Konu:Artvin İlinin Yusufeli İlçesinde Kamulaştırmadan Kaynaklı Yaşanan Sorunlara İlişkin
Yasama Yılı:5
Birleşim:51
Tarih:04/02/2015


Artvin ilinin Yusufeli ilçesinde kamulaştırmadan kaynaklı yaşanan sorunlara ilişkin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Özellikle, televizyonu başında bizleri izleyen, Yusufeli'nden bizleri izleyen tüm hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, buraya tabutla geldim. Niye buraya tabutla geldim, onu anlatmak istiyorum. Geçen hafta içerisinde Yusufeli'nde, hiçbir siyasal kaygı duymadan, bütün siyasi kimliklerini kenara bırakarak, Yusufeli'nin AKP'li Belediye Başkanı da başta olmak üzere bütün siyasi partilerin temsilcileri, Yusufeli'ni hicvederek, bir tabuta adını yazarak arkasında yürüdüler, binlerce kişi. Neden biliyor musunuz değerli arkadaşlarım? Yusufeli'ni canlı canlı toprağa gömüyoruz.

Ben Yusufeli'ni nasıl tarif edeyim değerli arkadaşlarım? Artvin'in en güzel ilçelerinden bir tanesi. Cezaevi yok, hırsızlık olayı hiç yok. Yusufeli'nden her türlü siyasal düşünce çıkar; sağcısı çıkar, solcusu çıkar, bir tek vatan haini çıkmadı o kadar güzel Yusufeli'nin insanı ama biz bu insanı bir anlamda mağdur ediyoruz. Sayın Bakan burada, biraz sonra inşallah yanıtlar diye düşünüyorum değerli arkadaşlarım.

Yusufeli'nin problemi ne, onu anlatmak istiyorum. Bakın değerli arkadaşlarım, 2008 yılında, kamulaştırmaya ilişkin ciddi anlamda bir problem var. Yusufeli ilçesi komple barajın altında kalıyor. Bir ilçe düşünün, köyleriyle, insanlarıyla, sokaklarıyla, okullarıyla, anılarıyla, mezarlarıyla suyun altında kalıyor. İlçeyi yok ediyoruz değerli arkadaşlarım. 2008 yılında yeni ilçe kurulmasına ilişkin olarak yerleşim yerine ilişkin bir kanun çıkardık. 23'üncü Dönemde bu kanuna, bizim Cumhuriyet Halk Partisinin çekinceleri vardı, milletvekillerimiz muhalefet etti ama Yansıtıcılar bölgesinde yeni bir ilçe kurulacak dedik, saygı duyduk. Aradan yedi yılı aşkın bir süre geçti, sekiz yıl oldu değerli arkadaşlarım, yeni ilçe merkeziyle alakalı olarak bir tek çivi çakılmadı, orada herhangi bir yol yapılmadı, herhangi bir şey yapılmadı. Ne zaman yapıldı biliyor musunuz değerli arkadaşlarım? Cumhurbaşkanlığı seçiminden önceki birkaç gün içerisinde, 30 Mart seçim kampanyasından önceki birkaç gün içerisinde yalandan oraya iş makineleri gönderildi, dozerler gönderildi, hiçbir şey yapılmadı.

Şimdi, Yusufelililere diyorlar ki... 6 tane köyde ciddi anlamda kamulaştırma var, 17 köy komple kamulaştırılıyor, Yusufeli komple kamulaştırılıyor değerli arkadaşlarım. Düşünebiliyor musunuz, bir kenti, bir ilçeyi canlı canlı suyun altına gömüyoruz; o nedenle bu tabutu buraya getirdim, o nedenle bu insanlar tabutla beraber eylem yaptılar. Şimdi, biz, buna rağmen, 6 köyü kamulaştırmış olmamıza rağmen bu yerleşim yerinde herhangi bir şey yapmadığımız için, mezarlıklara ilişkin bir düzenleme bile yapmadığımız için insanlar nereye gideceklerini bilmiyorlar. O nedenle Artvin'i terk ediyorlar, Yusufeli'ni terk ediyorlar değerli arkadaşlarım. Bu konuya buradan dikkat çekmek istedim. Bakın, biraz önce de ifade ettim, kamulaştırma paralarına, kamulaştırma bedellerine ilişkin de ciddi sorunlar var.

