Konu:Askeri Hakimler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Yasama Yılı:5
Birleşim:54
Tarih:11/02/2015


Askeri Hakimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa, genel olarak askerî yargıyı da siyasi iktidara bağlama yasasıdır. İşin özü budur, hiç ayrıntıya girmeye gerek yoktur.

Anayasa Mahkemesi Başkanı seçildi, sizin istediğiniz, iktidarın istediği bir kişi; hayırlı olsun. Yargıtay Başkanı seçildi, yine siyasi iktidarın istediği, desteklediği bir kişi; hayırlı olsun. Şimdi de askerî yargıyı bu yasayla birlikte yine siyasi iktidara bağlayacaksınız.

Burada bu kanun HSYK benzeri bir düzenleme getiriyor Askerî Hâkimler Kurulu olarak. Hâlbuki, aslında siz HSYK'dan şikâyetçisiniz yani 2010 değişikliğiyle birlikte 159'uncu maddeden şikâyetçisiniz, Adalet Bakanı da şikâyetçi "Gelin düzeltelim." derken siz buna benzer bir düzenleme getiriyorsunuz. Niye? Çünkü oradan farklı olarak burada kurulun başkanı Millî Savunma Bakanı, efendim, üyeleri de, 5 üyeyi de Millî Savunma Bakanı önerecek birinci sınıf hâkimler arasından, Başbakan da onaylayacak ve kurul olacak. Bu kurul neye karar verecek? Hâkimlerin mesleğe alınmasına, yer değiştirmesine, cezalandırmasına, meslekten ihracına kadar bu kurul karar verecek. Sayın Bakan, Allah aşkına, şu anda size sorsam birinci sınıf hâkimlerden 5 tane sayın. Bilir misiniz? Bilmezsiniz, bilemezsiniz; işin mahiyetine aykırı. Kime soracaksınız önereceğiniz bu kişileri, Genelkurmay Başkanına mı, yoksa adli müşavire mi? Bakın, yanınızdaki asker arkadaşlar, askerî yargıçlar, efendim, bunda sizi uyarmamış olabilirler çeşitli mülahazalarla; bu, kesinlikle Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa diyor ki: "Askerî yargı organları da mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar." Siz, siyasi iktidarın bir üyesi, Millî Savunma Bakanı bu kurulun başkanı olduğu sürece yargı bağımsızlığı yoktur. Biz hukuk fakültesine girdiğimiz zaman bile hocalar derdi ki: Bir ülkede hâkimlerin atamasını, yer değiştirmesini, sicilini, cezasını düzenleyen bir kurulun başında siyasi iktidardan, hükûmetten bir kişi var ise -yani Adalet Bakanı- kurulun üyesi de müsteşar ise burada yargı bağımsızlığından söz edilemez. Böyle denirken siz getiriyorsunuz askerî yargıyı tamamen kendinize bağlıyorsunuz; kendinize değil aslında, Başbakana; Başbakana da değil aslında, Cumhurbaşkanına. Başbakan sadece orada duruyor şimdilik hiç etkisiz, yetkisiz bir eleman gibi.

Siz, şimdi, buraya önereceğiniz kişilerle ilgili bilgiyi nereden alacaksınız Genelkurmaydan, adli müşavirlikten almadığınız anda? Millî istihbarattan mı alacaksınız? Hakan Fidan da gitti, yerine gelen kişi mi belirleyecek? Yani ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Arkadaşlar, hiç o, bu, efendim, işte, teknik ayrıntı, yok, işte, Askerî Mahkemeler Kuruluş Kanunu'nun bu maddesi var... Bunların hepsini geçin, bunların hepsi hikâye. Bu yasa -onay verin ya da vermeyin, ben söyleyeyim, bilin- askerî yargıyı tamamen tek kişiye bağlıyor. Tek kişiye bağlıyor, şu anda yukarıdaki kişiye bağlıyor. Yani Başkanlık sistemini isteyen ve Başkanlık sistemini istemesinin nedenini de "Efendim, ben istediğim elemanla çalışmak istiyorum. Bir kamu görevlisini görevden alıyorum, gidiyor, yargıdan karar alıp geliyor, oturuyor. Böyle bir şey olur mu?" diyen, yani yargıyı kendisine ayak bağı olarak gören, Başkanlık sistemi böyle bir model, padişahlık sistemini isteyen kişi askerî yargıyı da kendisine bağlıyor. Anayasa Mahkemesi zaten tamam, Yargıtay tamam, HSYK tamam, ee, Millî Savunma Bakanı, Başbakan konu mankeni olacak, askerî yargı da bana bağlı olacak. Yani Allah aşkına ne yapmaya çalışıyorsunuz? Bakın, bu döner, yarın sizi vurur.

Siz, bununla "Askerî yargı içinde bir kısım kişileri tasfiye edeceğiz." falan, filan... Öyle değil, arkadaşlar, sistemin cıvatalarıyla uğraşıyorsunuz. Uğraşmayın, bunun altında kalırsınız. Bu düzenlemelerden vazgeçin. Anayasa'ya aykırıdır, kesinlikle aykırıdır, mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine aykırıdır, yargı bağımsızlığı ilkesine aykırıdır, Türkiye'nin altına imza attığı Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır. Yarın, bu kanuna göre meslekten ihraç edilen, cezalandırılan kişiler gidecek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiye'yi mahkûm ettirecek, şimdiden söylüyorum, uyarıyorum, kesinlikle.

Yani siz, kendiniz, "Kendi başıma ben kanun yaptım, Anayasa'm bu." diyemezsiniz. Anayasa'ya göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi iç hukuk hükmündedir ve kanunlarla, Anayasa'yla hükümlerin çatışması hâlinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri uygulanır. Dolayısıyla, oradan dönecektir diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)