Konu:Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:51
Tarih:04/02/2015


Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yine, bir Maden Kanunu görüşüyoruz, bu kaçıncısı bilmiyorum, derli toplu hazırlanmadan, düzenlenmeden gelerek sık sık değiştirilen kanunlardan biri.

Değerli milletvekilleri, halk arasında, işletilen, kandırılan, her denileni yapan, zayıf halka gibi görünenlere "maden" denir. Bu Parlamento, kendini Hükûmet ve bakanları karşısında maalesef bu duruma düşürmektedir. Doğru dürüst bir kanun hazırlayamayan, usulsüzlük, hukuksuzluk, yolsuzluk iddialarını bu yüce Meclisi maden görüp aklatan, paklatan bir Hükûmet ve bakanlarıyla karşı karşıyayız. İktidarıyla muhalefetiyle en üstün mekân yüce Meclistir, arkamızı dönerek konuşamadığımız tek kurumdur.

Meclisin düzeninde de bir hata var: Bakanlar Kurulu neden böyle yüksekte dizayn edilmiş? Sanki milletvekillerinden yukarıda durur gibi bir hâl, bunun da aslında düzeltilmesi lazım. Bu yüce Meclis, bu Gazi Meclis çözüm yeridir, gizli kapılar arkasında yapılan görüşmelere, yapılan pazarlıklara, verilen sözlere alet edilmemelidir. Hırsızın, hukuksuzun, rüşvetçinin, sahtekârın karşısındadır bu Meclis. "Devletin malı deniz, yemeyen domuz." diyenlere, milletin malını har vurup harman savuranlara geçit vermemeli bu Meclis. Hükûmetten muhalefet değil, iktidar partisi milletvekilleri hesap soramazsa, bırakın bakanlarla görüşmeyi, genel müdürlerle randevu alıp görüşemezler.

Sayın Erdoğan'ın hırsının, ihtirasının sembolü olarak yaptırdığı israf abidesi 1.150 odalı kaçak saraya geçit verirse bu Meclis -bakanların ve Başbakanın kutusuyla, kasasıyla, konuşmasıyla, kaydıyla, parasıyla- rüşvet ve yolsuzluk ve para sıfırlama iddialarını yargıya gönderemezse bu Meclise maden gözüyle bakar Hükûmet, yargıdan kurtulabilmek için Meclisi kullanır. Bu Meclis fakirin fukaranın, garibin gurebanın, tüyü bitmemiş yetimin haklarını koruma yeridir. Bu kürsüden edilen yeminlere sadık kalınmalıdır. Hem milliyetçiliği ayaklar altına alacaksın, Türklüğü yok sayacaksın hem de Türk tarihinin sembolleriyle şov yapacaksın; bu ikiyüzlülüğü nasıl içimize sindirebiliriz? Aleni, belgeli, şahitli iddiaları nasıl görmezden gelebiliriz? Millet ve tarih önünde sorumlu olduğumuzu, bunların hesabını ilahi adalet karşısında vermekten kaçamayacağımızı belirtmek istiyorum. Hem her türlü hırsızlığı, yolsuzluğu yapacak, rüşveti alacaksın, bu yolsuzluğu yapanları ortaya çıkaranları suçlayacaksın... Neymiş? Hükûmete darbe yapıyormuş paralel. Geçin oradan, bu iddialara kendiniz bile inanmıyorsunuz çünkü dünya inanmıyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütünün her yıl düzenlediği Küresel Yolsuzluk Endeksi'nde ülkemiz 64'üncü sıradadır.

Ülkeyi terör batağına batırdınız, ekonomiyi dibe vurdurdunuz; çiftçi perişan, esnaf perişan, çaresiz, emekli şaşkın, maden işçisi can derdinde, işsizler ne yapacaklarını bilemez hâldeler, gençler bu ülkeden kaçmanın yollarını arıyorlar. On iki yıldır bu milletin yakasındasınız, düşün artık. 7 Haziran seçimleri AKP'nin sonu, suç işleyenlerin, Meclisten kaçanların da yüce Türk adaletine hesap vermesinin başlangıcı olacaktır.

Önergemin kabulü doğrultusunda karar vermenizi diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)