcının emrini boşver, at çöpe gitsin." "Savcıya haber yolla, de ki: 'İki polis gönderirim, seni çete diye tutuklatırım.'" Şimdi, bu kafadaki adama; yine gelip burada "Anayasa'yı falan da tanımıyoruz. Neymiş efendim, 'Egemenlik yetkili organlar eliyle kullanılır.'" diyen kafadaki bir adama, bu kafanın atadığı valilere, polis amirlerine bu yetkiyi veriyorsunuz. Hangi yetkiyi veriyorsunuz? Valiye savcı yetkisi, paralel savcı yapıyorsunuz. Savcıyla birlikte valiye de suçların araştırılması, suçluların yakalanması, gözaltına alma yetkisi veriyorsunuz.

Şimdi, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre suç soruşturmasının patronu cumhuriyet savcısıdır. Diyorsunuz ki: "Efendim, hem savcı görevini yapacak hem de vali." Vali dedi ki "Gözaltına al.", savcı dedi ki "Serbest bırak.", ne olacak arkadaşlar? Valinin dediğini polis yapmazsa vali soruşturma açacak, görevden alacak; savcının dediğini yapmazsa adli görevi ihmalden, görevi kötüye kullanmaktan savcı, polis hakkında dava açacak. Araya bırakıyorsunuz polisi, devletin memurunu, yarın bu sıkıntılar çıkacak.

Efendim, valiye ne yetkisi veriyorsunuz savcı yetkisinin dışında? Valiye yasama yetkisi veriyorsunuz, bu Meclisin yetkisini veriyorsunuz. Çünkü, Anayasa'nın 38'inci maddesi der ki: "Cezalar ve güvenlik tedbirleri ancak kanunla konur." Bakın, kanun hükmünde kararnameyle bile değil ancak kanunla. Siz ne yapıyorsunuz getirdiğiniz bu kanunun 16'ncı maddesiyle? Valinin karar ve tedbirlerine aykırı davranmayı suç hâline getiriyorsunuz, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası getiriyorsunuz. Bakın, bu, kesinlikle suç ve cezanın kanuniliği ilkesine aykırıdır, Anayasa'ya aykırıdır, Türkiye'nin altına imza koyduğu Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır. Bu, valiye suç yaratma yani yasama yetkisi vermedir. Bu, oradan dönecektir.

Değerli arkadaşlar, 1 Mayıs geliyor, yarın vali diyecek ki -daha önce oldu ya İstanbul'da- "Efendim, Taksim'e çıkmak... Biz ihbar aldık, orada provokasyon var, işte can ve mal emniyeti açısından ben oraya çıkışı yasakladım. Çıkmak isteyenlere bu karara aykırı davrandığı için üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmak üzere dava açılacak." Açabilecek misiniz? Hayır, açamayacaksınız. Milyonları nasıl tespit edeceksiniz, nasıl açacaksınız? Açamayacaksınız. Kimi yakalarsanız onun hakkında dava açılacak.

Başka bir şey getiriyorsunuz. "Polis kolejlerini kapatıyoruz." Niye? E, paralelci. Allah'tan korkun, şimdi diyorsunuz ki: "Bu paralel yapı bir suç örgütü." Doğru mu? Size göre öyle. "E, bunlar da paralelci o yüzden kapatıyoruz, başka yere göndereceğiz." O mantıkla giderseniz bunlar şüpheli, bunlar sanık; alın yargılayın. Niye başka yere gönderiyorsunuz? Bu mantık neye benzer biliyor musunuz? Doktorun biri suç işledi, bir yanlış tedavi yaptı, tıp fakültesini kapatmaya benzer; tıp fakültesini kapatıyorum, efendim, buradan yanlış doktorlar çıkıyor ya da işte, efendim, Soma'da maden kazası oldu, maden mühendisleri görevini yapmadı. E, maden fakültelerini kapatalım. Böyle bir mantık olabilir mi arkadaşlar? Yani bu, tamamen çarpık bir mantık. Hukuk devletinde kimin eylemi ne ise bunu ortaya koyarsınız, efendim gereken kanunlar çerçevesinde gereken işlem yapılır. Siz, bir kesimi, bir okulun tüm öğrencilerini belli bir şekilde yaftalayarak... Böyle bir işlem yapamazsınız. Yani bu korkunun ecele faydası yok. Fakat bunlar sonuçta dönecek size vuracak.

Bir başka şey daha söyleyeyim bu kanunla ilgili yani bir insana yalan söylemek yakışmaz, tabii Başbakana hiç yakışmaz. Başbakan ısrarla "Bonzaiye, molotofa karşı çıkıyor muhalefet..." Bu, külliyen yalandır, yalan olduğunu da burada verdiğimiz önergelerle göstermiş olduk.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)