Yusufeli'ndeki arazi kıt değerli arkadaşlarım. Türkiye'nin her yerinde toprak bir gayrimenkuldür. Toprağın menkul olması düşünülemez ama Yusufeli'nde toprak o kadar kıt ki toprak aynı zamanda menkul Yusufeli'nde. Yusufeli Cumhuriyet Savcılığına birisi birinin toprağını çalmış diye şikâyette bulunuluyor. Böyle değerli bir yer değerli arkadaşlarım. Ve biz bu ilçeye ilişkin olarak, barajların yüzde 40'ı tamamlanmış olmasına rağmen, 6 tane köyde kamulaştırma işlemleri tamamlanmış olmasına rağmen hiçbir işlem yapmıyoruz, yerleşim yerine ilişkin herhangi bir işlem yapmıyoruz değerli arkadaşlarım.

Burada Hükûmeti şikâyet ediyorum. Sayın Bakan biraz sonra gelecek, burada açıklayacak. Zaten konuşmamdan sonra da bu tabutu götüreceğim, yürütme organının masasına koyacağım değerli arkadaşlar. Bunu anlatmak zorundayız.

Bakın, bütün Yusufeliler bugün bizi dinliyorlar. Geçen hafta içerisinde 5 bini aşkın Yusufelili -biraz önce de ifade ettiğim gibi- siyasal parti kaygısını kenara koyarak "Yusufeli yok ediliyor, Yusufeli insanı mağdur ediliyor." diye kıyamet koparttılar. En çok oyu da size veriyorlar, o konuda da haksızlık etmeyelim, AKP'ye veriyorlar oyları da ama sizler sahip çıkmıyorsunuz.

Bakın, önceki dönem Başbakan geldi, Yusufeli'nde konuşma yaptı, "Yusufeli insanını mağdur etmeyeceğim." dedi. Daha sonra, Sayın Bakan geldi, hemşehrimiz Kadir Topbaş geldi. Faruk Çelik geldi, dedi ki: "Bir an evvel bunları halledeceğim, hiçbir kaygı duymayın." Ama gelinen noktada hiçbir şey yok değerli arkadaşlarım.

Kamulaştırma parasını alanlar Yusufeli'ni terk ediyorlar, Yusufeli'nden uzaklaşıyorlar. Hükûmetin bu anlamda buna mutlaka müdahale etmesi gerekiyor. Özellikle, yerleşim birimiyle alakalı, yerleşim yerine ilişkin bu mağduriyeti bir an evvel ortadan kaldırması gerekiyor, Yansıtıcılar bölgesinin de bir an evvel işlemlerini gerçekleştirmesi gerekiyor.

Ayrıca, kamulaştırma bedellerini Türkiye'deki Kamulaştırma Kanunu'nun o dar çerçevesi içerisinde, sanki bir Konya Ovası'ymış gibi değerlendirmenin dışında özel bir Yusufeli kanununun çıkartılması şarttır değerli arkadaşlarım. "Neden?" diyorsanız, başka bir Yusufeli yok ne yazık ki.

Yusufelililerin Hükûmetten beklediği şu, diyorlar ki: "Gelin, yeni yerleşim yerinin temellerini atın, bir an önce inşaata başlayın." Hükûmet ne yapıyor biliyor musunuz değerli arkadaşlarım? Geçen hafta Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Artvin'e geldi, bir avukat bürosunun açılışını yaptı değerli arkadaşlarım; sizin Bakan Yardımcınız, bir avukat bürosunun. Kim biliyor musunuz bu avukat? Kendi yeğeni. [CHP sıralarından alkışlar (!)] Sizin Bakan Yardımcınız geldi, Yusufeli'nde avukat bürosunun açılışını yaptı. Biz diyoruz ki: "Yeni yerleşim yerinin açılışını yapın." Yusufeliler bunu talep ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)