Konu:2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 1'inci Maddesinin Görüşmeleri Tamamlanmadan 2'nci Maddesinin Okutulmasının İç Tüzük Hükümlerine Uygun Olup Olmadığı Hususunda Başkanın Tutumu Hakkında
Yasama Yılı:5
Birleşim:34
Tarih:19/12/2014


2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 1'inci maddesinin görüşmeleri tamamlanmadan 2'nci maddesinin okutulmasının İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hususunda Başkanın tutumu hakkında
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, usul tartışmasını açtığınız için ayrıca teşekkür ediyorum.

Şimdi, Sayın Başkan, bizim İç Tüzük'ümüz belli, İç Tüzük'ümüze göre -yani bunu değiştirmek mümkün değil- şu sistem kabul edilmiş: Bir temel kanun var; bir de kanunların önce tümü üzerinde müzakere ediliyor, maddelere geçiliyor, maddeleri de tek tek görüşülüyor, tek tek görüşme bittikten sonra oylanıyor. Bir maddenin müzakeresi bitmeden, oylaması yapılmadan öteki maddeye geçmek mümkün değil İç Tüzük'ümüze göre. Ayrıca, İç Tüzük'ümüzde kanun tasarı ve tekliflerinin birkaç maddesinin birlikte okunup da bunların tümü hakkında müzakere açılma usulü de yok.

Şimdi, burada, bütçenin 1'inci maddesi giderlerle ilgili kısmıdır, 2'nci maddesi gelirlerle ilgili, gelir ve finansmanlarla ilgili. Dolayısıyla, 1'inci maddedeki oylamalar bitmeden 2'nci maddeye geçemeyiz ve okuyamayız. Bana göre, yapılan bu uygulama usulsüzdür, İç Tüzük'e de aykırıdır. İç Tüzük'e rağmen böyle bir hata yapmak... Başka kanunlarda, başka bir gün çıkarsınız, bir kanun tasarısının 10 tane maddesini birden okursunuz, ondan sonra hepsini müzakereye açarsınız; bu da olmaz.

Ayrıca, Sayın Başkan, şunu da belirtmek istiyorum: Bugün Cumhuriyet Halk Partisinin birçok il ve ilçelerinde hâkim kararıyla arama yapılıyor, binalara asılan levhalar indiriliyor, âdeta Cumhuriyet Halk Partisi ana muhalefet partisi olarak ortadan kaybedilmeye çalışılıyor, siyasi faaliyetleri denetim altına alınıyor, partideki çalışmalar denetime alınıyor. Bu, 1958 yılında Tahkikat Komisyonu kuran Demokrat Partinin uygulanmasından farksız bir şeydir. Bunu neye istinaden yapıyor yani iktidar partisi acaba bu kadar mı dikta rejimine gitti? Artık, despot bir idareye gidiyor, partileri tehdit ediyor.

Şimdi, biraz önce arkadaşımız da söyledi, idari para cezalarında yüzde 41 artış yapıyorsunuz, trafik cezalarında yüzde 46 artış yapıyorsunuz. Bu idari para cezaları ne biliyor musunuz arkadaşlar? İşte, bir yürüyüş yapıyor öğrenciler, hemen gidiyorlar, kendilerine 3 bin-5 bin lira idari para cezası... Valiler yapıyor. Yani, Türkiye tam bir dikta rejimine gidiyor.

Arkadaşlar, herkesin kendisine düşen görevi yapması lazım. Türkiye Cumhuriyeti devletini dikta yönetimiyle, zihniyetiyle yöneten insanların bu zihniyetinden vazgeçmesini, aksi takdirde bunun kendilerine çok pahalıya mal olacağını... Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, AKP'nin kendi partimizi aramaya, siyasi faaliyetlerden men etmeye yönelik dikta faaliyetlerini şiddetle kınıyoruz, bunun karşısındayız. Meşru zeminler içinde siyasi faaliyette bulunma şartlarını ortadan kaldırırsanız şunu bilesiniz ki meşruiyetin kalktığı yerde gayrimeşruya, kaba kuvvete başvurulur. Tayyip Erdoğan'ı ve Ahmet Davutoğlu'nu ikaz ediyorum, bu tür teşebbüslerinden vazgeçsinler, sonunda çok pişman olacaklar.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)