Konu:Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:51
Tarih:04/02/2015


Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Maden Kanunu'na ilişkin bir konuşma yapıyorken Artvin'i konuşmadan geçmek olmaz, Cerattepe'yi konuşmamız gerekir. Aslında ben burada Sayın Bakanın olmasını bekliyordum ama ne yazık ki ben Maden Kanunu'na ilişkin konuşmalara başlayınca Sayın Bakan bir bahane buluyor, terk ediyor Genel Kurulu. Niye böyle acaba, merak ediyorum; şimdi konuşacağım, niye böyle? Bir tesadüf oluyor. İnşallah gelir, kendisine anlatırım bu şekilde.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Cerattepe'ye ilişkin olarak Rize İdare Mahkemesi muhteşem bir karar verdi. Artvin'de işlenmek istenen bir cinayet vardı. Cinayete ilişkin olarak daha önce yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Arkasından da burada yapılmak istenen maden çalışmasının Artvin'i yok edeceğini, heyelan bölgesi ve içme sularına ilişkin, kent merkezini ilgilendiren bu derin sorunda mahkeme kocaman bir duvar ördü ve projeyi iptal etti. Şimdi, görüldüğü kadarıyla, karşı taraf olan Enerji Bakanlığı ve ilgili şirket tarafından Danıştay aşamasına, temyiz aşamasına gidilecek ama Maden Kanunu'ndaki birtakım kolaylıklardan yararlanılarak, ÇED'deki bazı maddelere ilişkin iyileştirme yapılarak, "Projeye yeniden başlanacak." şeklinde, ilgili şirket tarafından kamuoyu aldatılmaya çalışılmaktadır. Değerli arkadaşlarım, mahkemenin kararı net, diyor ki: "Artvin'de maden girişimi Artvin'i yok edecek bir cinayet girişimidir. Hiçbir şekilde bunu kabul etmek mümkün değildir." Değerli arkadaşlarım, Maden Kanunu'nu, yasaları değiştirmekle olmuyor, aslında kafaları değiştirmek önemli. Ne yazık ki bizler de yasaları değiştiriyoruz ama kafaları değiştirmiyoruz. Neden? Bakın, daha öne burada birçok kereler anlattım. Ben hukukçuyum, yirmi beş yılı aşkın süre avukatlık yaptım. Hayatımın hiçbir döneminde bir ihaleye devlet tarafından, devletin yetkili kurumları tarafından -Maden İşleri Genel Müdürlüğünün burada bürokratları var mı, merak ediyorum altında kimin imzası var- bir firmayı tarif eden ihale olur mu diye bana söyleselerdi güler geçerdim değerli arkadaşlarım. 2012 yılında Maden İşleri Genel Müdürlüğü bir ihale şartnamesi yayınlıyor. İhale şartnamesinde sadece firmanın adını vermiyor değerli arkadaşlarım. "Bu ihaleye girebilecek olan firmanın Türkiye'de 500 bin tuvenan, 10 bin ton metal bakır üretecek Türkiye sınırlarında bir tesise sahip olması gerekir." diyor şartnameye göre. Taner Yıldız'a, Sayın Bakana sordum, dedim ki: Sayın Bakan, ihaleden önce bu şartnameye uygun olan, aynı koşullara sahip olan Türkiye'de kaç tane firma vardır, nerededir, kime aittir? Sayın Bakan altına imza attı, dedi ki: "Bu koşullara uyan, ihale şartnamesinde belirtilen, Artvin Cerattepe ihalesine girebilecek Türkiye'de bir tek tesis vardır, Samsun'da Eti Bakır'a yani Mehmet Cengiz Grubuna aittir." Dedim ki: Sayın Bakan, bu ihaleyi bu koşullarda yaparsanız devlette, Türk Ceza Kanunu'nda ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanmanın bütün koşulları vardır. Bir tek firmayı tarif eden bir ihale olur mu? Kıyameti koparttı Sayın Bakan. "Göreceğiz, ihaleyi kim alacak." dedi. Arkadaşlar, ihaleden önce dedim ki: Bunu tespit yaptıracağım, noterden tespit yaptıracağım. Bakın, Karadeniz otoyol ihalesinde de böyle oldu, ilgili bakanlar o tarihte Yüce Divanda yargılandı, sana da muhtemelen böyle bir şey olabilir. Bakan güldü geçti. İhaleyi başka firma aldı değerli arkadaşlar. Bakan çıktı buraya, dedi ki: "Artvin milletvekili yanıldı, ihaleyi Özaltın Grubu aldı. Siz yanıldınız." Ben de dedim ki: Bu adam bu ihaleyi, bu bakırı, bu madeni, altını nerede işletecek? Ancak bu firmaya ait olan bir yerde işletebilir.

Değerli arkadaşlarım, aradan bir buçuk ay geçti, bir baktık ki ihaleyi alanlar benim yanıma geldiler Türkiye Büyük Millet Meclisinde. "Bu işlerin üzerine gitme, bu işleri kapat işin kibarcası." diye. Bir baktık ki aradan zaman geçti, redevans sözleşmesi yapmışlar değerli arkadaşlar, redevans. Bakın, bir duyuru yaptılar. Efendim, bu grup diğer gruba demiş ki... "Ben bir redevansla bu ihaleyi devredeyim." diye bir duyuru yaptılar. Bakın, burada, orijinali burada, gazetelerde yayınladılar. Ve ihaleyi alan firma, ilk başta benim alacağını söylediğim firmayla yalandan bir redevans sözleşmesi yaparak -yani bu kadar olabilir- yalandan bir redevans sözleşmesi yaparak... Buna "yalan" demeyeyim, hukukta "muvazaa" diyorlar daha kibarcası, "hileli işlem" diyorlar Türkçesi. Hileli işlemle devrettiler.

Şimdi, redevansla asıl firmanın, devreden firmanın kim olduğunu, asıl sahibinin kim olduğunu biliyoruz. Bu işin asıl sahibi Cengiz Gruptur değerli arkadaşlarım. Cengiz Grup tarafından alınmıştır bu ihale.

Bende şimdi buradan Sayın Bakana soruyorum, keşke burada olsaydı: Bu ihalenin bir büyük ortağı var Sayın Başbakan Yardımcısı. Benim size saygım sonsuz. Bir büyük ortak var. Bir büyük ağabey var bu ihalede. Acaba kim? Acaba kim?

OKTAY VURAL (İzmir) - Kim?

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Sayın Vural, kim acaba?

OKTAY VURAL (İzmir) - Bilmiyorum. Sayın Bakan biliyordur. Fuat Avni biliyordur.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Bir tane büyük ağabey var. Özellikle bu ihale korunuyor değerli arkadaşlar. 10 milyar dolar. Pasta da büyük. Pasta çok büyük ama. Yani özel korunuyor. Bir büyük ağabey var.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Öyle zor sorular sorma. Zor soru bunlar. Kimse burada cevap veremez.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Tabii, tabii... Ben merak ediyorum, CHP Grubunun da merak ettiğini zannediyorum.

Bir büyük ağabey var bu ihalede. Özel korunan. Seydişehir Alüminyumla alakalı yapılan projenin bir başka boyutu var Artvin Cerattepe'de. Ama pasta büyük, 10 milyar dolar değerli arkadaşlarım.

O büyük ağabeye buradan saygılarımı sunuyorum ve diyorum ki: Artvin'de o madeni çıkartamayacaksın. Senin yaşamın, ömrün yetmeyecektir.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)