Konu:Ekonomi Eski Bakanı M. Z. Çağlayan Hakkında, Bir Şahıstan Sağlanan Miktar Ve Değeri Tespit Edilemeyen Bazı Maddi Menfaatler Karşılığında Bu Şahsın İran'a Altın İhracatı Yapması İşlerinde İmtiyaz Sağladığı, Gana'dan Kaçak Yollarla Yurda Sokulmak İstendiği İddia Edilen 1,5 Ton Altınla İlgili Adli Ve İdari Soruşturmaları Engelleyerek Altının Dubai'ye Çıkışını Sağlamaya Çalıştığı Ve Bu Eylemlerin Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet Oluşturduğu, Tck'nın 204 Ve 252. Maddelerine Uyduğu; İçişleri Eski Bakanı M. Güler Hakkında, Bir Şahıstan Sağlanan Miktar Ve Değeri Tespit Edilemeyen Bazı Maddi Menfaatler Karşılığında Bu Şahsın Araçlarına Trafikte Emniyet Şeridini Kullanma İmtiyazı Verdiği Ve Söz Konusu Şahıs İçin Koruma Polisi Görevlendirdiği, Bu Şahısla İlgili Adli Veya İstihbari Çalışma Yapılıp Yapılmadığının Araştırılması İçin Talimat Verdiği, Bu Şahsın Usulsüzlükleri Hakkında Basında Çıkacak Haberlerin Engellenmesi İçin Girişimlerde Bulunduğu Ve Bu Eylemlerin Tck'nın 204, 255, 252 Ve 285. Maddelerine Uyduğu; Ab Eski Bakanı E. Bağış Hakkında, Bir Şahıstan Sağlanan Miktar Ve Değeri Tespit Edilemeyen Bazı Maddi Menfaatler Karşılığında Bu Şahsın Turizm Belgeli Bir Otel Kiralama Girişimi İle Yakınlarına Vize Alınması İşleri İçin Aracılık Ettiği Ve Bu Eylemlerin Tck'nın 255 Ve 252. Maddelerine Uyduğu; Çevre Ve Şehircilik Eski Bakanı E. Bayraktar Hakkında, Bir Suç Örgütünün Yönetici Ve Üyelerinin Kendilerine Sağlanan Ve Miktar Ve Değeri Tespit Edilemeyen Bazı Menfaatler Karşılığında Kişiye Özel İmtiyazlı İmar Planlarını Onaylattıkları Ve İmar Planlarına Aykırı Olarak Yapılan Bazı Projelerin Usulsüzlüklerine Göz Yumdukları Ve Denetimlerden Sorunsuzca Geçmelerini Sağladıkları Ve Bu Eylemlerin Tck'nın 255 Ve 257. Maddelerine Uyduğu İddialarıyla Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin
Yasama Yılı:5
Birleşim:44
Tarih:20/01/2015


