Konu:Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:64
Tarih:25/02/2015


Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RIZA TÜRMEN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz torba kanunun 3 tane temel aksaklığı var, bozukluğu var. Bu torba kanun, kuvvetler ayrılığına aykırıdır. Çünkü, yargının birtakım yetkilerini valiye, polise devretmektedir. İkincisi, temel hak ve özgürlükleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uymayan bir şekilde sınırlamakta ve bunların ihlaline yol açmaktadır. Üçüncüsü, polise çok geniş yetkiler vermektedir. Burada anlaşılan amaç odur ki yargıyı sistem dışında bırakarak, polisin yetkilerini artırarak, hak ve özgürlükleri sınırlayarak toplumsal muhalefeti bastırmak. Tabii demokratik ülkelerde siyaset sadece Mecliste yapılmaz, siyasi partiler arasında yapılmaz. Aynı zamanda Meclisin, devletin dışında kalan kamusal alanda yapılır siyaset. Bu kamusal alanda insanlar bir araya gelirler sorunlarını ortaya koyarlar, çözüm ararlar. İnternet ortamı da bir nevi kamusal alandır. O anlaşılıyor ki iktidar bu kamusal alanda ortaya çıkan toplumsal muhalefetten korkmaktadır, bu toplumsal muhalefeti bastırmak istemektedir. Önümüzdeki torba kanunun da temel amacı budur.

Şimdi, deniyor ki: "Efendim başka ülkelerde de var bu." Bir kere her ülkenin kendi sistemi var, o farklı sistemleri karşılaştırmak mümkün değil. İkincisi, bizim için bağlayıcı olan, yükümlülükler getiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararlar. Oraya baktığınız zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu görüyorsunuz. Oraya baktığınız zaman kanunda yanlış olan şeyin şu olduğunu görüyorsunuz: Barışçıl bir gösteri yapılıyor. Barışçıl bir gösteriye polis şiddet kullanarak müdahale ediyor, orantısız güç kullanıyor. Ondan sonra da pek çok insan yaralanıyor ya da ölüyor. Burada yapılması gereken şey, bir: Polis, barışçıl olan gösteriye müdahale etmemelidir. İkincisi: Polis müdahale edecekse, o şartlar doğmuşsa eğer bu orantılı olmalıdır. Üçüncüsü: Polis silah kullanmak zorundaysa bunun kuralları vardır. Polis ancak meşru müdafaa durumunda silah kullanabilir, ancak başka türlü etkisiz hâle getiremediği takdirde silah kullanabilir ve bu silah kullanımının mutlaka orantılı ve zorunlu olmasıdır yani taş atan bir çocuğa karşı tabancayla cevap verirse, ateşli silahla cevap verirse bu orantısızlıktır. Orantısız silah kullanmamalıdır. Bu getirilen kanun teklifinde polise verilen yetkiler bu ölçülerden hiçbirine uymamaktadır. Meşru müdafaa dışında polise silah kullanma yetkisi verilmektedir, ki bu çok tehlikelidir.

2007 yılından bu yana 183 insanımız polis kurşunuyla hayatını kaybetmiştir, Gezi'de binlerce kişi polis tarafından yaralanmıştır. Yani polisin bu rahat bir şekilde yaşam hakkını ihlal ettiği bir ülkede polisin yetkilerinin genişletilmesi çok tehlikelidir. Yani burada, bir vatandaşın güvenliğini polise karşı korumak meselemiz vardır bizim. O nedenle, bunlar üzerinde çalışacak yerde, biz tutuyoruz, tam ters uygulamalara gidiyoruz.

21'inci madde üzerinde de birkaç söz söylemek istiyorum: 21'inci madde diyor ki: "2 nci, 3 üncü, 4 üncü, 5 inci ve 6 ncı meslek derecelerinde bulunan personel ihtiyaç hâlinde görev unvanlarına bakılmaksızın araştırma, inceleme ve denetleme gibi görevler verilmek üzere atandıkları birim amirinin emrine alınabilirler." Yani, bu, polisin siyasallaştırılmasıdır.

Polis, iktidara uymayan polisler, iktidarın görüşünü benimsemeyen polis memurları, unvanlarına bakılmaksızın kendinden daha az kıdemli kişilerin emrine verilecektir ve unvansız bırakılacaktır bir nevi. Yani, burada yapılmak istenen şey, idare hukukunun temel ilkeleri olan liyakat, yok efendim, kıdem gibi esaslar bir yana itilecektir, sadece siyasi iktidarın görüşlerine göre atamalar yapılacaktır. Bir de tabii şu var: Mesleğe yeni alınan polisler mülakatla alındığı için siyasal iktidarın görüşüne uygun polisler alınmaktadır. Şimdi, bu siyasal iktidarın görüşüne uygun genç polislerin emrine çok daha kıdemli ama siyasal iktidarın görüşüne uygun olmayan polisler verilecektir. Bu tam bir keyfîliğe yol açacaktır ve bunun önlenmesi gerekir.

Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)