Konu:685 Sıra Sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa Ve İç Tüzük Hükümlerine Aykırılığı Nedeniyle Görüşmelerinin Yapılıp Yapılamayacağı Hakkında
Yasama Yılı:5
Birleşim:54
Tarih:11/02/2015


685 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine aykırılığı nedeniyle görüşmelerinin yapılıp yapılamayacağı hakkında
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Askerî Hâkimler Kanunu'nda değişiklik öngören kanun tasarısı Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bir iptal kararı üzerine hazırlanmış olan bir tasarıdır. Bu sırada tabii ki Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine yapılması gereken düzenlemeler yanında başka birtakım düzenlemeler de tasarıya dâhil edilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesine baktığımızda bu gerekçenin bu tasarıda karşılandığını söylemek mümkün değildir; işin esası budur, bu tasarıya ilişkin olarak temel itiraz noktamız da burada düğümlenmektedir.

Konu şudur: Anayasa Mahkemesi 2014 yılında vermiş olduğu bir iptal kararıyla yürütme organının bir mensubu olan Millî Savunma Bakanının askerî hâkimler üzerinde disiplin cezası vermeye yetkili bir amir olarak tanımlanmış olmasını Anayasa'ya aykırı bulmuştur çünkü Anayasa'nın 145'inci maddesinin ikinci fıkrası mahkemelerin hâkimlik teminatı ve bağımsızlık esaslarına göre kurulacağını öngörmüştür. Bu, kuvvetler ayrılığının gereğidir.

Şimdi, Sayın Bakan şöyle bir savunmada bulunabilir, "Mevcut sistemde hâkimler üçlü kararnameyle atanmaktadır. Biz onun yerine Millî Savunma Bakanının başkanlığında 4 kişiden oluşan bir kurul kuruyoruz ve bütün hâkim atamalarını bu kurul yapacaktır. Yani eskiye kıyasla bir iyileşme sağlıyoruz." şeklinde bir açıklama, savunma yapabilir. Ama bu savunma da Anayasa'nın yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilkesi karşısında geçerli bir savunma olmayacaktır, çünkü o 4 kişilik kurulun tüm üyelerini Millî Savunma Bakanı tayin edecektir ve kurul üyeleri arasında herhangi bir hiyerarşi tanımı da yoktur. Binbaşının üzerindeki bütün rütbelerin mensuplarından Sayın Bakan istediği, takdir ettiği kişileri kurul üyesi olarak atayacaktır. Mesele buradadır. Bu, 2010 yılı öncesindeki Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu oluşumundan bile daha geride olan bir düzenlemedir. Eğer Anayasa'ya uygun bir düzenleme yapacaksak Millî Savunma Bakanının takdiriyle belirlenecek olan bir kurul düzenlemesinden kesinlikle vazgeçmek zorundayız. Tasarı bu nedenle Anayasa'ya aykırıdır, bu hükmüyle Anayasa'ya açık bir aykırılık oluşturmaktadır.

Kuvvetler ayrılığı insanlığın uzun mücadeleler sonunda ulaştığı bir kavramdır, bir gelişigüzel kavram değildir. Bütün güçlü demokrasiler, gelişmiş ülkelerin sahip olduğu demokrasiler kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerine yükselir. Kuvvetler ayrılığı, 267 yıl önce Montesquieu "Kanunların Ruhu" kitabını yazdığında, orada bu kavramı ortaya attığında, insanlık için bu henüz yeni bir kavramdı. Ama ondan çok değil kırk bir yıl sonra, 1789 yılındaki Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nde kuvvetler ayrılığı temel bir kural olarak yer almıştır. 16'ncı maddesi bugün bütün demokrasilerin temelini oluşturan kuvvetler ayrılığı ilkesini bir insanlık ilkesi olarak, bir temel ilke olarak bütün insanlığa mal etmiştir. 16'ncı madde der ki: Kuvvetler ayrılığının bulunmadığı, hakların güvence altında olmadığı toplumlarda anayasa yoktur. Yani 82 Anayasası'nda kuvvetler ayrılığı kural olarak var ama yasalarla bunu ortadan kaldırıyorsanız aslında Türkiye'de anayasa yok demektir.

Onun için, bu, benim buradan Hükûmete ve Genel Kurula önerim şudur: Bu Anayasa'ya aykırı düzenlemede ısrar etmeyin. Bunu düzeltecek bir önerge taslağımızı iktidar partisi grubuna verdik, şimdi diğer muhalefet partilerine de vereceğiz. Hükûmete sanıyorum bu önerimiz ulaşmıştır. Bu bir öneridir. Ama en azından bugünkü Anayasa'ya aykırı konumdan daha iyi, daha bağımsızlığı sağlayacak olan bir öneridir, üzerinde çalışabiliriz. Ben Sayın Bakana bu tasarıdaki yapıdan vazgeçmesini buradan tavsiye ediyorum.

Sayın Bakan, tasarı Anayasa'ya aykırıdır. Bu şekliyle görüşülmemelidir. (CHP sıralarından alkışlar)