Ekonomi Eski Bakanı M. Z. Çağlayan hakkında, bir şahıstan sağlanan miktar ve değeri tespit edilemeyen bazı maddi menfaatler karşılığında bu şahsın İran'a altın ihracatı yapması işlerinde imtiyaz sağladığı, Gana'dan kaçak yollarla yurda sokulmak istendiği iddia edilen 1,5 ton altınla ilgili adli ve idari soruşturmaları engelleyerek altının Dubai'ye çıkışını sağlamaya çalıştığı ve bu eylemlerin Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet oluşturduğu, TCK'nın 204 ve 252. maddelerine uyduğu; İçişleri Eski Bakanı M. Güler hakkında, bir şahıstan sağlanan miktar ve değeri tespit edilemeyen bazı maddi menfaatler karşılığında bu şahsın araçlarına trafikte emniyet şeridini kullanma imtiyazı verdiği ve söz konusu şahıs için koruma polisi görevlendirdiği, bu şahısla ilgili adli veya istihbari çalışma yapılıp yapılmadığının araştırılması için talimat verdiği, bu şahsın usulsüzlükleri hakkında basında çıkacak haberlerin engellenmesi için girişimlerde bulunduğu ve bu eylemlerin TCK'nın 204, 255, 252 ve 285. maddelerine uyduğu; AB Eski Bakanı E. Bağış hakkında, bir şahıstan sağlanan miktar ve değeri tespit edilemeyen bazı maddi menfaatler karşılığında bu şahsın turizm belgeli bir otel kiralama girişimi ile yakınlarına vize alınması işleri için aracılık ettiği ve bu eylemlerin TCK'nın 255 ve 252. maddelerine uyduğu; Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı E. Bayraktar hakkında, bir suç örgütünün yönetici ve üyelerinin kendilerine sağlanan ve miktar ve değeri tespit edilemeyen bazı menfaatler karşılığında kişiye özel imtiyazlı imar planlarını onaylattıkları ve imar planlarına aykırı olarak yapılan bazı projelerin usulsüzlüklerine göz yumdukları ve denetimlerden sorunsuzca geçmelerini sağladıkları ve bu eylemlerin TCK'nın 255 ve 257. maddelerine uyduğu iddialarıyla bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, yüce Meclisin saygıdeğer üyeleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, evet, nihayet o gün geldi. "Son söz milletin." diyorsunuz ya, milletin temsilcileri bugün bir karar verecek. Yaklaşık bir yıldır ülkemizin gündemini işgal eden bu 4 bakanınızla, şüpheli bakanlarla ilgili hazırlanan bu rapor bugün oylanacak. Bu raporu tabii ne kadar okudunuz, yine bu raporun dayanakları olan belgeleri -Mecliste, Meclis Başkanı biliyorsunuz incelemeye açtı- incelediniz mi bilmiyorum ancak ben bu raporu okudum, notlarımı aldım, özellikle iktidar partisine mensup arkadaşların niçin Yüce Divana sevk edilmemesi gerektiği yönündeki kanaatlerini öğrenmeye çalıştım. Aslında, ifadelere baktığımda, Soruşturma Komisyonu çalışırken, sizin, AKP'nin bir kısım Komisyon üyelerinin sordukları sorulardan gerçeğe ulaşma niyeti ve gayreti olduğunu düşünerek umutlanmıştım ancak ne yazık ki öyle olmadı. 2 arkadaşınız konuştu. 2 arkadaşınız konuşmasında, temel olarak İstanbul Başsavcılığının verdiği takipsizlik kararına atıfta bulunarak "Efendim, savcılık bu soruşturmaya başlarken telefon dinlemeleriyle başladı. Telefon dinlemeleri de en son çare olarak oraya gidilmesi gerekirken baştan gidildi. Bu nedenle de biz telefon dinlemelerini delil kabul etmedik." İkinci argüman: "Bakanlarla çocukları arasındaki görüşmeler CMK 135'e göre tanıklıktan çekinme hakkı olanların görüşmeleridir, bu da delil olamaz." dediler. Son konuşmacınız da bir başka argüman daha kullandı. İşte, bu paralel yapı, yine her zaman olduğu gibi darbe marbe... Dikkatinizi çekiyorum, özellikle vicdanlarınıza sesleniyorum: Dikkat edin, vakıayı inkâr eden yok arkadaşlar yani saati inkâr eden yok. Zaten Bakan da inkâr etmiyor. "Ben bu saati aldım." E, "Mal bildiriminde olaydan sonra bulundum, Rıza'ya da parasını ödedim." Nasıl ödedin? "Bir otelin bu belgesiyle -bu Komisyon raporunda, burada var, bunun içinde- bununla ödedim." diyor. Efendim, "Saat bedeli 240 bin euro Zafer Çağlayan'dan teslim aldım." Meşhur iş adamı Rıza Sarraf.

Arkadaşlar, bakın, bizim arkadaşlarımız en azından bu belgenin incelenmesini istediler. Bu yazı ne zaman yazıldı? Yazı yaşı, grafolojik inceleme. İki: Bu el yazısı kimin el yazısı? Bu istendi. Bu bile yapılmadı. Bu alınmış mı, vakıa var mı? Var, bunu sunuyor. Amiyane tabirle, argo tabirle, affınıza sığınırım, yerseniz. Komisyon yemiş ama siz yiyecek misiniz, bilmiyorum.

Yine bakanın kardeşine Bank Asya'dan -paralel yapı diyorsunuz ya, sizi devirmek istediler- 2 milyon 465 bin lira havale var mı? Var. İnkâr eden var mı? Yok. Bakanınız kabul ediyor mu? Evet. "Bu nereden çıktı arkadaş, bu 2 milyon 465 bin liranın kaynağı nedir?" diyoruz. "Efendim, işte, düğünde takılan takıları bozdurduk, buna karşılık kardeşimin hesabına gitti, oradan da benim hesabıma geçti." Sabit mi? Sabit. Bakın, bunu demek istiyorum. Yani delil sadece telefon "tape"leri değil ki arkadaşlar. Nerede bozdurmuşsun? Efendim, Simay Altın, belge 31/10/2012. Kaan Çağlayan'ın düğününde mi takıldı bu takılar? Eğer onu öğrenmek istiyorsanız oğlunun düğünü 12/04/2013, arkadaşlar. Efendim, 2 milyon 465 bin lira. Peki, ne diyor bu belge? 24 ayar 25 kilogram altın. Arkadaşlar, Allah aşkına, takı 24 ayar mıdır? 24 ayar altın saf altındır, külçedir. Siz kimi kandırıyorsunuz? Siz milletle dalga mı geçiyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Yani, Ziya Paşa'nın dediği gibi, "Siz herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsınız?" Milletin aklıyla dalga mı geçiyorsunuz Komisyon?

