Konu:Başkanlığın, Görüşülmekte Olan Kanun Tasarısıyla İlgili Kişisel Söz Taleplerini, Usulüne Ve İç Tüzük Hükümlerine Uygun Olarak Yapmadığı Gerekçesiyle Başkanın Tutumu Hakkında
Yasama Yılı:2
Birleşim:122
Tarih:20/06/2012


BAŞKANLIĞIN, GÖRÜŞÜLMEKTE OLAN KANUN TASARISIYLA İLGİLİ KİŞİSEL SÖZ TALEPLERİNİ, USULÜNE VE İÇ TÜZÜK HÜKÜMLERİNE UYGUN OLARAK YAPMADIĞI GEREKÇESİYLE BAŞKANIN TUTUMU HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi Mustafa Elitaş'ı dinledim burada. Ben, Mustafa Bey, seni gayet iyi tanıyorum. Geçen dönem ben burada bağımsızken arkadaşlar, AKP'liler evvela getiriyorlar, bütün önergelerini veriyorlar, ondan sonra, söz haklarını kapatıyorlar, ben eğer Genel Kurul Salonundaysam söz isteyen olunca hemen AKP'liler çıkıyordu, konuşuyordu -herkes şahit buna- eğer ben Genel Kurul Salonunda değilsem söz isteyen yok; bu, bir defa, bir sahtekârlık yani normal bir davranış tarzı değil. Tabii, bu yalnız sizde değil, Meclisi yöneten yöneticilerde de var yani söz hakkı varsa o zaman söz hakkını falanca kişiler istemiştir deyip ondan sonra onları konuşturması lazım.

Ama şimdi sizin bir taktiğiniz var. Şimdi, biraz önce Mustafa Bey burada diyor ki: "Efendim, muhalefetin yaptığı konuşmalar iktidardan fazla." Yahu, tabii ki, siz bir grupsunuz üç tane muhalefet var. Yani İç Tüzük açık, her grubun her konuda bir konuşma hakkı var ama 550 milletvekilinin de iki tane konuşma hakkı var ama hep bunu siz kapatıyorsunuz. Ondan sonra, tabii kanunlar basılıp da matbaadan gittiği zaman öteki grupların bazılarının hiç haberi olmuyor, hemen siz oraya kendi elemanlarınızı gönderiyorsunuz, bütün herkesi kapatıyorsunuz. Niye böyle korkuyorsunuz? Çünkü burada sizin yaptığınız yolsuzlukları, suistimalleri, kanunsuzlukları dile getirdiğimiz için çok rahatsız oluyorsunuz. Benim size tavsiyem şu: Yolsuzlukları, suistimalleri, talanları yapmayın, biz de çıkalım sizi burada övelim.

Şimdi, bakın, Tayyip Erdoğan geçen gün Almanya'da bir ödül aldı. Ödül almaya son anda gitmekten vazgeçti, ne dedi? "Efendim, asker şehit edilmiş, ben onun için gitmiyorum." E, peki, bak şimdi 8 tane askerimiz şehit oldu, 16'sı yaralı, ayrıca da Urfa Cezaevinde 13 tane vatandaşımız yandı diri diri, niye o zaman seyahatini kesip de gelmiyor, mademki böyle hakikaten içinde vatandaş sevgisi varsa, asker sevgisi varsa. Başka bir yerde olsa, bırakın yani 10 kişilik, 5 kişilik vatandaşın ölmesini 2 tane vatandaşın haksız yere ölmesi veya öldürülmesi olayında bir vatan, millet, vatandaş sevgisini taşıyan insanlar gelir onların o acılarını paylaşır.

Yani hep insanları kandırmak peşindesiniz. Bari, hiç olmazsa, şu Türkiye Büyük Millet Meclisinde halkın karşısına çıktığınız zaman dürüst konuşmasını bilin. Ben biliyorum sizin ne kadar burada? Taa, umreye giden arkadaşlarınız burada oy kullanmadı mı? Buna ne derler Mustafa Bey? Buna "sahtekârlık" demezler mi? Hem umreye gideceksin hem Müslümanlık şartlarına -yani Müslüman'da bulunması gereken doğruluğu, dürüstlüğü- uygun hareket etmeyeceksin, umredeyken burada oy kullanıyorsunuz. Böyle bir şey olmaz ya, böyle bir şey olmaz. Böyle bir davranış insanlık vasfıyla bağdaşmaz. Onun için, yani burada biz birbirimizi iyi tanıyoruz. Burada yaptığımız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Tunceli) - Neyse?

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.