Efendim, darbe marbe... Arkadaşlar, başlangıcı 2007 mi bu olayın? 2007 tarihinde İstanbul Başsavcılığının 2007/1258 sayılı soruşturma dosyasıyla Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Organize Suçlar Şube Müdürlüğünün yaptığı teknik takip, dinlemeler sırasında Emniyet Müdürü kimdi Edirne'de? Hanefi Avcı. Hanefi Avcı paralelci mi, sizi mi devirmek istedi? Hanefi Avcı kitap yazdı diye içeri tıkılmadı mı? Arkadaşlar, 2008 MASAK raporu... MASAK kime bağlı? Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e bağlı değil mi? Mehmet Şimşek sizin bakanınız, paralelci mi, Hükûmetine darbe mi yapmak istedi? Çünkü, diyor ki: "Kaynağı belli olmayan bu paraların mutlaka araştırılması, polisiye teknik takiple ortaya çıkarılması gerekir."

2010, arkadaşlar, Rusya'ya giden, İstanbul'dan Moskova'ya giden bir uçakta 3'ü Azerbaycan, 1'i İran yurttaşı 4 kişinin bavul ve sırt çantalarında 14,5 milyon dolar, 4 milyon euro ele geçiriyor Rus makamları ve konuyla ilgili soruşturma başlatıyor. Rus makamları INTERPOL aracılığıyla bizim polisi uyarıyor, emniyeti uyarıyor. Rusya polisi paralelci mi, Putin paralelci mi, sizi mi devirmek istiyor?

Arkadaşlar, 2011'e geliyoruz, 6/6/2011, seçimlerden altı gün önce. O zaman kuvvetle muhtemel bağımsız İçişleri Bakanı var, seçim Hükûmetinin İçişleri Bakanı. Kim? Osman Güneş. Şu anda yine bakan yardımcısı mı, müsteşar mı bilmiyorum?

LEVENT GÖK (Ankara) - Müsteşar.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Müsteşar.

Paralelci mi arkadaşlar, sizi devirmek mi istiyor Osman Güneş? Onun döneminde, Emniyet Genel Müdürlüğü, dikkat edin İstanbul Emniyet Müdürlüğü değil, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanının 6/6/2011 tarihli raporu var. Efendim, burada diyor ki: "Bu konunun mutlaka araştırılması lazım."

Dolayısıyla, bütün bunlar toplanıyor; MASAK raporu, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazılan ihbarlar, Emniyet Genel Müdürlüğünün raporu, Rusya makamlarından gelen ihbarlar, bütün bunlar toplanıyor, İstanbul başsavcılığına polis tarafından, Mali Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından bildiriliyor. Bunun üzerine, İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi, bakın, 13/9'da savcılığa intikal ediyor, 17/9'da -orada da yanıltıyor arkadaşlarınız sizi- teknik takip ve dinleme kararı alınıyor. Yani, teknik takip ve dinleme kararı için yeterli deliller var, yeterli emare var, bunun üzerine mahkeme karar veriyor.

İki: Komisyon, mahkemenin kararını tartışamaz arkadaşlar. Bu Komisyon bir ön soruşturma yapıyor, bu Komisyon mahkeme değil. Komisyon raporuna baktığınız zaman, okuduysanız, diyor ki: "Suçun unsurları oluşmadığından dolayı..." Değerli arkadaşlar, "Suçun unsurları oluşmadı." diyemez.

Değerli arkadaşlar, geçmişte, Özal döneminde İsmail Özdağlar vakası vardır. İsmail Özdağlar'ın bir rüşvet olayı Özal'a intikal ediyor, Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun. Özal, Adnan Kahveci'yi görevlendiriyor bu işle ilgili olarak, Allah ona da rahmet etsin. Adnan Kahveci ses kaydını alıyor, Özal'a getiriyor. Siz Özal'ın devamı olmakla övünüyorsunuz ya, siyasi mirasçısı olmakla, Özal ne diyor biliyor musunuz arkadaşlar: "Teyp bandı bana gelmişti, dinledim. Üzerinde bir hafta düşündüm. Hadiseyi 4 kişi biliyordu: Uğur Mengenecioğlu -yani parayı veren- İsmail Özdağlar, Adnan Kahveci ve ben. Hadiseyi ortaya çıkarıp çıkarmamayı çok düşündüm, sonunda hukuk ve namus mantığı galip geldi. Bana ve partime ne gelecekse gelsin, bunu ortaya çıkaracağım." dedim. Siz Özal'ın siyasi mirasçısı mısınız? İşte Özal'ın tavrı bu, sizden de bunu bekliyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, süre tabii yetmiyor, çok şey anlatmak lazım. Son olarak Peygamber Efendimiz'in bir sözüyle bitirmek istiyorum. Soruyorlar: "Ya Resulullah, kıyamet günü kim pişmanlık duyacak?" Diyor ki: "Ahiretlerini dünyaları için feda edenlerdir, bunlar pişman olacak." "Daha fazla pişmanlık duyacak var mı Ya Resulullah?" "Evet, vardır. Ahiretlerini başkalarının dünyası için feda edenler olacaktır." (CHP sıralarından alkışlar)

Sizden rica ediyorum, Allah'tan korkun. Kıyamet gününe inanıyorsanız, hesap gününe inanıyorsanız ahiretinizi başkalarının dünyası için feda etmeyin diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)